Bir zamanlar enfeksiyonlar çok kolay tedavi edilebiliyordu.
Köroğlu misali; “Antibiyotikler icat oldu, mikropların mertliği bozuldu!”
Ne yazık ki mikroplar (genelde bakteriler) antibiyotiklere karşı direnç geliştirerek yeniden enfeksiyon oluşturmaya başladılar.
Üstelik dirençlilik hali daha da gelişmeye ve kötüleşmeye devam ediyor ve bu süreç giderek daha hızlı gerçekleşiyor.
Bunun sonucu bakteriyel enfeksiyonlardan çok sayıda insanın ölmesi demek.
Antibiyotik ve enfeksiyon tarihine baktığımızda ilk dirençli bakterinin gelişmesi on yıllar sürmüştü,
ancak şimdi bakteriyel direnç sadece birkaç yıl içinde oluşabiliyor; bu durum, MRSA bakterisine
(Metisiline dirençli Stafilokok aures) adını veren metisilin ilacında da yaşandı.
Öyle anlaşılıyor ki gelecek yıllarda, enfeksiyon kapan basit bir yaranın ölümcül olabileceği gün gelecek ve çünkü elimizde enfeksiyonu tedavi edecek etkili bir antibiyotiğimiz olmaması ihtimali uzak değil.
Nasıl ki Antibiyotik çağından önce, bugün oldukça önemsiz olarak düşündüğümüz enfeksiyonlar
çok sayıda insanın ölümüne neden oluyordu, bugün ve gelecekte de bakteriler giderek daha fazla direnç geliştirdikçe, bu durumun tekrar yaşanacağı günler korkarım çok da uzak olmayabilir.
SÜPER BAKTERİLER ORTALIKTA
Antibiyotikler, bakteriyel enfeksiyonları tedavi etmek için kullanılan çeşitli ilaçlardır.
Etkilerini ya bakterileri öldürerek veya büyümelerini ve yayılmalarını engelleyerek gösterirler.
Günümüzde antibiyotikler, enfeksiyon hastalıklarında, cerrahide, organ nakillerinde, kısacası tıbbın pek çok alanında kullanılmaktadır.
Antibiyotiklerin zaferi tıbbi uygulamaları başarılı kılmış ve bir zamanlar ölümcül olan birçok bakteriyel enfeksiyonun tedavisini mümkün kılmışlardır.
Antibiyotikler tüm enfeksiyonlar için aynı etkiye sahip değildir.
Her antibiyotik grubu kendine özgü bir şekilde etki gösterir ve çeşitli bakteri türlerine karşı etkilidir.
Farklı antibiyotik sınıflarını ve etki mekanizmalarını anlamak, her enfeksiyon için doğru antibiyotiği belirlemek için gereklidir.
Ayrıca, doğru antibiyotiği doğru dozda ve uygun süre boyunca reçete etmek ve antibiyotik direncine yol açabilecek gereksiz veya uygunsuz, aşırı kullanımdan kaçınmak gerekir.
UYGUN ANTİBİYOTİK KULLANIM İLKELERİ
Antibiyotik kullanımında uygun ilkeler vardır.
Doğru antibiyotiği seçmek:
Bu, enfeksiyona neden olan bakteri türünü belirlemek ve o özgül bakteri türüne karşı etkili bir antibiyotik seçmek anlamına gelir.
Antibiyotik seçimi ayrıca hastanın yaşına, tıbbi geçmişine ve alerjilerine de bağlı olduğu unutulmamalı.
Uygun doz ve tedavi süresi:
Bu, antibiyotiğin doğru dozda ve uygun aralıklarla uygulanması, tedavinin belirtilen süre boyunca devam ettirilmesi anlamına gelir.
Bunlara uyulmaması antibiyotik direncine ve tedavi başarısızlığına veya nüksetmeye yol açabilir.
Antibiyotiklere alternatifler:
Virüs kaynaklı veya mantar enfeksiyonlarında antibiyotikler etkisizdir.
Bu tür hastalık saptanırsa veya düşünülürse antibiyotik reçete edilmemelidir.
Bu gibi durumlarda, antiviral (virüslere etkili) veya antifungal (mantarlara etkili) ilaçlar gibi alternatif tedaviler kullanılmalıdır.
Bazı hastalık durumlarında ise; bazı durumlarda dinlenme, sıvı alımı ve reçetesiz satılan ağrı kesiciler gibi antibiyotik dışı tedaviler yeterli olabilir.
LABORATUVAR TANI TESTLERİ
Enfeksiyona neden olan bakteri türünü belirlemeye ve en etkili antibiyotiği saptamaya yardımcı olan
kültür ve duyarlılık testleri gibi laboratuvar testlerini içerir.
Bu testler ayrıca tedaviye verilen yanıtı izlemeye ve gerekirse antibiyotik tedavisini ayarlamaya yardımcı olur.
Bu yolla hastanelerde enfeksiyon kontrol komitelerinin işlerini de kolaylaştırır.
DEVAM EDECEK
Next