Eğitim ve sağlık kamu hizmeti.

Gel gör ki; her iki hizmet alanında

kamu kalabalık,

özeller ise çok pahalı.

Üstelik kamu okullarının çoğu

yarım gün tedrisat.

Anne baba çalışıyorsa

yarım gün çocuklar kendi başına,

ya da bir bakıcıya,

dede-nineye teslim.

Ama eğitim politikalara

yaz boz tahtası gibi.

Her yeni dönemde

sil baştan değişikler.

Peki eğitimin iyileştirilmesi için

neler yapılabilir?

Geçen gün torunu okuldan ben karşıladım.

"Bugün okulda ne öğrendiniz?" diye sordum.

Tam bir cevap alamadım.

Öğretmen mesaj olarak annesine

ödevlerini bildirmişti.

Kitaplarına da bakınca durumu öğrendim.

Türkiye’de okullar ve

öğretmen yetiştirme programları,

geçen yüzyılın büyük bölümünde

her yıl milli eğitim şüraları ile

ilerleme ve gelişme masaya yatırılırdı.

BİLGİ GÜÇTÜR

Geçmiş yıllarda bilgi önemliydi.

Şimdilerde bilgi önemli değil sanki!

Temelde bilgi öğretmemize gerek olmadığını,

çünkü çocukların ihtiyaç duydukları

her türlü bilgiyi Google'da

bulabilecekleri söyleniyor.

Bu durumda bilgi yerine müfredata

ne konmalı diyenlerin sözü var.

Bilgi yerine şunları ön planda tutma eğilimi var.

·        Öğrenme becerileri

·        Eleştirel düşünme becerileri

·        Okuduğunu anlama becerileri

·        Grup çalışması.

Oysa unutulan bir konu var.

Bilgi eksikliğinin eleştirel düşünme ve

okuduğunu anlamada başarıyı engelleyen

en büyük engellerden biri.

Daha az değil, daha fazla bilgi edinmeliyiz.

ANSİKLOPEDİ ÇAOCUKLARIYIZ…

Bizler ansiklopedilerle büyüdük.

Madde madde sayfaları karıştıranlardanız.

Şimdilerdeki öğretimin sonucunu

bir bilgi açığı dönemi diyebilir miyiz?

Okullar da, özellikle de ilköğretim düzeyinde,

öğrencilerin başarılı olması için

ihtiyaç duydukları bilgi açısından zengin

müfredat programı var mı?

Şimdi şayet varlıklı bir ailenin çocuğu iseniz

muhtemelen aileniz sizi müzelere,

milli parklara,tiyatrolara,

kitapçılara,hayvanat bahçesi

gezilerine götürmüştür.

Ayrıca sizi müzik dersleri de

aldırma ihtimali vardır.

Ve pek çok bilgi edinme faaliyetleri. 

Bu eylemlerle ebeveynlerin

çocuklarıyla bilgi aktaracak şekilde

konuşma olasılıkları da daha yüksektir. 

Temel olarak, orta ve üst sınıf ebeveynler,

çocuklarına bilgiyi gayri resmi olarak aktarmak,

hem kelime dağarcığını hem de

dünyayı anlamalarını geliştirmek için

çok zaman harcıyorlar.

Yoksul ebeveynler çocuklarıyla

daha yönlendirici bir şekilde

konuşma eğilimindedir.

"Şunu yapmayı bırak!"

"Yemeğini ye."

Bunun sonucu ikinci gruptaki çocukların

bilgi açığı içinde bulundukları yönünde.

Devam edecek.