Biraderle köydeydim.

İki şeyden vaz geçemiyordu.

Birincisi sigara.

Sigara sürekli zamlanıyordu.

30 olunca bırakırım dedi.

Ama bırakamadı.

İkincisi bol şekerli çay.

Günde bir avuç şeker.

Neyse şekerden vaz geçirdik.

Sigara devam.

Bir ay kadar önce

kalp krizi geçirdi ne yazık ki.

Neyse ki erken devre.

Stentle kurtardı.

Şimdi ne sigara,

ne de çaya şeker.

ŞEKERİN ACI-TATLI TEHLİKESİ

Çok şeker,

Kalp-damar hastalıklarına yönelik

tehditlerden biri olabilir.

Türkiye’de talı alışkanlığınlığından

vazgeçmek imkansız gibi bir şey.

Baklava, kadayıf,dondurmalar…

Sağlık söz konusu ise,

Şekerin acı-tatlı bir ünü var.

Sağımız solumuz şeker.

Şeker,meyve ve sebzeler,

tahıllar ve süt ürünleri

velhasıl karbonhiratın bulunduğu

her şeyde doğal olarak bulunur.

Diyebilirsiniz ki

doğal şeker bulunduran

bütün şekerleri tüketmek sorun değil.

Evet çünkü; bitki kaynaklı gıdalar

Yüksek miktarda lif, temel mineraller ve

anti oksidan denen vücudu koruyucu

maddeler içerir.

Süt ürünlerinde şekerle birlikte

protein ve Kalsiyum bulunur.

Vücudumuz yediğimiz gıdaları

yavaşça sindirir.

İçindeki şeker ise

hücrelerimize sürekli

enerji pompalar.

Bu doğal bir süreçtir.

İLAVE ŞEKER SORUNU

Gıda üreticileri

besinin lezzetini artırmak veya

raf ömrünü uzatmak için

ilave edilen şekeri

çok fazla tüketirsek

sorunlar kaçınılmaz olabilir.

Şöyle bir bakalım gençler ne yiyor

ne içiyor diye!

Beslenmede en çok tüketilen

Alkolsüz içecekler,

Meyveli içecekler,

Aromalı yoğurtlar,

Kurabiyeler,

Kekler,

Şekerlemeler ve

İşlemden geçmiş gıdalardır.

Ancak çorba, ekmek,

Salamura et ve ketçap gibi

tatlandırıldığını düşünmediğiniz

Yiyeceklerde de ilave şeker bulunur.

Evet ne yazık ki

çok fazla ilave şeker tüketiyoruz.

Yapılan hesaplamalara göre

Yetişkinler günde ortalama

25 çay kaşığı şeker tüketiyor.

400 kaloriye yakın.

Fazla şekerin şişmanlık ve

şeker hastalığı üzerindeki etkisi biliniyor.

Şeker zevki Kalp sağlığı üzerinde etkisi de var.