Bahar havasının iyice hissedildiği Mayıs ayının ikinci haftasında sıcaklar da kendini hissettirmeye başladı. Sıcak şehrimiz Batman’da, hemen hemen her sektörün özel bir günü var. Bugün de 14 Mayıs Çiftçiler Günü olarak kutlanıyor.

Son yıllarda iklim değişikliği, her doğa olayında olduğu gibi yine çiftçiyi en çok etkiledi. Özellikle kuraklık, don ve yoğun yağış nedeniyle zarar eden çiftçi; mazot, gübre, yem, zirai ilaç, tohum, elektrik ve su gibi girdi maliyetleriyle başa çıkmak için adeta boğuşuyor.

ÇİFTÇİLİK ZORLAŞTI ARTIK

Zor kelimesinin yerine kolaylaştı kelimesini kullanmayı isterdik ama çiftçinin durumunu yakından takip ettiğimizden ötürü bu kelimeyi kullanamıyoruz maalesef…

Bugün 14 Mayıs Çiftçiler Günü.

Bu özel günde elbette çiftçilerin bir sesi olur diye, beklentilerini de dillendirmek istiyoruz. Dört elle desteklenmesi gereken sektör olan tarım ve tarıma dayalı sektörün ciddi sorunlarla boğuşması çok üzücü…

ABD-İran savaşıyla birlikte Hürmüz Boğazı’nın kapalı olması, gübre fiyatlarındaki artışı gündeme getirdi.

Geçenlerde Batman’da gübre satın alan çiftçilerle sohbetimizi manşete taşımıştık.

Çiftçi eski günlerinden uzaklaşınca tamamen dışa bağımlı hale geldi.

Yerel tohum, ilaçsız, tezek gübre ile doğal üretim belki hasat az olur ama daha lezzetli ürünler üretilecek ve daha az arz, yüksek talep ve yüksek kâr anlamına gelecek.

Maliyetler, çiftçiyi günden güne borç yükü altına sokarak soluğunu kesiyor.

Hasat döneminde vade sözü veren çiftçi toprağını bankalara ipotek etme zorunda kalıyor.

BOL OLAN ÜRÜN PARA ETMİYOR

Zaman zaman tarlasını sigorta yapmayı unutan birçok çiftçi ürününü satmakta zorluk çekiyor.

Yöremizde plansız üretim yüzünden çeşitliliğe gidilmemesi tarım ürünlerinde fazlalık veriyor, haliyle arz fazlası fiyatların düşmesine neden oluyor.

Batman’ın seracılık bölgesi olan Balpınar beldesindeki çiftçilerin çoğu iki yakasını bir araya getiremiyor.

Geçen yıl donun vurduğu Balpınar’da çiftçinin elinde kalan tonlarca ürünü Tarım İl Teşkilatı alacaktı, iyi bir organizasyon yapamayan Tarım seracıları hayal kırıklığına uğratmıştı.

Hâlâ Balpınar Beldesi’nde çiftçi binbir zorlukla ürettiği ürünü yok pahasına satıyor.

Belki bilinçli pazarlama yöntemlerini uygulama zamanı geldi artık.

ÇİFTÇİ TARLAYA KÜSERSE

Çiftçi her hasat mevsiminde bir önceki yılı arıyor.

1997 yılından bu yana seracılık merkezine dönüşen Balpınar Beldesi ile çevresindeki yerleşim birimlerindeki çiftçileri dinleyenler bir dokunuyor bin ah işitiyor.

Sorunlarla ilgilenen yok.

Vali Ekrem Canalp ve Milletvekili Ferhat Nasıroğlu’nun Gıda İhtisas OSB ile sera projeleri çiftçiye umut veriyor.

Çiftçilerin gelecekten umudu da bu iki projeden.

Üniversite bünyesinde tarım ve ziraat fakülteleri de Batman’a şart.

Belki de üreticileri ve tüketicilerin bir arada olacağı kooperatifler kurmanın da zamanı geldi. Böylece daha bilinçli bir organizasyon ve bilinçli pazarlama uygulanacağı kesin.

Tarım okulları açılması da diğer konuşulacak konu.

Doğru üretimin teknikleri öğretilmeli.

Bakın komşu Siirt’teki üniversitenin bünyesinde ziraat fakültesi var ama bizim üniversitede yok.

Bu konuda ülkenin en iyi ziraat fakültesi olan Çukurova Üniversitesi ile mutlaka koordinasyon birimi kurulmalıdır.

Gıda ihtisas ve sera OSB projelerinin merkezi olmaya aday şehir Batman’dır.

Hayvancılıkta da şehrimizin kapasitesini kullandığı söylenemez.

Et ve süt ürünlerinin fiyatları ortada.

Korona günlerinde tarımın ne kadar önemli olduğunu gördük.

Tehlike çanları duyulmalı ve bir an önce tarım sektöründe gerekli önlemler alınmalı.

ÇİFTÇİ RAHAT NEFES ALAMIYOR

Son yıllarda Batman ovasındaki çiftçi de rahat nefes alamıyor.

Hâliyle tarım ve tarıma dayalı sektör zor durumda.

Çiftçi bu yıl etkili yağışlardan ötürü tarlaya giremedi.

Umudunu bağladığı Tarım Teşkilatını da yanında göremedi.

Yağan yağmurlardan şaşkına dönen çiftçi, iklim değişikliği ve küresel ısınma yüzünden ne ekeceğini şaşırmış durumda.

Batman Ovası’nda yaşanan aşırı yağışlar, ekili alanlarda elbette yer yer verim kayıpları yaşatacak.

Tarım Teşkilatı’nın çiftçiyi bilgilendirdiğine tanık olmadık ve bu ilgisizliğin nedenini öğrenemiyoruz.

Umarız yetkililer bir açıklama yapar ve biz de öğrenmiş oluruz.

Bugün 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü.

Çiftçilerin bu özel günlerini kutlamak, zorluklarını ve beklentilerini yazmak bizim görevimiz.

Onların çabası olmadan da soframızda yer alan ürünleri bulamayacağımız herkesin malumu…

İyi ki varlar.

Sağlıkla kalın, Çağaş’la kalın…