Hafta sonları mümkün olduğunca kırsala çıkıyoruz. Neden derseniz? Çünkü kırsalda her şey var. Şehirde ise bilindik manzaralar. Hemen hemen aynı hengame ve aynı gürültüler karşısında kırsaldaki o güzel tabloyu, daha doğrusu mutluluğu kaçırıyoruz. Batman Çağdaş, yayın hayatına girdiği günden bugüne kadar mümkün oldukça hem kırsalın hem de oradaki yerleşimlerdeki gelişmeleri okurlarıyla paylaşmaya çalıştı.

Elbette şehrin merkezdeki sorunları da önemli. Fakat kırsaldan Batman coğrafyasına baktığımızda çok farklı bir tabloyla karşılaşıyorsunuz. Hafta sonu yine Batman’ın dağlarıyla ünlü ilçesi Sason’daydık. Bugün heybemizde, Sason ilçesinden size ulaştırmak istediğimiz mesajlar var?

SASON KIRSALININ KIVRIMLI YOLLARI

Son süreçle birlikte, hafta sonu 2978 metre yükseklikteki Mereto Dağı’na uzanan kıvrımlı yollarda, atmosferi değişen ovanın ve bu coğrafyanın farklı insanlarıyla oturduk.

Bal üreticisinden korucuya, esnaftan çiftçiye kadar hemen herkesin son süreçte yaşadığı heyecanı öğrenmeye çalıştık.

Son süreç kırsalda çok farklı bir heyecan yaratmış.

Neden derseniz?

Bir kere bal üreticisinden köy korucusuna kadar hemen herkes süreçten oldukça mutlu.

Yıllarca ailesinin geçimini bal üreticiliğiyle yapan Yıldız Mahallesi’nden Mirzeydin Cengiz’le konuşuyoruz.

Mirzeydin Cengiz, 60 yaşında.

Çocuklarıyla birlikte bal hasadına başlamış, bahçesine kurduğu çadırda bal süzüyor.

Bir taraftan da bize süreci anlatmaya çalışıyor.

Derince grup köy yolundan Mereto Dağı’na kadar uzanan yolun yapımında emeği geçen Vali Ekrem Canalp’a özellikle yazmamızı istediği bir sözü hatırlatıyor:

“Biz daha önce Mereto eteğine kovanlarımızı getirmek için katırla yolculuk yapardık. Şimdi asfalt yolla 15-20 dakikada kendimizi Mereto Dağı’nın eteklerinde buluyoruz. Biz balcılara Vali bey büyük bir imkan sağladı. Bu konuda müteşekkir olduğumuzu belirtelim.”

Söz baldan açılmışken Ekinli Köy Muhtarı Hayrettin Cengiz de sohbetimize katılıyor.

Son sürecin o kadar büyük bir etki yaratıp, büyük bir değişim oluşturduğunu, Sason’un kuş uçmaz kervan geçmez dağlarını işaret ederek; “Bakın görüyorsunuz etrafımızda Zover, Helkis, Cobet, Mereto, Zore ve Cıfırna dağları var.Birkaç yıl öncesine kadar bu dağlara çıkmak meseleydi. Çünkü yaylalar yasaklıydı. Haliyle biz arıcılar da istediğimiz üretimi elde edemiyorduk. Şu anda Sason’da 400 aile geçimini baldan sağlıyor. Geçen yıl bu dönemde 201 ton bal üretimi olmuştu. Bu yılın Kasım ayına kadar beklediğimiz rekolte 300 ton civarında. İşte sürecin bal üreticilerine yaptığı katkıyı görüyorsunuz” diye duygularını ifade etti.

*****

Sasonlu Koruculari

KORUCULARIN BEKLENTİLERİ

Batman ilçeleri arasında en fazla korucunun olduğu bölge kuşkusuz Sason’dur.

Kadrolu ve geçici kadro statüsünde 1200 kişinin olduğu Sason’da herkesin gözü şu günlerde gelecekte koruculuk sisteminin nereye evrileceğinde.

Korucuları dinledik, esnafı dinledik.

Hepsinin ortak beklentisi, önümüzdeki süreçte korucuların da kamu kuruluşlarına geçiş yapması.

Bir zamanlar, özellikle 90’lı yılların başında Sason meydanına gittiğinizde korucular uzun namlulu silahlarıyla gezerdi. Göreve giderken kahvede oturup sohbet ederdi ama silah da yanı başındaydı.

İlçede oturanların üçte birinin geçimi koruculuktu.

Bir buçuk yıldan beri barış süreciyle birlikte artık o görüntüleri göremiyorsunuz.

Sason meydanında sohbet ettiğimiz Yücebağ Güvenlik Korucuları Derneği Başkanı Yunus Bozkurt, süreçle herkesin rahat bir nefes aldığını söylüyordu:

“Kuşkusuz bizim de özlemimiz bu günlerdi. Bu süreçten herkes memnun. Biz devletimize güveniyoruz. Her konuda da devletimizin yanındayız. Ailemde de şehitler oldu ama artık hepimiz için yeni bir süreç başladı. Çocuklarımız, özellikle dağlarda gençlerin artık silahla değil, yeni istihdam alanlarında iş bulmasını istiyoruz. Tabii ki koruculuk adının da değişmesini istiyoruz. Özellikle kamu kuruluşlarında bir görevli olarak artık kalan hizmet süremiz içinde çalışmak istiyoruz.”

15 yıl süreyle Ekinli Köyü’nde geçici köy koruculuğu yapan Sadi Bulgan da sohbetimizi dinliyordu. Ardından o da sohbete katılarak: “İnanın 15 yıl süreyle ben de gönüllü köy koruculuğu yaptım ama artık ‘Terörsüz Türkiye’ süreciyle birlikte hepimiz rahatladık, huzur bulduk. Çerçeve Yasası çıktı, gelişmeleri takip ediyoruz. Biz de yıllar önce köylerde nöbet tuttuk. Gönüllü köy korucusu olduğumuz için hiçbir özlük hakkından yararlanmadık. Eğer korucular için bir çalışma yapılırsa, gönüllü köy korucuları da unutulmamalı.”

Sason bir zamanlar en fazla korucunun olduğu ilçeydi.

Şimdilerde köylüler ve ilçe sakinleri, artık tarlada ve Mereto Dağı’nın zirvesinde ekmek mücadelesi veriyor.

2973 Metre yükseklikteki Mereto Dağı’na çıkınca bambaşka bir manzara karşımızdaydı.

Özel idarenin yaptığı sosyal tesisler tamamlanırsa; buraya yerli ve yabancı turistler de gelecek.

Yine dağın zirvesindeki Meryem Ana Kilisesi restorasyonu tamamlandıktan sonra Avrupa ülkelerinde yaşam sürdüren Ermeniler gezi rotalarına Sason’u da ekleyecek artık.

Daha geçen ay buraya yurt dışından hatırı sayılır bir sayıda konuk gelmiş.

Yine önemli bir etkinlik bu dağın zirvesinde gerçekleşmiş.

Şehir merkezine göre çok serin olan Sason-Mereto Dağı’na veda etmeden zirveden Batman’ı, Diyarbakır’ı, Muş’u ve Bitlis’i görebildik.

Sason Dağı mükemmel bir yer.

Yaz sıcağında sığınacağınız serin bir yerdir.

Gitmenizi tavsiye ederiz.

SASON’UN ZİRVESİNDE YENİ UMUTLAR

Dağın eteklerinde Puşeng Yaylası’na konuk oluyoruz.

Puşeng Yaylası’nda yıllar önce Erdemli ve Örenağıl köyünden tanıdığımız rahmetli Hasret Baran’ın torunu karşımıza çıktı.

19 Yaşındaki Arda Baran, dedesini anlattığımızda hemen bizi tutup taşlı ve kayalıklardan oluşan yayla evine getirdi.

Biliyorsunuz; yayla evlerinin üstü o bölgenin bitkisinin yapraklarından oluşur. Etrafı ise taş ve kayalıklarla çevrilidir.

İki ay süreyle burada kalan besiciler, mükemmel havayla süt ürünlerini üretiyor.

Liseyi yeni tamamlayan Arda Baran hemen bize hazırladıkları ayranı ikram etti. Peynir ve diğer süt ürünlerini de sofraya getiren genç Arda: “Ağabey, ben Sason Lisesi’ni tamamladım. Kardeşim ise daha ilkokulun ortaokul bölümünde. Biz de okumak istiyoruz. Öğretmen olmak isteyen kardeşlerim var. Ben de mühendis olmak istiyorum ama aynı zamanda koyu bir Petrolspor’luyum” diyordu.

İkramlarında ve misafirperverliklerinde yüreklerini de sofraya koyan Sason’un köy ve mezralarına bir konuk olun deriz.

O bölgedeki insanın size göstereceği ilgi ve yakınlığı unutamayacaksınız.

Kırsalda aydınlatma ve su sorunu yaşamayan o besiciler, buluşlarıyla herkesi kıskandıracak çalışmalara imza atmışlar.

Taşlı evlerin aydınlatma sorununu güneş enerji panelleriyle sağlayan o köylüleri kutlamak gerek.

Telefonlarını güneş enerjisi panellerinden şarjlar ediyorlar.

Kaynak sularının bol olduğu Mereto eteğinde, halen erimeyen kar suları da bir yerde onların içeceği ama yanı başlarındaki erimeyen kar da bir yerde onların can suyu idi.

Buz gibi havada Puşeng Yaylası’ndaki göçebe besiciler çok mutlu.

Arıcılar, korucular ve vatandaşlar… Mereto’da serin esen rüzgarla, bir buçuk yıldır esen barış havası da bu serinliğe destek oluyor.

Herkes Sason’un eteklerinde esen barış rüzgarına sımsıkı sarınarak gelecekten bir başka umutlu olduklarını dile getiriyorlar…

Sağlıkla kalın, Batman Çağdaş’la kalın…