Bu hafta torunların okul kaydını yeniledik.

Takdir edersiniz ki, kamu okullarının kapsayıcı olmaması, hatta yetersiz, sınıfların kalabalık olması velileri düşündürüyor.

Ya özel okullar? Aileler okul ücretlerini ödemekte zorlandıklarını söylüyorlar. Okul ücretleri cep yakıyor.

Üzerine bir de servis ücretleri, okul için ödenen bir servet neredeyse.

Bazı medya organları hayat pahalılığındaki artış krizi sırasında özel okul masraflarının yükselmesinden endişe duyan ailelerin görüşlerini aktardı.

Türkiye’deki özel okullar ücretleri Avrupa ülkeleri ile karşılaştırıldığında yüksek ücretleri talepleri dikkat çeker.

Türkiye’de aile bütçesinden harcanan pay en çok ev kirası ve her okul döneminde ise eğitim giderleri.

Her ne kadar frenlemeye çalışılsa bile, özel okulların öğrenim ücretleri enflasyondan daha hızlı arttığı için ailelere sıkıntı basıyor.

Okul ücretlerini ödemekte zorlanan aileler aile bütçelerinde ayarlamalar yapıyor, ücretleri karşılayabilmek için ilaç, gıda ve ulaşım gibi temel ihtiyaçlardan kısıtlama yapıyorlar.

Son yıllarda yüksek ücretlere rağmen, en azından tanıdığım ailelerin devlet okulları yerine özel okulları giderek daha fazla tercih ettiğini biliyorum.

Özel okullara giden öğrencilerin oranı geçen yıl kaçtı, bu yıl kaç olacak TÜİK verilerinden öğrenebiliriz. Ama artış olacağı muhtemeldir.

Peki niçin aileler kendilerini bu sıkıntıya sokuyor?

Eğitim bu kadar pahalı olmak zorunda mı?

O halde neden hâlâ pek çok aile özel okulları tercih ediyor?

Okul ve öğretmen seçmek hiç de kolay değil.

Velilerin okul seçimlerini altyapı, yabancı dil, bilgisayar, kodlama, ders dışı sosyal etkinlikler-yüzme, spor salonu, satranç ve kendilerinin sağlayamayacağı olanaklar (ısıtma veya soğutma, okul yemeği gibi temel ihtiyaçlar da dahil) temelinde yaptığını düşünüyorum.

Torunlara okul bakarken yaptığımız, baktığımız kriterleri düşünüyorum da benzer şeyleri sorgulamışız.

Oysa mahalli devlet okullarının daha iyi finanse edilmesi, sınıfların mevcudu, güvenlik, öğretmen kadrosu ve müfredatın daha iyi planlaması ile veliler çocuklarını devlet okullarına niye kaydettirmesin?

Bu nedenle öğrencilerin eğitim ihtiyaçları için okullara asgari devlet finansman desteği yapılırsa tercih ekseni değişebilir.

Devlet okulları, dezavantajlı öğrencilerin büyük çoğunluğuna eğitim vermektedir.

Okul ayrımcılığı sistemi bir kez daha düşünülmelidir.

Böyle giderse, genel anlamda eğitimde eşitlik ve kalite açısından düşüşlerin olması muhtemel.

Türkiye’de tüm özel okulları kapsayan genel ve doğrudan bir devlet fonu bulunmamaktadır; ancak devlet, belirli okul türlerine, bölgelere ve öğrenci gruplarına yönelik şartlı eğitim ve öğretim destekleri sağlamaktadır.

Geçmiş yıllarda uygulanan genel “özel okul teşvik” sistemi kaldırılmış olup, güncel fonlama ve destek politikaları sadece belirli -engellilere yönelik eğitim ve okullar gibi- stratejik alanlarda uygulanmaktadır.

Ailelere yardımcı olmak için ne değişmeli?

Özel okullara devlet fonu destekleri günün şartlarına göre olmalı ve artırılmalı, bu şekilde özel okul ücreti makul seviyeye indirilebilir.

Yüksek ücret okul ücreti talep eden okulların devletten alacağı fonlar da azaltılabilir.

Bu, okulları düşük öğrenim ücretlerini korumaya teşvik eder ve bunun sonucunda özel eğitim, maddi durumu zor olan aileler için daha uygun fiyatlı hale gelir.

Bir de aileler için uygun kredi imkanları ve taksitlendirmeleri destekleyici olabilir.

Batı ülkelerinde, devletten fon aldıkları okullarda öğrenim ücretlerini ya yasaklamış ya da düzenlemiştir.

Bir diğer durum da yüksek ücretler talep eden ve devletten tam finansman desteği alan özel okullar, ailelerin üzerindeki yükü hafifletmede ne ölçüde sorumlu olacaklar?

O halde, her ne olursa olsun “eğitim şart!”