Dün değişime hazır olun du
bu yazı serisinin başlığı.
Kolay olmadığını herkes bilir.
Çünkü bir yanılsama söz konusudur.
Sorun burada başlar.
Bağımlılar kendilerini şiddetle ve
acımasızca savunurlar, madde kullanma yanılsamasına dayalı 'haklarını' korurlar.
Bağımlılarla ilgili sorun basittir:
Bir kere başladıklarında harika hissederler ve hayatlarını yönetemez hale gelene kadar bu duyguyu kovalamaya devam ederler.
Sadece bir sonraki hazzı gördükleri için bencil, manipülatif ve istismarcı hale gelirler.
Boğulmakta olan bir adamın
can simidine tutunması gibi maddeye sarılırlar.
Böyle bir ruh hali içinde olan ve
sevdiğiniz birine madde bağımlılığı sorunları hakkında,
onu kendinizden uzaklaştırmadan veya üzmeden en etkili şekilde nasıl yaklaşabilirsiniz?
Şahit olunması en zordeneyimlerden biri.
O kişiyi tutup sarsmak ve
"Neden anlamıyorsun!?",
"Neler olup bittiğini neden göremiyorsun!?" diye bağırmak istediğiniz o duygu.
Özellikle bu kişinin zekasını, potansiyelini, tutkularını bildiğinizde yürek parçalayıcı bir durum.
Yardıma İHTİYACI olanı tespit edemeyip, yardım İSTEYEN birine ulaşmak zorunda kalmak iyi bir duygu değil.
Bağımlılık yüzünden bir çok ölüme şahit oluyoruz, medyada yer alanlar buzdağının üstü gibi geliyor.
Ya bilinmeyenler…
Bu tür kişilerçok fazla acı,
mücadele, değişme isteği,
terk edilmişlik duygusu,
yalnızlık ve bitmek bilmeyen
"Neden ben?" soruları ile bir mücadele yaşarlar.
Bu insanlara en yakın kişiler genellikle sabır küpüdürler ve
yüce gönüllülüğe adaydır.
Yaşadıkları ve gördükleri şey
tam bir cehennem hayatıdır...
ve yine de dayanmaya/ yardıma devam ederler.
Kendilerinin neyi farklı yapabileceği arayışı içindedirler.
Bunu doğru mu hallettim?
Ona para mı vermeliyim yoksa yoksunluk belirtileriyle
acı çekmesini mi izlemeliyim? Uyuşturucu bağımlısının yaşadığı hayat sevdikleri için tam bir ızdırap ve kabustür.
Ne yazık ki, bu gönüllülere veya yakınlarına bir kılavuz veya
herhangi bir eğitim verilmiyor,
onları yaşadıkları şeylere hazırlayacak hiçbir şey yok. Durumlar genellikle anlık olarak ve sevgi ve şefkatle ele alınıyor.
Hiçbir şey rahat veya kolay değildir ve umarım bağımlılar şu düşünceye kapılırlar: "Artık bunu istemiyorum."
Kurtuluşa giden yol budur.
Kendinde olmayan bir bağımlıyı kucaklayıp "Her şey yoluna girecek" demek nadiren işe yarar.
İlişki zaten büyük ölçüde zarar görmüş durumda,
bu yüzden endişelenmeye gerek yok. Bağımlı bir kişiyle ilişki,
onun bağımlılığının ikinci planda kalması demektir,
zaten aranızda bir mesele,
bu yüzden her şeyin yolunda olduğunu ve endişe dile getirmenin ilişkiye zarar vereceğini düşünmeyelim.
Yapabileceğiniz tek şey endişelerinizi dile getirmek.
Samimi olun, olabildiğince anlayışlı olun.
Ama eğer onlar bu konuyu ele almak istemiyorlarsa yapabileceğiniz hiçbir şey yok.
Eğer yardım istiyorlarsa,
talep etmeleri halinde onlara yardım edin.
Ama eğer bu konuyu ele almak istemiyorlarsa,
yapabileceğiniz tek şey bağımlı bir kişiyle devam etmek isteyip istemediğinize karar vermektir. İstemeden iyileşebilecek birini zorla iyileştiremezsiniz.
İlişkinizde karışıklığa yol açmaktan korkmamalısınız.
Sağlıklı ve akılcı olanı yapın ve sonuçların kendi seyrinde olmasını izin verin. Zaten aktif olarak bağımlı bir kişiyle sağlıklı bir ilişki içinde olamazsınız, çünkü bağımlılık her zaman, sizden önce gelecektir.
Bu konuyu en iyi işleyen bir belgesel Amerikan televizyon dizisi Intervention ( Müdahale ).
“Intervention” belgeselini izleyerek, birçok iyi niyetli aile üyesinin ve arkadaşın hastalığı sevgiyle iyileştirmeye çalışırken, bağımlıya bağımlı hale gelmelerine veya bağımlının bağımlılığını sürdürmesine nasıl yardımcı olduklarını gerçekçi bir şekilde görebilirsiniz.
Bu, bağımlının iyileşme şansına sahip olmasının tek yolunu ortaya koyacak: bağımlıya barınma imkanı sağlamayı, sözde faturalar için para vermeyi veya bağımlılığına devam ederken bahanelerin birikmesine izin vermeyi bırakmak…
Her şeye rağmen bağımlının hoşuna gidecek bir şekilde yardım yapmaya çalışmanın yolu sıkıntılarla dolu.
Neden?
Çünkü onlar bağımlı ve madde bağımlısı oldukları için zihinsel ve duygusal olarak sağlıklı değiller diyebiliriz; ve madde kullanımına ne zaman başladıklarına bağlı olarak, olgunlaşmamışlıkları ve dürtüsel davranışları ön plana çıkıyor, bu da muhtemelen çok çocukça davranışlara saplanıp kaldıkları anlamına geliyor.
Hayat zor…
DEVAM EDECEK
Next