Sıcak bir yaz günü
DEDAK’la yollardayız.
Rotamız: Karadeniz yaylaları.
Borçka’dan çıktık yola.
Birkaç kez gittiğimiz Borçka;
hırçın akan bir dere boyunca
yerleşen bir ilçe.
İlçedeki renkli minareli cami,
eski dönemlerden
kalan taş köprüleri ile dikkat çekiyor.
Çarşıdaki esnaf lokantalarında
karadeniz usulü kapalı-açık kavurmalı pideleri,
fasülyeyemekleri,turşu kavurması ve
onlarca yöresel yemek iştah kabartıyor.
Dokuz Eylül Dağcılık Klübü’nün pek düzle işi olmaz.
Bir yemeklik mola ve telaşla yapılan ihtiyaç alışverişleri.
Vakit tamam…
Şimdi Borçka’dan çıktık yola,
Bu kez hedef Beyaz Su yaylası.
Ancak yollar “kırk dolambaçlı”,
çoğu yerde bozuk.
Dere su sesi uğultusu yankılanıyor.
Bitkiler/ağaçlar coşmuş sanki bir yeşil deniz.
Beyazsu yaylasına ulaşmak çok kolay olmadı.
Yaylalardan yayla beğen:
Heba -Klaskur -Gorgit… ve hedefimiz Beyazsu.
Bir ara dumanda kaybolduk.
Yaylacılar sise sis demezler.
Adı dumandır sisin.
Önümüze çıkan yaylacılara sorduk.
Bu yol gider diyenlerin yolundan gidelim de
önümüzü 2 metre görmüyoruz ki.
Kaygılı uzun bir yolculuktan sonra
akşam karanlığında varabildik Beyazsu’ya.
Beyazsu Yaylası sırtını
Karçal dağlarına yaslamış,
vadiye bakan yüzü ise bulut denizi.
Sabah güneş ışıkları
Karçal dağının karlı doruğundan süzüldü ve
yaylanın çimenleri üzerindeki
çiğ damlalarını ışıldattı.
Kaldığımız pansiyon sahibi İsa ve eşi
tadına doyulmaz bir kahvaltı sundu.
Az yukardaki yayla düzlüğünde çadır kuran
arkadaşlarımız da uyandı.
Yukarısı sıradağları andıran Karçal dağları.
Aşağıdan yükseklere rüzgarın yönüne göre
yavaş yavaş yükselip inen bulutlar.
KARÇAL DAĞI ÜÇ KARDEŞ DORUK
Karçaldağları’nın en yüksek noktası (3431 metre)
Üç kardeş doruğu.
Yan yana sıralı yükseklikleri farklı üç doruk.
Osman, Memoli,Nesrin ve Naciye
zorlu bir tırmanışla zirve yaptılar.
Göllere,buzullara uzayıp giden ince uzun patikalar.
Karçal dağları çevresinde
o kadar çok patika var ki
çoğunun birleştiği nokta Beyazsu.
Heba yaylası/Klaskur yaylası-Beyazsu yaylası Parkuru.
Gogit yaylası-Çikuneti yaylası parkuru.
En son gün yürüdüğümüz parkur ise;
Beyazsu-GORGİT yaylası-Efeler köyü parkuru:
Beyazsu yaylasının yeşil çimenlerinden
başladık yürüyüşe.
Gorgit tabiat koruma alanı bölgesinin
gür ormanları içindengeçerek
doğallığı ve gelenekselliği bozulmamış
Gorgit yayla evleri karşıladı bizi.
Öğle yemeği molasından sonra
O güzel yürekli yayların insanlarını
geride bırakarak tekrar Efeler’den
Machael-Borçka yoluna düştük…
Yaylalar her yaz başı şölenlerle çıkılan
bir şenlik yeri, tabiatın kucağı…
Ama üzgünüz çok
son sel felaketinden.
Ne yayla yolları kalmış, ne de evler.
Tabiatla dost olmayana,
tabiat gün gelir yüzünü gösterir,
yakıp yıkıp gider.
Tabiat kurdun kuşun,
ağacın, börtü-böcünün ve
insanın evi.
Korumak herkesin görevi.
Next