Şehirler büyüyor, genişliyor.

Göç dalgaları 1980’ li yıllara gidelim.

Bir taraftan köyler boşalırken, öte yandan Ortadoğu’da bitmek bilmeyen savaşlar.

Mülteci akınları…

Başta sınır şehirleri; Kilis, Gaziantep, Urfa...

2050 yılına kadar dünyanın üçte ikisinden fazlasının kentsel alanlarda yaşayacağı öngörülmekte.

Şehirler biraz da insanlığın geleceğini temsil eder.

Bu yüzden şehirleri yaşanabilir hale getirmenin yollarını arama zamanı geldi çoktan.

Bu yoğun nüfuslu yerler, yenilikçilik, ekonomik büyüme, daha verimli altyapı, ulaşım, sanat ve kültürün yönetimi için büyük fırsatlar yarattı.

Ancak şehirlere güç veren bu nüfus yoğunluğu aynı zamanda yeni zorluklar da getirdi.

Her şehir şantiye, kentsel dönüşüm beldesi görünümünde olsa bile şehirler yeterli konut inşa etmekte zorlanıyor.

Nüfus artışıyla birlikte kirlilik artıyor ve

şüphesizhastalıklar daha hızlı yayılabiliyor.

Şehirler ölümcül kazalara yol açabilen otomobil, tren, bisiklet ve yaya trafiğini de yönetmelidir.

Trafik terörüne bir çare bulunmalıdır.

FİKİR FİKİRDEN ÜSTÜNDÜR

Dünyanın büyük şehirlerine yolum düştü.

Gidenler de biliyordur.

Dünyadaki şehirler ve yöneticileri sürekli olarak yukarıdaki sorunları nasıl çözeceklerine dair yeni fikirler üretiyor ve

tecrübelerdeniyor.

Yöneticiler için çoğu kez zorluk şu:

İyi fikirlerin ve örneklerin yayılmasını nasıl sağlarız?

Belediye başkanları bazen birkaç yüz kilometre ötedeki veya Dünyanın başka şehirlerindeki yönetici arkadaşlarından öğrenecekleri hiçbir şey olmadığı yanlış inancına kapılırlar.

Oysa her bir şehir yöneticisi örnek gösterilen şehirlere bir kez gidip yöneticileri ile fikir alışverişinde bulunmalı.

Oysa Türkiye’de- bırakalım Paris’i, Brüksel’i- örnek alınabilecek şehirleşme örnekleri var.

Mesela Eskişehir.

İçinden nehir geçen bir şehir.

Batman da öyle.

Bir an evvel Batman’da şehircilik konusunda sivil toplum kuruluşları işbirliği ve yerel yöneticilerin önderliğinde şehirleşme konusunda bir topluluk oluşturulması atılacak adımlar ve güzel fikirleri paylaşmak için iyi bir yol olabilir.

Şehir için iyi projeler hayata geçirilebilir.

Batman’da hayırsever pek çok insanın olduğu biliniyor.

Mesela, üniversitede bir şehircilik programın açılması için destek olabilirler.

Bu şehircilik programı ile şehirlerin iklim değişikliğine daha iyi uyum sağlama konularına ve kamusal sanat-kültür ve fuarcılık projelerini destekleyebilirler.

Şehirlerde pek çok sorun var,

Çözümleri de var elbette.

Belediye başkanlarının ve il yöneticilerinin ulaşımdan hava kalitesine, kamu yolsuzluğundan bulaşıcı hastalıklara kadar uğraşabileceği pek çok konu var.

SAĞLIKLI ŞEHİR, HUZURLU HAYAT

Hangisinden başlamalı?

1.Kamu binalarının daha enerji verimli olacak şekilde yenilenmesi

2.Mümkünse okul öğle yemekleri verilmeli, sürdürülebilir şekilde yetiştirilen ürünler ve etlerle tedarik etmek yolu seçilebilir.

3.Yolsuzluğu azaltmak için işletme ruhsatları ve diğer resmi izinler için sürecin dijitalleştirilmesi sağlanmalı.

4.Ürün satan yerel tüccarlar için soğuk hava depoları yapmak ve sağlamak.

5.Çocuklar için daha fazla yaz eğitim programı yapılabilir. Çocuklar derelerde, süs havuzlarında yüzmek yerine sıhhi ve güvenlikli havuzlar inşa edilebilmeli.

6.İhtiyaç sahibi insanları, yardıma ulaşmalarına yardımcı olabilecek komşularla buluşturmak.

Unutmayalım hayırseverlik Anadolu’nun kadim bir uygulamasıdır.

7.Kamusal alanlarda sigara yasağı ve diğer dumansız bir hava politikaların benimsenmesi ve sürdürülmesi.

8.Trafik kazalarını önlemek için hız sınırlarının düşürülmesi çok önemli.

Şimdilik bunlar kafama takılanlar.

Şehirler güzelleşmeli, yaşanabilir  bir yer olmalı, insanlar mesut olmalı.

Çok şey mi dillendirdik?