*TPAO’nun henüz kurulmadığı dönemlerde ‘Kara Altın’ı gün yüzüne çıkaran kurum, Maden Teknik Arama Enstitüsü’ydü. 1947 Yılında Kara Altın’ın başkenti olan Batman’da ilk kuyu MTA tarafından ‘Raman-8’ petrol kuyusu açılmıştı. Ki bu kuyudan halen petrol üretimi yapılıyor. Ardından Batman’ın çevresindeki petrol dağlarında açılan yüzlerce kuyudan milyon tonlarca varil ham petrol üretiliyor…

*Batman’ın TPAO’dan, ülke ekonomisine büyük katkısından dolayı, haliyle beklentisi de büyüktü ama günümüzde bünyesindeki bir çınar ağacı gibi köklü olan futbol kulübünden desteğini çekmesi kabul edilecek gibi değil. Bunun nedenlerini yazmaya devam edeceğiz. İyi ki Batman’ın Fernas gibi bir markası var. Bu firma olmasaydı, Batman’ın 2. Lig temsilcisi Petrolspor ortada ve sahipsiz kalacaktı…

PETROLÜN BAŞKENTİ BATMAN’DIR
1930’lu Yılların sonlarında bu coğrafyada ‘Kara Altın’ın izinden gidenler, Suriye sınırına kadar geniş bir yelpazede sismik araştırması yapmıştı.

Türkiye’nin ilk petrolcüsü Eyüp Cevat Taşman ve ekibi, ilk petrol kuyusu olan Şırnak-Basbirin’den Raman’a, Raman’dan Garzan’a, Garzan’dan Reşadiye’ye olan bölgede Kara Altın’ın tarihini yazmıştı. 

Meymune boğazındaki şark petrollerinin bölge binası, dönemin Cumhurbaşkanları,  Başbakanları ve Devlet Bakanlarını da ağırlamıştı.

Neredeyse 80 yıl öncesinde ‘Kara Altın’ı keşfedenlerin ayak izlerini Batman’ın etrafını saran petrol dağlarında görebilmek mümkün ama günümüzde ne yazık ki emektar sahalar ve petrolün keşfedildiği şehir unutulmuş gibi bir his uyandırıyor.

Umarız yanılıyoruzdur. 

Geçen Pazar Kanal-7’de Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’ın söyleşisi vardı.

TPAO Batman Bölge Müdürlüğü’ne bağlı İl’lerde 40 bine yakın petrol üretimi söz konusu ama nedense Batman’a fazla yer verilmeden Şırnak’taki petrol sahaları gündemdeydi o programda.

Şırnak’taki sahaları da keşfeden kuşkusuz Batman’ın petrol emekçileridir.

Cudi, Gabar gibi sahaları 1990’lı yıllarda keşfeden yine Batman’ın emektar petrolcüleriydi.

Neredeyse 80 yıldır Kara Altın’ı gün yüzüne çıkaran Batman’ın verdiği emek ortada.

Bu şehrin unvanı olan ‘Kara Altın’ın başkentine 1990’lı yıllarda Adıyaman da talipliydi ama  Adıyaman’daki o kuyuların çoğu suya dönüştü ve petrol üretimi Batman’ın çok gerisinde kaldı.

1960’lı Yılların başında ‘Sosyal Sorumluluk’ projesi kapsamında  TPAO birçok aktivitelere imza atmıştı.

Bu açıdan bakıldığında ülkenin yegane kurumu olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.

TPAO orkestrasındaki Türkiye’nin sayılı sanatçıları ve Türkiye’nin Milli Güreşçileri de TPAO’nun bünyesindeydi.

Petrolspor futbol kulübü ise büyük başarılara imza atmıştı.

80 Yıldır petrol üreten bu şehrin tek profesyonel kulübüne bile ne yazık ki TPAO gibi dev bir kuruluşun sahiplenmemesi  daha doğru bir tanımla, en iyi oyuncuyu saha kenarında bekletmesi herkesi derinden sarsmıştı.

Kara Altın’ın üretildiği şehiriz ama ne yazık ki dev bir kuruluş bünyesindeki futbol kulübünden bile desteğini çekmesi ne talihsiz bir durum…

FERNAS OLMASAYDI…
Sadece Türkiye’de değil uluslararası arenada girdiği birçok alanda başarılı olan Batman orjinli Fernas, dünyanın birçok ülkesinde yaptığı başarılı işlerde kendini kanıtlayan bir firma.

İyi ki Fernas var.

Aksi takdirde Batman’ın tek profesyonel kulübü ortada kalırdı.

Biz sitemlerimizi de teşekkürlerimizi de aynı duyarlılıkla dile getirmekten kaçınmayacağız.

Fernas’a Petrolspor’u sahiplendiği için tekrar teşekkür ediyoruz. 

Geçmiş dönemlerde de bu kulüp, büyük sorunlar yaşadı.

10 Yıl aradan sonra TPAO’nun kısa bir süreliğine bünyesine aldığı Kırmızı-Beyazlı ekip; geçen yıl şampiyon olmayı başarmıştı ama sadece TPAO değil bir o kadar da Fernas destek vermişti.

Her ne kadar güçlü bir şekilde duyulmadıysa da 30 yılı aşkındır Petrolspor’a iş insanı Muzaffer Nasıroğlu’nun verdiği desteği kimse inkar edemez.

1990’lı Yıllarda bile 2. Lige yükseldiğinde başarılı iş insanı Nasıroğlu’nun Petrolspor’a verdiği desteğe dönemin TPAO’nun üst düzey yöneticilerinden teşekkür yağmıştı.

İşte yeni bir futbol sezonundayız.

Yine Fernas tek başına Kırmızı-Beyazlı ekibi üstlendi.

Şu günlerde de kulübü layık olduğu bir üst lige çıkarabilmenin çalışması var.

Transfer dönemindeyiz.

Tüm futbolseverlerin gözü, iç ve dış transferlerde.

İyi bir ekibin oluşması için yoğun bir mesai var.

Nasıroğlu ailesinin Batmanlı futbolseverlerden tek isteği var o da; manevi destek.

Batmanlıların bu desteği içtenlikle vereceğine inancımız sonsuzdur.

Geçenlerde iş insanı Muzaffer Nasıroğlu ve Milletvekili Ferhat Nasıroğlu’nun da mesajı dikkat çekiciydi: “Hiç kimseden kulübe maddi destek beklemiyoruz. Tek isteğimiz bu sezon manevi destektir. Birlik beraberlikle Batman’ı bir üst lige çıkarmamız zor olmayacaktır. Yeter ki bu süreçte futbolseverler ve Batman halkı herkesin takımı olan Petrolpor’un yanında olması.”

Bu temenniye katılmamak elde değil.

64 Yıllık mazisi başarılarla dolu Batman Petrolspor’un bir zamanlar grubunda olan Iğdır, Çorum ve Bodrum futbol kulüpleri gibi bir üst ligde yer almasıdır.

MEYDAN’IN SİMASINI KAYBETTİK

Mehmet Atayan, yakınlarının affına sığınarak lisede okuduğu yıllarda zekasıyla Batmanlıların gönlünde edindiği bir lakap almıştı.

Atayan, doğduğu Meydan Mahallesi’ni son nefesini verinceye kadar terk etmedi.

68 Yaşındaki Atayan, Batman Lisesi eski mezunlarındandı.

Batman Lisesi’nin kurucu Müdürü Gülpaşa Sezer’in, 1970’li yıllarda mezun ettiği öğrencilerden biri de Atayan’dı.

Atayan, tek başına sessizce, kimseyi rahatsız etmeden yaşamayı severdi.

Uzun bir süre önce Batman Çağdaş’ın ‘Nostalji’ köşesinde yayınlanmasını istediği eski kareleri önümüze getirip bırakmıştı.

Hiç unutmuyorum…

5-6 Yıl önceydi.

Atayan, eski Tekel Caddesi’nde bizi görünce yanımıza yanaştı, eski günleri anlatmaya başlayınca hüzünlenip durdu:

“Batman Çağdaş’ın Nostalji köşesini kaçırmamaya gayret ediyorum. Arşivimde gençlik yıllarıma ait ve Batman Lisesi döneminde hiç unutamadığım arkadaşlarımın kareleri var. Yakında bu kareleri de kayda geçmesi için size teslim edeceğim.”

Atayan, Meydan Mahallesi’nin eski Muhtarı Erdoğan Atmaca’nın eski ofisinde arşivinden çıkardığı siyah-beyaz kareleri bize teslim ettiği günü dün gibi anımsıyorum.

Birkaç yıl önce Nostalji köşesinde çıkan fotoğrafların gazetelerini de alan Atayan, şunları söylemişti;

“Bugün varız, yarın yokuz. Meydan’dan bir Mehmet Atayan geçti diyecekler.”

Geçen Pazar ikindi saatlerinde Mehmet Atayan, yaşama gözlerini yumdu.

Bir süredir Akciğer rahatsızlığı vardı.

Nefes darlığı çeken Atayan, tüm müdahalelere rağmen kurtarılamamıştı.

Liseli yıllarda zekasıyla lakabı da olan Atayan, kendi halinde Meydan’ın sessiz bir simasıydı.

Özetle; Batman sembol isimlerden birini daha kaybetti.

Mekanı cennet olsun.