Bu şehre katkısı olanları unutturmamayı görev bilip gazete ve köşelerimizde yer veriyoruz. Bugün şehrimizde mahalle isimlerinin ‘Muhtar’ adıyla özdeşleşip şehrin hafızasında yerleşen muhtarları anmak adına köşemizi onlara ayırdık. O muhtarlar, maaş-para için o görevi yapmazlardı…

Adı mahalle isminden önce gelen ‘Şeho Merre’ lakaplı Şehmus Tunç, yerel demokrasinin mihenk taşı olan bu şehrin ilk muhtarlarındandı. Kısa bir dönem Batman Mahalle Muhtarları Derneği Başkanlığı da yapmıştı ama o mahallesi olan Çarşı başta olmak üzere çevre semtlerde halen anılan ve aranan bir isimdir.

ONLARIN YERİ DOLDURULMAZ

“Şeho Merro” demek Batman’ın tüm mahallelerini temsil eden bir muhtardı.

O, evinin bulunduğu Çarşı Mahallesi’nin daracık sokaklarından 1’inci Cadde ve 2’nci Cadde’ye yol aldığında herkes “Şeho Merro geldi” deyip saygı duyardı o güzel insana.

‘Şeho Merro’den sonra ismi yine belleklerde kalan Aydınlıkevler Mahallesi Muhtarı Şemsettin Çelik, Kısmet Mahallesi Muhtarı İzzet Ay, Meydan Mahallesi Muhtarı İzzet Işık ve Cumhuriyet Mahallesi Muhtarı Remzi Adsan, 1990’lı yıllarda bu şehrin simge isimlerindendi.

Şehmus Tunç…, Ahmet Günbattı…, Necmettin Kurt…, İzzet Işık…, Osman Gönül…

Beş muhtar da uzun bir süre önce yaşama veda etti.

Beşi için de konuşulan tek bir cümle var.

O da iyiliğin muhtarlarıydı. Ne mutlu onlara.

Allah rahmet eylesin.

Çok iyi ve çok güzel insanlardı.

İŞLERİNİ MAAŞ İÇİN YAPMIYORLARDI

Yanlış anlaşılmak istemeyiz. Batman’da 45-50’ye yakın muhtar var.

Bu mahalle muhtarlarının birçoğunu tanıyoruz.

Fakat gerçekten dünden günümüze iz bırakan bazı muhtarlar kolay kolay unutulmuyor.

Öyle ki, Batman ‘ilçe’ iken ilk muhtarlardan biri de ‘ŞehoMerro’ lakaplı Şehmus Tunç’tu. Rahmetli Tunç, Çarşı Mahallesi’nin uzun yıllar muhtarlığını yapmıştı.

Aslında ‘Şeho Merro’ şahsında aramızda olmayan ve yardımseverliğiyle iz bırakan birkaç muhtar sayabiliriz. Yukarıda isimlerini yazdığımız o muhtarlar yokluk içinde semt sakinlerine yardımseverliklerini, dayanışmasını ve iyiliklerini yaşatmışlardı.

‘Şeho Merro’ lakaplı Şehmus Tunç aslen Midyat-Estelli’ydi.

1960’tan önce ‘ilçe’ döneminde bu şehrin çekirdek mahallesi sayılan Çarşı’da muhtarlık yaparken, 90’lı yıllara kadar onu yakından tanıdık.

Sadece Şeho Merro değil, eski Kısmet Mahallesi Muhtarı İzzet Ay, Meydan Mahallesi Muhtarı İzzet Işık, Akyürek Mahallesi Muhtarı Ahmet Günbattı, İluh Mahallesi Muhtarı Osman Gönül, Sağlık Mahallesi Muhtarı Necmeddin Kurt gibi isimleri de rahmet ve saygıyla anıyoruz. Allah mekanlarını cennet eylesin.

Onlar sıkıntılı bir süreçte bile bu şehrin ilk mahallelerinde uzun süre rakipsiz muhtarlardı. Sıkıntılı dönemde muhtarlık yapanların başını ‘Şeho Merro’ çekmişti diye yazarsak yanlış bir şey yazmış olmayız.

‘Şeho Merro’ lakaplı Şehmus Tunç, Batman’da o dönemlerde sayıları iki elin parmaklarını geçmeyen muhtarlarla; Batman Cumhuriyet Meydanı’nda dernek binası da kurmuştu. Muhtarlar arasındaki ‘dayanışma ve diyalog’ görülmeye değerdi.

MAAŞLARINI BAĞIŞLAYAN MUHTARLARDI

1980 ve 90’lı yıllarda o muhtarları yakından tanıdığım için şunu rahatlıkla söyleyebilirim: Onların eline kolay kolay para değmezdi.

Çok cüzi miktarda aldıkları maaşı bile doğrudan semtlerinde oturan dar gelirlilere verirlerdi.

Özellikle her yeni eğitim-öğretim yılında muhtarlar, ihtiyacı olan öğrencilere kıyafet ve kırtasiye malzemelerini alabilmek için kırtasiyeci gezerlerdi. Hatta maddi durumu iyi olan hayırseverlerden de dar gelirli çocuklara destek alırlardı.

Geçmişte de dar gelirli çocukları ve ailelerini gizli tutarlardı. Kolay kolay çocukları ve aileleri teşhir etmezlerdi. Hani derler ya; sağ elin verdiğini sol el görmemesi lazım. Gerçekten de eskiler bir hayır yaptığında “Asıl iyilik budur” dedirtir ve yardım ederken insanları incitmemek, dar gelirli çocukların gururunu korumak ve yoksulluğu bir gösteri aracına dönüştürmemek için çok büyük uğraş verirlerdi.

İYİLİĞİ, YARDIMI ŞOVA DÖNÜŞTÜRMEZLERDİ

Yukarıda da değindim. Eski muhtarlar severek yaptıkları muhtarlık görevinden keyif duyarlardı. Onlar maddiyata bakmazlardı. Sadece mahallelerindeki sorunların çözümü için yetkililerin ve ilgili mercilerin makamlarının yolunu tutarlardı.

Şu günlerde yeni eğitim-öğretim yılına hazırlık yapılıyor ama o dar gelirli öğrencilerin malzemelerinin ne kadar karşılanacağını da kimse bilmiyor. Elbette Milli Eğitim Müdürlüğü’nün okullara dağıtacağı kırtasiye yardımı da olacak.

Bugün neden eski muhtarlara atıfta bulunduk diye sorulursa, biz o eski muhtarların semtlerinde sıkıntı yaşayan ailelerin yaralarını sarmak için her türlü fedakarlığı yaptıklarını hatırlatmayı da bir görev biliyoruz.

Yine 90’lı yıllarda bir parti il başkanının; eğitim-öğretim yılında yaptığı anlamlı bir kampanyaya da parantez açmak istiyorum. Özellikle Batman’ın ücra mahallelerindeki eğitim yuvaları ile köy okullarına yırtık ayakkabılarla giden öğrencileri kendisine dert edinmişti ve onlarca öğrenciyi yeni eğitim-öğretim yılında hem okul kıyafetleriyle hem ayakkabılarla buluşturmuştu.

Kış mevsiminde yine çocukların üşümemesi için mont ve okul kıyafetlerini de karşılayan bir il başkanının; Batman’daki bu hareketi büyük ilgi görmüştü.

Özetle; hiçbir çocuk yoksulluğun ağır yüküne maruz kalmamalı. Herkes üzerine düşeni yapmalı. Batman’da dayanışmanın en güzeli şu günlerde yapılmalı diye düşünüyoruz.

Eski muhtarlar ve Batman’ın simge muhtarı olarak bilinen ‘Şeho Merro’nun dayanışmasından bir örnek verdik. ‘Şeho Merro’ ve diğerleri uzun bir süre önce aramızdan ayrıldı ama onlar hiçbir zaman bu şehirde unutulmadı, unutulmayacak. Çünkü o ve eski muhtarlar bu şehirde iz bıraktı.

Mahallelileriyle dertlenen muhtarlardı.

O iyiliği sessizce yapan muhtarları anmadan da edemedik bugün.

******

İKİ MAHALLENİN BEKLENTİSİ

Batman’ın göbeğinde iki mahalleyi bilmeyen yok.

Batman Rafinerisi’nin bacası henüz tütmüştü.

Birkaç adım ötede yeni yapılar yükseliyordu.

O yapılar taş ve kerpiçti.

İlk petrolcüler Petrol, Site ve İluh’a sığmayınca haliyle Şirinevler ve komşusu Cumhuriyet’te de yeni yapılar, Batman’ın o dönemin mahallelerine aday oldu.

Nereden bakarsanız, iki komşu mahallede 60-70 yıl önce yapılan yapılar artık oturulamaz durumda.

Üç yıldır ‘Kentsel dönüşüm’ projesinin hayata geçirilmesini dört gözle bekleyen Cumhuriyet ve Şirinevler mahalle muhtarları, bizleri gördükçe hemen soruyorlar:

“Artık kentsel dönüşüm projesi olgunlaşsın, biz de rahatlayalım, semt sakinleri de.”

Kuşkusuz Kahramanmaraş depremi sonrasında hasar gören birçok bina var. Mevcut binaların yerine ‘Kentsel Dönüşüm’e hemen başlanmalıdır. Çünkü oradaki binaların çoğu zarar görmüş durumda.

Özellikle zeminler, eski temelleri üzerinde duruyor.

Haklı olarak semt sakinleri şunu söylüyor:

“Biz mevcut yapıları onaramayız. Mecburiyetten yeni yapılar yapmak zorundayız. Ama imar kesinleşmedi. Kentsel dönüşüm olgunlaşmadığı için şimdi de bir şey yapamıyoruz.”

O yapıların sahipleri çoktan o mahalleden göçmüş. Yeni yapılaşma yapılamıyor.

O bölge 2004 yılındaki yeraltı patlamasıyla kısmen yapılaşmaya kapatılmıştı.

O iki mahalleyi kapsayan bölgenin mutlaka kentsel dönüşüme ihtiyacı var artık. Dönüşüm olacaksa da bir an önce Belediye’nin açıkladığı değerlendirme çalışması sonrası TOKİ’nin yapmayı kararlaştırdığı etap veya ada bazlı projeler de mahalle sakinlerine anlatılmalı.

Semt sakinleri, Belediye’nin üç yıl önce başlattığı çalışmaların sonuçlanmasını bekliyor. Biz de artık bu iki semtin beklediği ‘kentsel dönüşümü’ hatırlatmayı bir görev bildik.

Çünkü Şirinevler ve Cumhuriyet’te oturanlar rahat değil.

Eski evlerin yarısı boş veya terk edilmiş durumda.

Bu iki mahallenin yenilenmesi gerektiğini tekrar hatırlatıyoruz.

Sağlıkla kalın, Batman Çağdaş’la kalın...