Batman, henüz 100 yıllık bir şehir değil. 85-90 Yıllık bir şehirdir ama bu süreçte; nahiyeden beldeye, beldeden ilçeye, ilçeden ‘il’ olmaya giden bir zaman diliminde Batman koca bir köyü ya da şirin bir petrol kasabasını andırıyordu 20-30 yıl öncesine kadar.
20-30 Yıl öncesine kadar Batman’a gelen konuklar aynen şu değerlendirmeyi yaparlardı: “Batman hâlâ köy görünümünde olan bir kent. Her ne kadar petrolün başkenti olsa da Batman’ın köy görünümünden uzaklaşabilmesi zaman alacak.”
O ESKİ GÖRÜNÜMDEN UZAKLAŞIYORUZ
“Batman, köy görünümünden uzaklaşıyor artık.”
Bu değerlendirmeye katılmamak elde değildi bir zamanlar.
Konuklarımız, Batman’ın fiziksel durumunu, köşelerimizde yaptığımız yakınmalardan daha farklı algılıyordu.
Aslında Batman’da bir şeylerin değişsin diye önemli mesajlar veriyorlardı.
Kuşkusuz ilk petrolcüler, TPAO yerleşkesinin olduğu sitede bazı projeleri hayata geçirdiler. Ancak bir türlü şehir merkezi, eski kent merkezini idare edenler orada gördükleri mamur durumu kente taşıyamamışlardı.
Bu da not etmemiz gereken ayrı bir gerçeğimiz.
Bir zamanlar, daha doğrusu 1990’lı yılların başında Batman büyük bir kasaba görünümünde bir kentti.
1990’da ‘İl’ olduktan sonra bir şeyler değişebildi ancak…
150 Bin nüfuslu ilçeden 550 bin nüfuslu Batman’a gelmek kolay olmadı.
Ne yazık ki Batman, geçmişten kaynaklanan bazı ihmaller yüzünden çok gerilerde kalan bir kent olmuştu.
Yaşanabilir iller sıralamasında da bir hayli geride sayılmıştı.
Üniversiteler arasında da Batman geri sıralarda.
2000’lerde bu şehirde üniversite sıralamasında Batman ilk 20’deydi.
Tabii geçmişten kaynaklanan birçok sorun var.
1990’a kadar bağlı olduğu Siirt, yatırımların çoğunu kent merkezine kaydırınca; burası hem sağlık sektöründe hem de derslik başına düşen öğrenci sıralamasında bir hayli gerilerdeydi.
O ALGI YAVAŞ YAVAŞ DEĞİŞİYOR
Özellikle 1990 öncesinde Batman birçok yatırım alanında geri kalmıştı.
Turizm yatırımında da gerideydik maalesef.
1990’a kadar antik Kent Hasankeyf, komşu il Mardin’in ilçesiydi.
36 Yıldan beri Batman’a bağlı.
Bu antik kentimizde bu şehrin turizm potansiyelini değerlendiremeyince komşu il Mardin ve ilçesi Midyat, Batman’ın turizminden faydalanmasını bildi.
Aslında sorunları daha da sıralayabiliriz.
Batman’ın girişindeki tek şeritli yollar ve şehir girişindeki kavşaklar daracık labirentler gibiydi.
Hemen her gün o kavşak ve tek şeritli yollarda yaşanan kazalarda ölümlü vakalar olurdu. Ulaşım yollarının yetersiz ve istenmeyen düzeyde kalması şehrin geride kalmasında bir etken olduğunu belirtmeliyim.
Batman-Diyarbakır yol güzergahındaki Batman Çayı ile Diktepe güzergahındaki mezra bölümünde 8-9 kilometrelik yol yeni yeni tek şeritten kurtarılıyor.
Tabii Batman’ın içinden ve çok yakınından geçen Batman Çayı’nın bile değeri bilinmiyordu.
O akarsu etrafında bir zamanlar şehrin ne kadar atığı varsa o bölgeye atılıyordu.
Yine şehrin atık sularının aktığı Batman Çayı, bir zamanlar zehir saçan bir akarsuydu.
Aslında Batman büyük şehir olma yolunda ilerliyordu ama yılların ihmali nedeniyle hep kasaba görünümünde kalmıştı.
Kuşkusuz son dönemlerde yeni çevre yolları, şehrin giriş yolları ve artık hafif raylı sistem projesinin devamı olarak bilinen Bat-Ray’ın, bu şehrin gündeminde olması Batman’ın önünü açıyor.
Bu şehir 100. yılına henüz ‘merhaba’ diyemedi.
Yüz yılın arifesindeyken artık Batman’ın kasaba görünümünden uzaklaşıp modern bir şehre ‘merhaba’ diyecek olması umut veriyor.
Umarız projeler hızlanır…
******
SON SÜRECE DESTEK VERENLER ARTIYOR
Çerçeve Yasası’nın çıkmasıyla birlikte STK’lar başta olmak üzere birçok kesim büyük destek veriyor.
Gerek iş dünyası, gerek esnafa yönelik ziyaretlerimizde de Çerçeve Yasası’yla ilgili söylemlere kulak verdik. Esnafın ve bazı iş dünyası temsilcilerinin görüşlerini dinleme imkanı bulduğumuzda hemen herkesin Çerçeve Yasası’na destek verdiğini görüyoruz.
Hafta sonu da Sason ilçesinde farklı kesimleri dinledik.
Geçmişteki olaylardan arınmış bu 1.5 yıldan beri son bulması ve demokratik açılım sürecin ‘Çerçeve Yasası’yla şekillenmesi birçok kişiyi umutlandırmış.
Sohbet ettiğimiz Sason ilçe meydanında bazı tanıdık esnaflar ve eski geçici köy korucuları konuşuyordu:
“İstediğimiz manzara da buydu. İstenilen tabloyla karşı karşıyayız. Artık Meclis’te sorun çözülüyor. Bir buçuk yıldır herhangi bir olaya tanık olmadık, herhangi bir olay yaşanmadı. Gecenin geç saatinde bile istediğimiz gibi geziyor, seyahat edebiliyoruz. Çok güzel bir ortam var.”
Çerçeve Yasası’nın çıkması kuşkusuz önemli bir adımdı.
Atılan bu demokratik adımlar Kürt sorununun çözümünde de etkili olacak mutlaka.
Hep isterdik ki; kimsenin burnu kanamasın, ülkemize barış hakim olsun, coğrafyanın adı artık olaylarla anılmasın, herkes mutlu olsun.
Çerçeve Yasası’yla ilgili birçok STK’nın basın açıklaması yerel gazetelerin manşetlerine yansıyor. Herkes son süreçten umutlu ve atılan bu önemli adımın birçok kişi tarafından da desteklenmesi, bölgeye gerçekten özlenen bir atmosfer getirmiş.
Sağlıkla kalın, Batman Çağdaş’la kalın...
Next