2006 Yılında yaşanan sel felaketinin üzerinden yaklaşık 20 yıl geçti. O gece yaşanan acıları, yıkımları ve dere kenarındaki felaketi yaşayanların zihinlerinde tazeliğini hala koruyor.

Geçenlerde İluh Deresi çevresindeydik. Eski Sakatatlar Çarşısı ile Ermi bölgesi arasındaki ıslah çalışmaları, derenin diğer tarafında kalanların gıpta ile baktıkları bir umut yaratmıştı. Derenin ıslah olması gereken diğer yarısı ise hala beklemede ne yazık ki. DDY Köprüsü’nün aşağı tarafında kalan semt sakinleri haklı olarak; “Umarız derenin kalan diğer bölümünde de bu çalışmaların aynısı yapılır” diyorlardı…

Geçmişte yaşanan iki sel felaketi, eski yerleşim bölgesinde oturan onlarca insana büyük hasar vermişti. 14 insanın ölümüyle sonuçlanan o acı tablo sonrası, şimdi İluh bölgesinde kalanlar o dönemi kolay kolay unutamıyor. “Keşke İluh Deresi baştan başa aynı güzel manzarayla buluşabilseydi” diyen semt sakinleri de vardı. Özellikle İluh’un eski yerleşim birimindeki birçok semt sakininin hayalinde, derenin yarım kalan bölümünde aynı çalışmaların gerçekleşmesi beklentisi var…

GERÇEKLE YÜZLEŞMEMİZİ SAĞLAMIŞTI

2006 Yılındaki sel felaketindeki acı, eski yerleşim birimlerinde oturanlara gerçek bir yüzleşme sağlamıştı.

Nedenine gelince; yıllardır eski yapıları neredeyse derenin bitişiğine kadar yapan semt sakinleri, o sel felaketinde yaşanan gerçeği görünce her şeyi anlamış, geç olduğunu da öğrenmişti.

30 Ekim ve 1 Kasım 2006 tarihleri arasındaki o felakette yaşananlar aslında eski yapıların, felaketlere ve depremlere karşı ne kadar dayanıksız olduğunu göstermişti bize.

Son üç yılda Batman Belediyesi hem TPAO’nun duvarını 20 metre geriye çekti hem de Ermi ile Çarşı Mahallesi’nin başlangıç noktasına kadar olan bölümü tamamen ‘Yeşil Alan’a dönüştürdü. Artık şehrin karşı yakasında oturanlar da akşamları çoluk çocuklarıyla birlikte geç saatlere kadar, evine yakın olan parklarda dolaşıyor, rengarenk ışıklar altında vakit geçiriyor.

Aradan geçen yıllara rağmen yeterli dersleri çıkarabildik mi?

En son üç yıl önce yine o sel felaketinin küçük benzeri yaşanmıştı.

İluh’a akan Seyitler Mahallesi’ndeki dere de dört insanın yaşamına mal olmuştu.

Üç çocuk ve bir anne, gece yarısı yükselen sel sularıyla yaşama veda etmişti.

Bu ikinci felaketin ardından, İluh Deresi çevresinde ihmal ve gecikmeyle can aldıktan sonra gereken çalışmalar yapılmaya başlandı.

Iluh Sel Felaketi

DERENİN DİĞER BÖLÜMÜ ISLAH EDİLECEK Mİ?

Sorulması gereken asıl soru, bu şehrin eski yerleşim birimlerinde oturanları, eski şehir ve eski yerleşim birimindeki yapıları, semtleri depreme ve doğal afetlere karşı hazırlayabildik mi?

Hakkını teslim etmek gerekir ki; Belediye İluh Deresi’nin yarısını inanılmaz güzel bir projeyle bitirmişti.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un da ilgilenip üzerinde çalışma yapıldığı derenin geri kalan kısmının ne zaman yapılacağı, bir muamma gibi önümüzde duruyor.

Diğer bir soru, kalan diğer bölüm ıslah edilecek mi?

Dere kenarında beklenti içinde olan herkes bu projenin devamının akıbetini soruyor.

Batman’ın ‘İlçe’ olduğu dönemlerde de sonbahar mevsiminde aşırı yağışlar, İluh Deresi’nin çevresine zarar vermişti.

Hiç unutmuyorum; Batman’ın eski Kaymakamlarından Aydın Arslan ve Belediye Başkanı Ataullah Hamidi de 1987 yılında böyle bir felakete tanık olmuşlardı.

O zamanki felaketler aslında Batmanlılara erken uyarıydı.

Özellikle dere kenarındakilere…

FELAKETE TANIKLIK YAPAN İSİM?

Batman Belediyesi’nde uzun yıllar asfalt plent tesis sorumlusu Bayram Sayın da İluh Deresi’nde 1987 yılında yaşanan felakete tanıklık yapmıştı. Bayram Sayın ağabeyimiz zaman zaman Batman Çağdaş’ın‘nostalji’ köşesine konuk olur, Batman’ın dününe dair öyküleri bizlerle paylaşır.

Konu İluh Deresi’nden açılınca o da yıllar önce yaşadığı sel felaketinde bir anısını paylaştı bizlerle.

O anlattı, biz not tuttuk:

“Galiba 1987 veya 1988’di. Aradan uzun zaman geçti. Batman Belediye Başkanı Ataullah Hamidi idi, Kaymakam ise Aydın Arslan idi. Allah rahmet eylesin, ikisi de uyumlu iki yöneticimizdi. Onlarla güzel günlerimiz geçti. Onlar birer Batman sevdalısıydılar… Bir sonbahar mevsiminde bardaktan boşalırcasına yağmur yağdı. Herkesin korkusu yine İluh Deresi çevresiydi. Tabii o dönemlerde İluh’un ihata duvarı böyle korunaklı değildi. Birçok yerde duvar yüksekliği yarım metreyi bulmazdı. Hatta yer yer yıkıklar vardı. Sel suları taştığında haliyle bitişik konumdaki evlere ulaşırdı.”

Bayram Sayın, Karşıyaka Mahallesi 301 Sokak’ta yaşanan eski sel felaketinde yaşadığı anıyı anlatıyordu:

“İnanın öyle bir yağmur yağdı ki biz, ‘eyvah’ dedik. Büyük bir felaket olacak şeklinde kaygılarımız vardı. Çünkü birçok vatandaş aşırı yağan yağıştan damlara sığınmaya çalıştı. Yüksek yapılı binaların üst katlarına çıkan semt sakinleri oldu. Gerek Kaymakam Aydın Arslan, gerek Belediye Başkanı Ataullah Hamidi, kentteki tüm kurum ve kuruluşlar ile TPAO’nun araçlarını dereye çekti. İnanılmaz bir yardım dayanışmasıyla o felaket büyümeden atlatılmıştı.”

DÜNDEN BUGÜNE İLUH DERESİ

Her kış mevsimi gelince; maalesef İluh Deresi gündemde olur. Nedeni ise eski yapılaşmanın olduğu bölgede, ne yazık ki istimlak edilen yerlere binaların yapılmış olması.

Tabii şimdiki yerel yönetimde kimsenin günahı yok.

Yarım asra uzanan o bölgede inşa edilen ve doğal afet yönetmeliklerine uymayan onlarca yapı bulunuyor halen.

Artık dere kenarındaki o yapıların kamulaştırılması gerek. Çünkü o yapılar durdukça halen içinde yaşayan dar gelirli vatandaşlar yine doğanın acımasızlığına maruz kalacak.

Bu nedenle İluh’un ilk etabında yapılan kentsel dönüşümün ikinci etabının da yapılmasının zamanı geldi, geçmek üzere olduğunu belirtelim.

Zaman daralıyor. Dere çevresi için kaybedilecek bir dakika bile yok artık.

O bölgede kentsel dönüşümün devamı için yeniden çalışma başlatılmalı.

Riskli binalar kaldırılmalı. Can kayıplarını önleyecek tedbirler bir an önce hayata geçirilmeli.

Can kayıplarını önlemeye yönelik belediyenin bir süre önce Ermi ile Petrolkent arasındaki bölgede halen duran birkaç yapıyı yıkmaya yönelik çalışma olacağı da kamuoyuna duyurulmuştu.

Aslında dereye komşu olan yapılar kaldırılırsa; o bölge daha güvenli hale getirilecek. Vatandaşların da “Dereye ben komşuyum” deme lüksü olmayacak artık.

Özellikle herkes üzerine düşen fedakarlığı yapıp o eski yerleşim bölgesinin de doğal afetlere karşı yapılacak her çalışmaya destek vermesi gerekiyor.

‘Kentsel Dönüşüm’ projelerinde de aynı kararlılıkla yer almalıdır.

İluh Deresi’ni bir bütün olarak yazmak, anlatmak bizim sorumluluğumuz.

Kentsel dönüşümün de artık ihmal edilmez ve geciktirilemeyeceğini hatırlatmak da incelikli görevimiz artık.

Peş peşe yaşadığımız iki acıyı tekrar yaşamamak için bugünden atılacak adımlar herkesi rahatlatacaktır.

Batman, “doğal afetlere karşı hazırlıklıyım” diyecek bir şehir olmalıdır artık.

Sağlıkla kalın, Batman Çağdaş’la kalın…