Her sonbahar geldiğinde grip gibi solunum yolu hastalıkları konusu da gündeme gelir.

Tatilden dönüldü, okullar açıldı ve her yer kalabalık.

Toplu taşıma araçları, çarşı-pazar kalabalık.

Çevresel, sosyal ve biyolojik faktörler mikropların ortalıkta dolaşmasını kolaylaştırıyor.

Mikropların kolayca insanlara bulaşmasına zemin hazırlayan hem mevsim hem de ortam müsait.

Bu zamanlarda en çok ve hızlı virüsler dolaşır.

İnsandan insana bulaşan virüslerin nezle, grip.

Her yıl olduğu gibi bu yıl yeni dönem grip aşısı yaptırdım.

Çünkü yaş itibarı ile risk grubundayım.

Grip olup, zatürre gibi komplikasyonundan korkarım.

Elbette zatürre aşısı da yaptırdım.

Yaş grubuna mahsus eksik aşılarımı tamamladım.

Ama bazı kişiler mikroplarla kumar oynuyor.

“Bana bir şey olmaz!” diyor.

Aşıya karşı çıkanlar oluyor.

Bu tamamen onların kararı.

Elbette insanların seçenekleri mümkün, “Olmak ya da olmamak!” gibi.

“Benim bedenim, benim seçimim!” diyen, aşı yaptırmak istemeyen insanlar var.

Elbette beden özerkliğine hakları var ve bu, aşılar da dahil olmak üzere tıbbi tedaviyi reddetme hakkını da kapsar.

Ama aşı olmamanın da sonuçları var.

Onların genellikle bu tercihi yapmanın sonuçlarından muaf olmaları gerektiğine inanmaları, safça bir düşüncedir.

Bazı insanlar aşıyı reddederek tehlike oluştururlar.

Çünkü insanlar bulaşıcı hastalıktan ölüyor.

Aşı yaptırmamayı tercih eden kişiler, sadece kendilerini etkileyen bir seçim yapmıyor.

Bu durum hem kendilerini, beni ve çevredeki herkesi etkiler.

Çünkü aşılanmamış kişilerin bir virüsü taşıma ve bulaştırma ihtimali daha yüksektir; bu da diğer insanları doğrudan riske atar.

Aşı olup ancak aşıdan etkilenmeyen kişiler, aşı için tıbbi olarak uygun olmayan kişiler, bağışıklık sistemi zayıflamış kişilerin sadece aşı olmayanlara yakın olmaları bile onların ciddi hastalıklara ve ölüme yakalanma riskini artırır.

Bunun da ötesinde, aşılanmamış kişiler aşılanmış kişilere göre daha sık tıbbi yardıma ihtiyaç duyarlar ve daha uzun süre daha fazla sağlık hizmeti kaynağı tüketirler.

Bu durum sağlık sistemleri üzerindeki yükü artırarak diğer herkesin aldığı bakım kalitesini düşürür.

Aşılamaya dair kabul edilen genel düşünce; hastalıklara karşı korunmanın ve küçük bir yan etki riskini göze almanın, korunmasız kalmaktan daha iyi olduğudur.

DEVAMI VAR