Antibiyotiklerin uygunsuz ve yanlış kullanımı “antibiyotik direnci” olarak adlandırılan duruma neden olabilir.

Antibiyotik direnci kısaca; bakterilerin onları tedavi etmek için kullanılan antibiyotiklere karşı dirençli hale gelmesi demektir.

Bu, antibiyotiklerin bakterilere karşı artık etkili olmadığı ve enfeksiyonun tedavisinin zorlaştığı anlamına gelir.

Bu durumun gerçekleşmesinin birçok yolu vardır.

Antibiyotikler ya bakterileri doğrudan öldürür ya da büyüme ve üreme yeteneklerini engeller.

Bakteriler, savunmalarını artırarak antibiyotiklerin hücre duvarlarına nüfuz etmesini engelleyebilir, antibiyotiklerin bakteriyi tanımlamak için kullandığı ‘hedefi’ gizleyecek şekilde şekil değiştirebilir veya antibiyotikleri yok edebilir (mesela, antibiyotiği “etkisiz hale getiren” bir enzim üreterek).

Bir bakteri nasıl saklanacağını veya nasıl savaşacağını öğrendikten sonra, bir zamanlar onu öldürebilen (ve böylece bakteriyel hastalığı iyileştirebilen) antibiyotik çok daha az etkili olacak veya artık etkili olmayacaktır.

Antibiyotiklerin aşırı kullanımı, bakterilerin onlara daha sık maruz kalmasına ve bu durumun adaptasyona ve direnç geliştirmeye yol açmasına neden olur.

Antibiyotiklerin yanlış ya da uygunsuz kullanımı, mesela virüs enfeksiyonları için antibiyotik kullanmak veya antibiyotik tedavisinin tamamını bitirmemek de antibiyotik direncine katkıda bulunabilir.

Ne yazık ki, tarımda ve veterinerlik uygulamalarında uygunsuz antibiyotik kullanımı da antibiyotik direncinin gelişmesine yol açabilir.

Antibiyotik direnci insan sağlığı için ciddi sonuçlar doğurur.

Daha uzun süren ve daha şiddetli enfeksiyonlara, artan sağlık harcamalarına ve daha yüksek ölüm riskine yol açmaktadır.

Daha da ötesi, daha fazla bakteri antibiyotiklere dirençli hale geldikçe, enfeksiyonları tedavi etmek için mevcut etkili antibiyotik sayısı da azalmaktadır.

Antibiyotik direncini önlemeye yönelik ipuçlarına gelince;

1. Antibiyotikleri zamanında alın.

Antibiyotiklerin kullanımında zamanlama çok önemli bir faktördür.

Antibiyotiklerin enfeksiyonla savaşabilmesi için belirli bir süre vücudunuzda kalması gerekir.

Bu noktada zaman çizelgesine uymak şarttır.

Bir dozu unutursanız, hatırladığınız anda alabilirsiniz.

Ancak bir sonraki dozunuzun zamanı gelmişse, ikisini birden almaya çalışmayın.

Bunun yerine, bir sonraki dozunuzu alın ve programınıza devam edin.

2. Kendinizi daha iyi hissetseniz bile süreyi tamamlamalı.

Hekimin reçete ettiği antibiyotik tedavisini tamamlayın; eğer tedaviyi reçete edildiği gibi tamamlamazsanız, bakterilerin sadece bir kısmı öldürülür.

Geri kalanlar antibiyotiğe dirençli hale gelir.

Alerji, döküntü, mide bulantısı, mide ve bağırsak sorunları gibi herhangi bir yan etki yaşarsanız, derhal hekime danışılmalıdır.

3. Antibiyotikleriniz sonraya saklanmamalı.

Artan antibiyotikleri daha sonra kullanmak üzere saklamaya çalışmayın.

Farklı enfeksiyon türleri için farklı antibiyotiklerin önerildiğini bilmek önemlidir.

Kendi kendinize teşhis koymak ve artan ilaçları kullanmak durumunuzu kötüleştirebilir.

Bu ilaçların gereksiz kullanımı yan etkilere ve direnç gelişimine neden olabilir.

DİRENÇLİLİKLE BAŞA ÇIKABİLMEK HALA MÜMKÜN

Antibiyotik direnci riskini azaltmak için antibiyotiklerin yalnızca gerekli olduğunda kullanılması, doğru antibiyotiğin seçilmesi, uygun doz ve tedavi süresinin uygulanması ve mümkün olduğunda alternatiflerin kullanılması kritik önem taşır.

Etkene yönelik laboratuvar tanı testleri antibiyotiklerin uygun kullanımına rehberlik etmede son derece önemlidir.

Bunun dışında Tarım ve Hayvan sektöründe-kümes hayvancılığı, kültür balıkçılığı, çiftlikler, vb.- antibiyotik kullanımı kontrol edilmeli, denetlenmeli ve uygun kullanımı sağlanmalıdır.

Kamuoyu bilinçlendirme kampanyaları ve sağlık düzenlemeleri, antibiyotiklerin “çerez gibi” kötüye kullanımını azaltmaya yardımcı olabilir.

Antibiyotik direncine karşı mücadele etmek için yeni antibiyotikler geliştirmeye yönelik yeni hedefler, yeni teknolojiler ve yeni antibiyotik kaynakları geleceğe dair umut vericidir.

Yeni antibiyotikler geliştirmek, hükümet yetkilileri, endüstri ve akademi çevrelerinin çok yönlü iş birliğini gerektiren zorlu bir süreçtir.