Her insanın hayatında travmalar önemlidir.
Travma, insanı fiziksel, biyolojik veya ruhsal olarak etkiler.
Ya da hepsi birden.
Bu nedenle travmayı tanımak ve iyileşmek/iyileştirmek önem arz eder.
Travma sonrası stres bozukluğu ise başka bir psikolojik durum.
Travma sonrası stres bozukluğu, genellikle savaş gibi askeri alanda hayatı tehdit eden bir olay yaşamış kişilerle ilişkilendirilir çoğu kez.
İlk kez Vietnam Savaşı sonrası askerlerde dikkat çekici olmuştur.
Travma sonrası stres bozukluğu, yalnızca savaş travmasına özgü değildir.
Savaş ve çatışmaların yanı sıra, örseleyici olaylar arasında trafik kazası geçirmek, doğal afet yaşamak-Türkiye’nin yaşadığı Kahramanmaraş depremi sonrası yaşanan her türlü travmayı yaşadı insanlar, milletçe acılara ortak olmadık mı?-, şiddetli bir kişisel saldırıya maruz kalmak, çocuk yaşlarda istismara uğramak veya bir silahlı saldırıya tanık olmak gibi ruh ve beden yaralayıcısı olaylar da vardır.
Travma sonrası stres bozukluğunu anlamak önemlidir çünkü çok çeşitli durumlar gelişimine katkıda bulunabilir.
Son büyük Kahramanmaraş depreminde hemen hemen herkes korkunç anlar yaşadı ve medyadan izledi.
Yetişkinlerin yarısı veya daha fazlası hayatlarında en az bir travmatik olay yaşayacağı veya yaşadığı göz önüne alındığında, insanların önemli bir stres faktörüne cevap olarak bazı ani semptomlar göstermesi alışık olmadığımız bir durum değildir.
Ancak, travma sonrası stres bozukluğu, önemli bir olumsuz yaşam olayından sonra bir aydan uzun süren ve kişinin çalışma, okula gitme veya sosyal etkileşim kurma isteğinde sıkıntıya neden olan belirtileri ifade eder.
İnsan beyni travmatik bir olaya maruz kaldıktan sonra yeniden biçimlendirilir.
Beynimizin amigdala -duman alarmı- bölgesi, travmaya maruz kaldıktan çok sonra bile durumları tehlikeli olarak algılamaya devam edebilir ve bu da aşırı tetikte olma-temkinlilik- veya gerginlik hissi gibi fiziksel semptomlara yol açabilir.
Pek çoğumuz tek bir travmatik olayı rastgele bir durum olarak değerlendirilebilir.
Ancak herkes aynı psikolojide değildir.
Bazı kişiler travma sonrası stres bozukluğu belirtileri geliştirebilir.
Travma sonrası stres bozukluğu, travmatik bir başa gelen olaydan aylar hatta yıllar sonra ortaya çıkabilir ve tamamen alakasız bir olay tarafından tetiklenebilir.
Travma Sonrası Stres Bozukluğu belirtileri çok geniş kapsamlı olabilir; düşünceleri, fiziksel duyumları, duyguları ve davranışları topyekûn etkileyebilir.
Bu bozukluklardan en önemlisi uyku düzenini etkileyebilir ve ayrıca yalnızlık, umutsuzluk ve sinirlilik halleri kendini gösterebilir.
Yine de travma sonrası stres bozukluğunun yaygın belirtileri can sıkıcıdır.
Kişi yoğun duygular yaşayabilir — öfke hislerinden uyuşukluğa ve kişinin kendi vücuduna veya zihnine yabancılaşma hissi- yaşayabilir.
Uyanıkken veya uyurken rüyasında bile geçmişteki travmatik olaylara dair rahatsız edici anılar hep zihinde tekrarlar.
Yaklaşan bir felaket hissi hissetmek ve hem kendimiz hem de sevdiklerimiz için aşırı endişe duymak, sürekli tetikte ve uyanık olmak, yüksek bir alarm durumu halinde olmak.
Kişi yalnızlaşma davranışlarında eğilim ve kalabalık ortamlara karışmaktan duyulan yoğun ilgisizlik gösterebilir.
Duygusal ve fiziksel yorgunlukta artış.
Daha önce keyif alınan işlerde ve etkinliklere karşı ilgisizlik.
Hafıza ve konsantrasyon güçlüğü yanında travmanın dışında bir kimlik veya amaç duygusunun eksikliğini hissetmek.
Kronik ağrı hissi, stres ve kuruntu hastalık belirtileri.
Hatta yaşanan travma acısını dindirmek için hayatına son verme düşünceleri hep zihinlerde dolaşabilir.
Travma Sonrası Stres Bozukluğu belirtileri, travma yaşayan kişinin sıklıkla mücadele, uzaklaşma veya hiçbir şey olmamış gibi tepkisel durumlara yol açabilir.
Ancak sürekli stres, tetikte olma tepkisi vücuda zarar verir.
Bu durumda travma sonrası stres bozukluğunun belirtilerini tedavi etmeye ve iyileştirmeye yardımcı olabilecek pek çok tedavi yöntemi bulunmaktadır.
Bir uzmanla konuşmak hem belirtileri anlamanıza hem de tedavi seçeneklerinizin neler olduğunu bilmenize yardımcı olabilir.
Bilgi sahibi olmak, yaşadığınız şeyin doğruluğunu teyit etmenize ve deneyiminizde yalnız olmadığınızı hissetmenize de yol açabilir.
Travma sonrası stres bozukluğunun tedavisinde ilk adım genellikle terapidir.
Böyle bir terapi, başa çıkma mekanizmaları geliştirmeye ve olumsuz deneyimleri değiştirmeye yardımcı olur.
Kişinin travmatik bir deneyimle bağlantılı faydasız düşünce ve duyguları hedef almasına ve bunları daha sağlıklı olanlarla değiştirmesine yardımcı olur.
Doğru tedavi yaklaşımı ile iyileşme kesinlikle mümkündür.
Kazasız belasız, sağlık bir hayat!
Next