Milli Eğitim Bakanlığı, Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezlerini mercek altına aldı.
Ancak şunu bilmekte yarar var, özel eğitimi eğitimden ayırmak olmaz.
Daha kapsayıcı bir eğitime erişmek engelli çocukların da hakkı.
İşler bu yönde gitmeyebiliyor.
Çocuğun beynine uygun olmayan bir sınıfta, onu sadece bir “dikkat dağıtıcı” olarak gören akranlarıyla ve onu “yük” olarak nitelendiren öğretmenleri ile birlikte geçen günler.
Veliler geçen günler için sabretsin.
Ama sabret demek kolay!
Peki bir çocuk, okul sisteminin okul başarısına yatırım yapmaya istekli olması için bir kağıt parçasına kendini kanıtlamak adına kaç panik atak, nöbet, kendine zarar verme vakası veya öfke nöbeti geçirmek zorunda kalır?
Bunun cevabı genellikle neredeyse bir dönemdir.
Yaklaşık on sekiz-yirmi hafta, 90 eğitim günü ve 630 ders saati.
Bilimsel araştırmalar, sürekli stresin sadece üç gün bile olsa gelişmekte olan beyni değiştirebileceğini, hafızayı, duygusal düzenlemeyi ve öğrenmeyi etkileyebileceğini, yani öğrencilerden beklenen son derece kritik yetenekleri etkileyebileceğini sürekli olarak göstermiştir.
Okulların geliştirmesi gereken yetenekler de tam olarak bunlardır.
Özel eğitim, eğitime erişimdir.
Otizmli bir öğrencinin sadece bir teşhise ihtiyacı yoktur; sınıf içi düzenlemelere, iletişim desteğine ve eğitimli, uzmanlaşmış ve şefkatli eğitimcilere de ihtiyacı vardır.
Engelliliği vücutta bulunan bir kusur veya bozukluk olarak görmemeli.
Bu bağlamda Milli Eğitim Bakanlığı, “Engelli Bireylerin Eğitim Yasası” gibi özel eğitim yasalarını güncellemelidir.
Batı ülkelerinde, engelli hakları savunucuları, engelli öğrencileri ayrı sınıflardan çıkarıp eğitimin ana akımına dahil etmek için mücadele ediyorlar.
Amaç; engelli öğrenciler eğitimin içinde olmalı, dışında değil.
Özel eğitimin genel ilk, orta ve lise eğitiminden ayrılması, siyasetçilerin gözünde ikisinin birbirinden ayrılması anlamına gelir ve bu da engelli öğrencilerin akranlarından temelde farklı oldukları, devlet tarafından zorunlu kılınan yapbozun parçalarını tamamlamak için okullarına yerleştirilmesi gereken ayrı tıbbi yapboz parçaları oldukları algısını güçlendirir.
Özel eğitim ve genel eğitim arasında daha fazla entegrasyona ihtiyacı var.
Engelli öğrenciler ayrı bir nüfus değil; sınıf arkadaşları, kardeşleri, takım arkadaşları, geleceğin çalışanları, geleceğin vergi mükellefleri ve hatta liderleridir.
Bu öğrencilerin Milli Eğitim sisteminin merkezinde yer almasını kim istemez?
Next