Eskiden söylenirdi;
Yaş 35, yolun yarısı…denirdi.
Hatta öyle ki;
Halk ağzında;
Yaş 70, iş bitmiş hikayesi.
Ancak değişen çok şey oldu.
İlaçlar, hayat tarzları,
tıp ve beslenme biçimleri
insan ömürünü uzattı.
Bu hikayeye takılalım,
her şeyi boş verelim mi?
Bazı kişiler ağzında hep
yaş kemale erdi de diyebilirler!
Ama ne gelirse başa ileri yaşta gelir.
Kalça kırıkları,protezli bacaklar,
kırık ayak bilekleri,
Safra kesesi ve böbrek taşı,
kanser şüphesi, biyopsiler
ve pek çok musibet…
ileri yaşa bağlı hastalık tuzaklarından
kurtulmak elinizde.
İleri yaşta nasıl daha sağlıklı kalınabilir,
Hayat kalitesini bir yola sokmak da elinizde.
Peki nasıl yapalım?
Öncelikle hareketsiz kalmak
insanı pasifleştirir.
Hareket etmeyi bırakmayın.
Ne yaparsanız yapın,
sadece yürü mesela.
kalp-damar sisteminiz ve
kemik sağlığınız için çok önemli.
Aynı zamanda eklemlerinizi fazla yormadan.
Kendinizle yarışmak vücuda zarar.
Bu yaşta maratoncu değiliz.
Sadece kalk ve hareket et.
Bu sayede kırılgan olmaktan ve
mesela 80yaşında
kalça protezi yaptırmak zorunda
kalmayı kim ister?
Hepimiz şahidiz yaşlı bir yetişkin düştüğünde,
yürümeyi bıraktığı için
ölüm oranı en az %20 artar.
Ölüme koşmadan hareket etmeyi sürdür.
Yaşlılar tekrar düşmekten korktukları için
kas, kemik kütlesi,
kan dolaşımı özelliklerini kaybetmeye başlarlar.
Fiziksel sağlıklarını zayıflatan
bir kısır döngüye saplanırlar.
Yürüyüş, bahçe işleri, yüzme, dans gibi
fiziksel sağlığınızı çeşitlendirebilecek
pek çok düşük etkili aktivite vardır.
Kemiklerinizi kırabilecek
çok cesur hareketler mesela kayak,
ata binme gibi işleri
yapmamaya dikkat edin.
Hareketlilik hayatın anahtarıdır.
Batman Çağdaş gazetesinin
Sütunlarını süsleyen
https://www.batmancagdas.com/cok-calisin-ve-organik-beslenin
Kozluklu Mehmet Reşit Ak’ın hayatından
Hepimiz ders çıkarmalıyız.
Devam edecek
Next