Hububat sezonu geride kaldı. Gözler mısırda artık. Mısır, Batman Ovası’nda çiftçinin son yıllarda tercih ettiği başlıca ürünlerden biri oldu. Çiftçinin sorunlarını kararlıca gündeme taşıyan Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Ebubekir Doğan’la zaman zaman hem tarlada hem de makamında konuşuyoruz.
Yıllarca Ziraat Odası’nda görev yapan Ebubekir Doğan, çiftçiyi anlayarak temsil eden bir Oda temsilcisi. Hemen her sezon öncesi Batman Ovası’nda hangi ürünün ekilebileceği, çiftçinin vahşi sulamadan kaçınması gerektiği yönünde önemli mesajlar veriyor.
OVANIN 3’TE 2’Sİ MISIR
Batman ovasındaki çiftçi, eski günleri mumla arıyor ve zorlu bir süreç yaşıyor.
Şu günlerde ‘Batman Ovası’nda çiftçi artık hububat hasadı için gün sayıyor.
Batman Ovası’nın üçte ikisi mısır ürünüyle çevrili.
Batman’ın çevresindeki ovaya yakından gözlemlediğinizi bilemiyoruz ama bizler de sahadayız.
Şehrin güneyinden kuzeyine, doğusundan batısına yol aldığımızda o tarlalardan gürül gürül akan kontrolsüz suyu görünce içimiz buruklaşıyor.
İluh Deresi’nin Batı Raman Dağı eteklerindeki mısır tarlalarından kontrolsüz akan su İluh Deresi’ne karışır ama İluh Deresi aylardır, haftalardır çamur akıyor.
Kimsenin bu vahşi sulamaya yönelik bir tedbiri de yok.
Bu uyarıları yapan kuşkusuz Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Ebubekir Doğan’dır.
Başkan Doğan, her sezon başlangıcında vahşi sulamanın toprağı öldürdüğünü bize anımsatmadan edemiyor.
Aslında çiftçinin artık birçok ürünü ekmekten uzak kaldığını da söylüyor Doğan.
Çiftçinin son süreçte borcunu ödeyemediğinden yakınan Doğan, bakın neler söylüyor:
“Çiftçi eskisi gibi kazanamıyor. Hatta zaman zaman borcunu da ödemekte zorlanıyor. Traktörünü ipotek eden çiftçi de var. Düşünün, çiftçi üretmek için borçlanıyor. Borcunu ödeyebilmek için yeniden borçlanıyor. Sonunda bankanın kapısında boynu bükülüyor.”
Zaman zaman çiftçinin hasat dönemindeki çilesini, madalyanın öbür yüzünü dikkat çekerek ‘üreterek perişan’ olmanın acısını çektiğini söylüyor bize.

ÇİFTÇİ FİYATI BELİRLEYEMİYOR
Doğan’la geçenlerde hasat öncesi, mısır tarlasında sohbet ediyoruz.
Laf lafı açınca güzel bir mesaj verdi Doğan:
“Fiyatı herkes belirliyor ama çiftçinin hiçbir şeye dahil olamıyor.”
Doğan’ın söylediği günün sözüydü, belki de.
“Mazotun fiyatını çiftçi belirleyemiyor. Gübrenin, ilacın, tohumun, fidenin, elektriğin ve suyun fiyatını da belirleyemiyor. İşçilik ücretini düşüremiyor.”
Çiftçi, ürettiği malın fiyatını belirleyebiliyor mu sizce?
Hayır, onu da maalesef tüccar, sanayici, market zincirleri ve aracılar belirliyor.
İşin açıkçası; çiftçi hem alırken hem satarken kaybediyor.
ÇİFTÇİ NE YAPSIN?
Batman Ovası’nın tanınan çiftçilerinden Orhan Çam, son yıllarda çiftçinin ayçiçeğine yöneldiğini söylüyor ama bu ürünün yeterli destek görmediğinden yakınıyor.
Önümüzde mısır hasadı var.
Batman Ovası’nda özellikle coğrafi işaret alan Mezrone ve Tayfi ürünü de pazar için mükemmel bir alan.
Batman’da coğrafi işaret alan Çilek, Tayfi ve Mezrone üzümü de yine çiftçinin kendi imkanlarıyla pazarlayabildiği ürünler arasında yer alıyor.
Üretici özellikle coğrafi işaret alan bu ürünlerin artık hak ettiği fiyatı almasını istiyor.
Hem bahar ayında hem de sezonun son dönemlerinde çiftçi, birçok problemle karşı karşıya kalıyor.
Batman Ovası’nda halen ÇKS’ye kayıtlı olmadığı için ürününün sigortasını yapamayan çiftçi var.
Çiftçi, sigorta yapamayınca da olası bir yangın felaketinde ya da dolu veya don olayında emeğinin karşılığı yok oluyor.
ÇİFTÇİ ÜRETMEZSE…
Kuşkusuz çiftçinin beklentileri çok.
Fakat çiftçi üretmezse; üretiminde yaşayan insan da sofrasına yiyecek koyamaz.
Çözüm bellidir.
Üretim, çiftçi örgütleriyle birlikte planlanmalı, stratejik ürünlere gerçekçi taban fiyat ve alım güvencesi verilmeli, destekler zamanında ödenmeli, daha önemlisi üretim maliyetinin altında alım engellenmelidir.
Bu coğrafyada toprağıyla, suyuyla ve çalışkan insanıyla kendi kendisini doyurabilecek çiftçi sayısı da az değildir.
Yeter ki, çiftçi alın terinin karşılığını alabilsin.
Yeter ki çiftçi korunabilsin.
Çünkü toprağa küsen çiftçiyi yeniden tarlaya yönlendirmek hiç de kolay değildir.
Bu nedenle tarımın geleceği için tarıma ayrı bir parantez açmak gerekir.
Çiftçinin hak ettiği değeri bulması, hasat dönemlerinde ürününü tüccarın eline bırakmaması gerekiyor.
Çiftçi ürününü öncelikle yakın gördüğü Toprak Mahsulleri Ofisi’ne teslim etmek ister.
Ama bazen istediği fiyatın altında kalan rakamlar ister istemez çiftçiyi çaresizce tüccarın insafına bırakıyor.
Umarız, mısır alım döneminde çiftçi istediği fiyatı alarak mutlu olur.
Sağlıkla kalın, Batman Çağdaş’la kalın…
Next