Yazdan kalma sıcaklıkların yavaş yavaş uzaklaştığı, sabah serinliğinin insanın yüzüne hafifçe dokunduğu, gökyüzünün bile artık renk değiştirdiği geçiş ayıdır Ekim…
Bu ay bir yılın derin bir nefes alıp sakinleştiği zaman dilimi sanki… Hafta sonu doğa harikası Sason Festivali’ne doğru yol alırken, akarsuyun kenarında doğanın tüm renk tonları konuklara ‘merhaba’ der gibiydi…

EKİM İNSANI HÜZNE ÇAĞIRIYOR
Hareketli geçen Eylül aylarından sonra Ekim ayı sakinliğiyle insanı düşündürüyor…
Yaz mevsimini bırakmak istemeyenler hâlen ince kazak ve tişörtle sabahları şehrin sokaklarında, sonbaharı kucaklayanlar da ceketlerle yola koyulmaya başladı bile.
Ekim ayı insanı biraz hüzne de çağırıyor.
Yılın sonuna doğru yaklaşırken herkes farkında olmadan “Bu yıl nasıl geçti,” diye değerlendirmeler yapar.
‘Hedeflediklerimin ne kadarını başardım?’ gibi soruları sessizce kendi zihninde kurcalar, durur…
Belki de bu yüzden sonbahar yalnızca yaprak dökme mevsimi değil, aynı zamanda iç dökümüdür.
Hafta sonu Sason’da Bal, Ceviz, Çilek ve Yayla Festivali vardı.
Batman-Sason arasındaki 70 kilometrelik güzergahta akan Sason Çayı’nın kenarında sarı, turuncu, kızıl ve kahverengi ağaçlar bir kartpostal güzelliği sunuyordu sanki.
Sason’un 2973 metre yükseklikteki Mereto’ya çoktan sonbahar rüzgârları esmişti.
Ceviz ve meşe yapraklarının arasında köy sakinlerinin ses ve telaşları arasında belki de insana unuttuğu şeyleri hatırlatıyordu.
Önümüzdeki günlerde Gercüş’te yapılacak Bağ Bozumu Festivali için, Gercüş ile Hasankeyf ilçelerinde üreticilerin pestil hazırlığı ise görülmeye değer.
Yazın gürültüsünden uzaklaşıp biraz kendine dönen şehirler Ekim ayı ile birlikte hem sakinleşir hem de derinleşir.
Batman’ın çayhanelerinde ve ofislerde sohbetler değişiyor.
Havalar serinlemeye başlıyor, sonbahar kendini yavaş yavaş cümlelerde de hissettiriyor.
Batman’ın köy pazarı Alo Tevşo’da alışverişini yapanlar, organik ürün ne varsa toplamanın telaşında şu günlerde.
ÇİFTÇİ YAĞMURUN SESİNİ BEKLİYOR
Bu yıl belki de son 50 yılın en sıcak mevsimi ve kuraklığını yaşayan Batman Ovası’ndaki çiftçi ise şu günlerde sadece yağmurun sesini bekliyor.
Evet, Ekim aynı zamanda yeniden hatırlatma ayıdır.
Yıl dönümler, anılar, yapılacaklar, gidilecek yerler, ertelenen buluşmalar… ve de festival ile fuarlar…
Bazı aylar vardır; insanı canlandırır.
İşte Ekim tam tersine yavaşlatır ama içten içe bir hareketlilik başlatır.
Ekim’in en güzel yanı kimseyi zorlamamasıdır.
İsteyene hüzün verir, isteyene huzur…
Bir köşede yağmur kokusunu getirirken, başka bir yerde balkonda oturanlara son güneşi armağan eder.
Kimi için battaniye ayı, kimi için yürüyüş zamanı, kimi için ise yeni kararların başlangıcıdır.
Takvimler ve iklim değişti diye değil, ruh halimiz dönüştüğü için hissederiz Ekim’i.
Çünkü bazı aylar gelir ve insanın içini sessizce yoklar.
Ekim de tam olarak onu yapar.
Ne çok konuşur ne de çok susar.
Sadece hatırlatır; yıl bitmeden hâlâ zamanı var.
![]()
31 EKİM EN ACI GÜN
31 Ekim 2006 tarihi Batman için kara bir geceydi.
O tarihin üzerinden 19 yıl geçti.
Şu günlerde İluh Deresi’ne komşu ‘İluh Bulvarı’nın güzelliklerini yazıyoruz ama bir de o 19 yıl önce sel felaketinin aramızdan aldığı 11 canı hâlen unutamıyoruz.
İki yıl önce de Seyitler Mahallesi’ndeki derede yine sel felaketinin aldığı 4 can da hâlen yüreğimizi yakan olaylardan biri.
O dere, 19 yılda bize iki büyük acı yaşatmıştı.
Ekim ve Kasım ayları geldi mi hüzünleniriz, o felaketin acısını yine hissederiz.
Bir daha o acıları ve hiçbir acıyı yaşamamak dileğiyle…
Sağlıkla kalın.
Next