Bu yıl okullarda sıkı güvenlik önlemleri alınırken, öte yandan cep telefonu kullanımı tartışmaları sürüp gideceğe benzer.
Genel olarak bakıldığında, cep telefonları oyuncak değil, dikkat dağıtıcı araçlardır.
Ne var ki günümüz yapay zeka çağı.
Günümüzün dijital çağında, cep telefonlarının her yerde bulunması onları iletişim, bilgi ve eğlence için vazgeçilmez araçlar haline getirmiştir.
Ancak mesela 16 yaşın altındaki çocukların eline geçtiğinde, bu cihazlar zararlı hale gelebilir ve gelişmiş algoritmalar tarafından yönlendirilen fiziksel hareketsizliğe, sosyal izolasyona ve bağımlılığa yol açabilir.
Kamu sağlığıyla ilgilenen bilim insanları, aileleri ve siyasetçileri cep telefonunun bir oyuncak değil, sorumlu kullanım gerektiren güçlü bir cihaz olduğunu hatırlatmayı bir görev biliyor.
Araştırmalar, ergenler arasında cep telefonu kullanımı ile fiziksel aktivite arasında negatif bir ilişki olduğunu göstermektedir.
Cep telefonu kapasitesi yetersiz veya uygun olmayan gençler belki de hafta sonları bilgisayar oyun salonlarını doldurmaktadır.
CEP TELEFONU VE HAYATIMIZ
Yapılan çalışmalar, artan cep telefonu kullanımının fiziksel aktivitede azalma ve hareketsiz yaşam tarzında artışla ilişkili olduğunu ortaya koymuştur.
Bu hareketsiz yaşam tarzı, artan obezite oranlarına ve ilgili sağlık sorunlarına katkıda bulunmaktadır.
Üstelik, aşırı ekran süresi, yüz yüze etkileşimlerin sanal etkileşimlerle değiştirilmesiyle sosyal izolasyona yol açarak, temel sosyal becerilerin gelişimini engelleyebilir.
Sosyal medya platformlarının bağımlılık yapıcı doğası bu sorunları daha da kötüleştiriyor.
Kullanıcıların dikkatini çekmek ve tutmak için tasarlanan bu platformlar, uzun süreli kullanımı teşvik eden algoritmalar kullanıyor ve bu da genç zihinlerin platformlardan uzaklaşmasını zorlaştırıyor.
Bu nedenle okul döneminin başlangıcında, Milli Eğitim Bakanlığı ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ortaklaşa Eylül ayında “Çocuklarımızı Sosyal Medya Bağımlılığından Koruma Kanunu” gibi bir kanun hazırlayabilirler.
SOSYAL MEDYA BAĞIMLILIĞINDAN KORUMA KANUNU
Bu kanun ile sosyal medya platformlarının ailenin izni olmadan reşit olmayanlara bağımlılık yapıcı içerik sunmasını yasaklayarak, yoğun sosyal medya kullanımının yol açtığı olumsuz ruh sağlığı sonuçlarını azaltmayı amaçlayabilir.
Çünkü son yıllarda okul saldırılarında, ergen intiharlarında, depresyon dönemlerinde ve üzüntü ile umutsuzluk duygularında yaşanan artış dikkat çekicidir.
Bu bir ruh sağlığı krizi denilebilir.
Böyle bir kanun çocukları korumaya yönelik önemli bir adım olsa da, çocuklarının teknoloji kullanımını yönlendirmek nihayetinde ailelerin sorumluluğundadır.
Gençler için daha sağlıklı ve aktif yaşam tarzlarını kolaylaştırmak açısından, eğitimsel ve sosyal bir savunucu olmanın faydalarını ve sorumluluklarını anlamak çok önemlidir.
Batı ülkelerinde olduğu gibi Türkiye’de de sorunun ciddiyeti anlaşılmaya başladı.
Bu nedenle küçükler arasında aşırı sosyal medya kullanımını sınırlayan politikalar uygulamaya girmeli der eğitim araştırmacıları.
Bu bağlamda halka ve okullara yönelik, sosyal medyanın ruh sağlığı üzerindeki etkisi konusunda panel ve toplantılar yapılarak farkındalık artırılabilir.
Teknoloji endüstrisinin güçlü etkisi, kanuni ve lojistik zorluklarla birleşince, herkese uyan tek bir çözümün uygulanmasını zorlaştırıyor.
İnsan beyninin, özellikle karar verme mekanizmasından sorumlu prefrontal korteksin, 20’li yaşların ortalarına kadar tam olarak gelişmediğini belirtmek önemlidir.
Küçük yaşta cep telefonlarına sınırsız erişim izni vermek, bu gelişmeyi engelleyerek dürtüsel davranışlara ve kötü karar verme süreçlerine yol açabilir.
Kanuni düzenlemeler olsa bile, çocukların gerçek dünya etkileşimleri ve fiziksel aktivite yoluyla dayanıklılık geliştirmelerini sağlamada aile ile işbirliği son derece önemlidir.
Akıllı telefon çağından önce, toplum daha doğrudan sosyal etkileşimlerden ve daha ileri düzeyde fiziksel aktiviteden faydalanıyordu.
CEP TELEFONU, SOSYAL MEDYA PLATFORMU VE SAĞLIK
Bugün ise gençler arasında artan fiziksel hareketsizlik, obezite ve ruh sağlığı sorunlarıyla karşı karşıyayız.
Cep telefonlarının ve sosyal medya platformlarının yaygın kullanımı, bu neslin sağlık durumunu değiştirmeyi tehdit eden yeni zorluklar ortaya çıkardı.
Bazı okullar, ders günü boyunca cep telefonu kaynaklı dikkat dağıtıcı unsurları azaltmak için proaktif önlemler alıyor.
Mesela bazı yerlerdeki okullarda, öğrencilerin telefonlarını okula geldiklerinde toplamak ve güvenli bir şekilde saklamak için manyetik kilitli torbalar veya dolaplar kullanılıp okul saatleri bittikten sonra geri verilmektedir.
Bu yaklaşım, dikkat dağıtıcı unsurları en aza indirir ve öğrencilerin eğitimlerine ve akran etkileşimlerine daha tam olarak katılmalarını teşvik eder.
Ancak, evde cep telefonu kullanımının yönetimi hâlâ düzenlenmemiş durumda ve tamamen ailelerin omuzlarına düşen bir yük.
Aileler, aşırı cep telefonu kullanımının zararlı etkilerini fark etmeli ve ekran süresinden ziyade okul sonrası etkinliklere ve ödevlere öncelik vermelidir.
Çocukları fiziksel aktivitelere ve yaratıcı uğraşlara katılmaya teşvik etmek, sosyal etkileşimi artırır ve dayanıklılığı geliştirir.
İlgili bakanlıklar, sosyal medyanın ve cep telefonlarının olumsuz etkilerini azaltmak için adımlar atarken, bu konu üzerinde ciddiyetle durmalı ve sürdürülmelidir.
Öte yandan, “Genel anlamda ülke çapında düzenlemeler olmadan, teknoloji şirketleri hesap verebilirlik olmadan faaliyet göstermeye ve genç kullanıcıları kar elde etmek için sömürmeye devam edeceği” şeklindeki değerlendirmeler dikkate alınmalı.
Ailelerin kontrolü gereksinimlerini standartlaştıran, yaşa uygun içerik kısıtlamalarını uygulayan ve teknoloji şirketlerini zararlı algoritmalar nedeniyle sorumlu tutan milli bir kanun, çocukların refahını korumada büyük bir yol kat edecektir şüphesiz.
Aileler ve hükümetimiz, gençlerin sağlıklı alışkanlıklar geliştirmelerini, fiziksel aktiviteye katılmalarını ve anlamlı sosyal bağlar kurmalarını sağlamak için birlikte çalışmalıdır.
Gerçekten de cep telefonunu bir oyuncak değil, güçlü bir araç olarak kabul ederek, gelecek neslin refahını güvence altına almaya yardımcı olunabilir.
Kolay gibi görünmese de bir adım atmak gerekir.
Next