Geçen hafta Batman Çağdaş’ın manşeti gençlerdi.

https://www.batmancagdas.com/lgsde-turkiyede-452-birinciden-2si-batmandan

Batman Çağdaş-1

Gençlerimizin başarısından büyük gurur duydum, başarıları daim olsun, gözlerinden öperim!

Sloganvari bir başlık ama “Yetenek her yerde, fırsat ise her yerde değil.”

Nice genç yetenekler var kim bilir Anadolu’nun ücra köşelerinde.

Genç yeteneklerin bulunup, desteklenmesi her zaman şart. Yoksa hepimiz kaybederiz. Biliyoruz ki dünyanın ve özelde -Türkiye’nin- ilerleme kaydedebilmesi için her zaman genç fikirlere ve yeniliklere ihtiyacı var.

Eğitim bilimcilerinin belirttiğine göre; “Yaratıcı ve yetenekli çocuklar -insanlar- her yerde bulunuyor, ancak gelişme fırsatı sadece az sayıda varlıklı çocukla sınırlı, ve bunun sonucu olarak, hepimiz -tüm dünya nüfusu- dünyamızı zenginleştirecek ve ilerlememize yardımcı olacak yaratıcılık ve yeniliklerden mahrum kalıyoruz, dünya kaybediyor”diye ifade ediyorlar.

BÜYÜK SORUNLAR, YENİ FİKİRLER

Büyük sorunlara karşı ilerleme yeni fikirler sayesinde mümkün olur. Bir örnek vermek gerekirse; İnsanlık, bulaşıcı hastalıklara karşı mücadeleyi, bilim insanlarının bizi enfekte eden ve öldüren şeyin mikroskobik mini canlıların-patojenler- olduğunu anlamaya başlamasıyla kazanmaya başladı.

Daha 1800’lü yıllarda ileri sürülen hastalıkların mikrop teorisi sadece ilk adımdı; bu anlayışla başkaları daha fazla fikirle -sayısız yeni teknoloji ve halk sağlığı müdahaleleriyle- ilerleme sağladı.

Bulaşıcı hastalıkların kökenlerini anladıktan sonra, evlere temiz su sağlamak gibi artık çok açık görünen fikirlerin ve uygulamaların önemini fark edildi.

Aynı durum başka sorunlara karşı kaydedilen ilerleme için de geçerlidir:

Teknolojik yenilikleri tetikleyen fikirler geçmişte ve şimdi toplumları zenginleştirdi.

Mesela yine tarım teknolojisindeki atılımlar, suni gübreleme, sulama teknikleri ile dünya nüfusu hızla artarken aynı zamanda kıtlığın ve açlığın azalması mümkün oldu.

Her alanda yenilik talebi büyük ancak arz sınırlı.

Yine temiz ve ucuz enerji, hayatı kısaltan ve sakatlayan hastalıklara karşı müdahaleler bunlardan bazıları.

Parlak fikirleri olanlar patent hakkıyla bu fikirlerinden kendileri için iyi bir kaynak sağlayabilirler.

Ancak kişisel kazançlarının ötesinde, büyük keşifler bir bütün olarak topluma fayda sağlar.

Bu en iyi fikirlerden -penisilinin keşfi, sentetik gübreler veya aşıları düşünelim- yeryüzündeki her insana fayda sağladı.

Öncelikle toplumsal fayda nedeniyle, yetenekli herkesin yeni fikirler geliştirme şansına sahip olması sağlanmalı.

Ancak durum böyle mi?

Sınavlarda üstün başarı gösteren gençlerimizi düşünerek, bir çocuğu mucit olmaya, bilimle ilgilenmesine iten nedir?

Bilim insanları bu alanda iki yönü incelediler:

Küçük yaştaki kişisel yetenek ve çocuğun büyüdüğü koşullar.

Bilim insanların bulgularına göre beceriler çok önemlidir.

Genç yaşta fen bilimleri ve matematikte başarılı olanların, ileriki yaşamlarında mucit olma olasılıkları çok daha yüksek olduğunu elde ettiler.

Aynı şekilde koşulların ne kadar önemli olduğuna dair çocukların ileriki yaşamlarında mucit olup olmamaları, büyüdükleri ortama bağlı olduğunu belirtiler.

Bulgulara göre; önemli olan koşullar büyük ölçüde ekonomik.

Daha varlıklı ailelerde büyüyenlerin, yaşamlarının ilerleyen dönemlerinde mucit olma olasılıkları çok daha yüksek.

Yapılan çalışmamalarla, yoksul ve yüksek gelirli ailelerden gelen öğrencileri karşılaştırarak bunu göstermemişler.

Yüksek gelirli ailelerden gelenlerin mucit olma olasılığı, düşük gelirli ailelerden gelenlere göre iki katından fazla bulunmuş.

ROL MODEL: AZİZ SANCAR

Çalışmalara göre, araştırmacılar çocukluk döneminde yenilikçilerle karşılaşmanın büyük bir fark yarattığını göstermiş.

Birçok mucidin bulunduğu bir bölgede veya daha da iyisi, bir ailede büyüyen çocukların, onların yolunu izleme ve kendileri de yenilikçi olma olasılıkları daha yüksek bulunmuş.

Çocuklar rol modeller ararlar ve bilim ve yeniliğe maruz kaldıklarında, bazıları idollerinin izinden gider.

Aziz Sancar pek çok gencimizin idolü değil mi?

Elbette beceriler ve koşullar önemlidir.

Can sıkıcı olan, çocukların yetenekli olmalarına rağmen potansiyellerini gerçekleştirmelerine yardımcı olacak imkanlardan mahrum bırakılmalarıdır.

Araştırmacılar bu tür çocuk ve gençler için ‘Kayıp Einsteinler’ terimini kullanmışlar.

‘KAYIP MARİE CURİE’LER”

Ya kız çocukları, Nobel almış bilim insanlarını bile baktığımızda cinsiyet farkı bariz.

Kız çocuklarının erkek çocuklarına göre çok daha az mucit olarak yetişiyor.

Araştırmacılar yetenekli kızların, aynı derecede yetenekli erkeklere göre mucit olma olasılıklarının çok daha düşük olduğunu ve bu cinsiyet farklılıklarını açıklayabilecek şeyin rol modellerine maruz kalmak olduğunu buldular.

Bu nedenle araştırmacılar ‘Kayıp Einstein’lar’ metaforunu genişletip ‘Kayıp Marie Curie’ler” demektedirler.

GENÇLER GELECEĞİMİZ!

Medyaya da yansıyan bazı çocukların dezavantajlı durumu hepimizi etkiliyor.

Araştırmacılar genel olarak dezavantajlı gruplardan gelen yüksek yetenekli çocukların, en iyi durumda olan gruplarla aynı koşullardan yararlanması durumunda, bugün olduğundan dört kat daha fazla mucit olacağını tahmin ediyor.

Sonuçta sadece mucitleri kaybetmiyoruz:

Her meslekten insanları; öğretmenleri, sanatçıları, yazarları, siyasi liderleri, bilim insanlarını, ressamları, düşünürleri, müzisyenleri ve yetenekli gençlerin destekleyici bir ortamda bulunduklarında hepimizin dünyasını zenginleştirebilecekleri diğer birçok yolu kaybediyoruz.