Sosyal yaşam hareketliliği; çok hızlı, bilinmez ve öngörülemezdir. Bu üç kavramı yan yana getirdiğimizde, dengeyi tutturabilmenin zor olduğu görülüyor ama deneyimler, hatalar ve sosyal bilimler, bu dengeyi sağlamak üzere gerekli derslerle doludur.
Tarihte trajedilerin komediye dönüştüğü çok görülmüştür ama komedinin trajediye dönüştüğü görülmemiştir. Bütün mesele hayatı komedi tadında yaşanılır kılmaktır. Bu ülke, bu topraklar yeterince trajedi yaşadı, el ele tutuşup güzelliklere doğru adım atmanın ve hayatı bahar tadında yaşamanın tam zamanıdır şimdi.
*2004 Yılında dönemin Batman Valisi, eski İçişleri Bakanı Efkan Ala idi. Belediye Başkanı ise Hüseyin Kalkan’dı. Eski Başkan Kalkan, Sanat Sokağı’nı Batman’a kazandırmıştı. Büyük bir kalabalıkla açılışı yapılan Sanat Sokağı hizmete açılmıştı. O törende öngörüsüyle her zaman havayı yumuşatan eski Vali Ala, dönemin Emniyet Müdürü ile bazı gençler arasındaki tartışmaya da anlamlı bir mesajla noktalamıştı; “Sesler ve renklerden korkmayın.” Basitçe kurulan ve dile gelen bu cümle, muhtemelen olabilecek trajediyi önlemişti o zaman. İyi bir lider, iyi bir yönetici; ilerisini görüp ona göre hızlı karar alabilen kişi değil mi zaten.
NEREDEN NEREYE
1993 Yılında Batman Valiliği yapan Zeki Şanal, döneminde Batman’ın güzergâhları sinyalizasyon sistemine kavuşturulmuştu. Trafiğin dünya renkleri yeşil, sarı, kırmızı hâlen kavşaklarda yanıp sönüyor.
Bu üç rengi yan yana gören o dönemin bazı yöneticileri, ‘Yeşil’ rengi ‘Mavi’ye dönüştürmüştü.
O karar bugün komedi olarak anılıyor!
Hürriyet Gazetesi’ne o dönemlerde de ‘Trafikte renk değişikliği’ diye yansıyan o haberim etkili olmuştu.
‘Mavi’ renk doğal rengi olan yeşile tekrar dönüştürülmüştü…
ALA’NIN O UYARISI
2004 Yılında Batman eski Belediye Başkanı Hüseyin Kalkan, eski Batman Lisesi Caddesi’ni Sanat Sokağı’na dönüştürmüştü.
O gün organize edilen festival, Sanat Sokağı’na dönüştürülme ve diğer etkinlikler, günlerce yaygın basının gündeminde de yer almıştı.
Sanat Sokağı’nın açılışına protokol tam kadro katılmıştı.
Bir de kalabalık bir kitle Sanat Sokağı’nın açılışındaydı.
Dönemin Batman Valisi eski İçişleri Bakanı Efkan Ala idi.
Batman Emniyet Müdürü de Tahir Bayındır’dı.
Açılış öncesi bazı gençler ile güvenlik görevlileri arasında ufak bir itiş kakış oldu.
Bazı konuklar açılış öncesinde yaşanan o tartışmaya tanık olmuştu.
Emniyet Müdürü Bayındır, koşturdu.
Vali Ala’nın kulağına bir şeyler fısıldadı;
O gençler “Biji Aşiti” Kürtçe slogan atmıştı.
Yani; yaşasın barış diye.
Öngörüsüyle bilinen ve Batman’dan sonra o zamanlar Diyarbakır’ı da normalleştiren Efkan Ala, protokolün de bulunduğu bir ortamda çok önemli bir mesaj vermişti;
“Biz de barış diyoruz. O slogandan bir şey olmaz. Kürtçe attıkları slogan Türkçe ‘barış’ demektir. Biz de barış diyoruz. Sakın seslerden ve renklerden korkmayın” diyerek, renklerin ayrıştırıcı yönüne değil, birleştirici gücüne atıf yapmıştı.
Ala’nın o mesajı Batman’da günlerce konuşulmuştu ve herkesin takdirini toplamıştı.
TRAFİK RENKLERİ
Yaklaşık 50 yıllık gazetecilik mesleğimde unutamadığım bir haberim daha var.
Batman’ın ‘İl’ oluşunun üzerinden henüz 2 yıl geçmişti.
Batman Valisi de Zeki Şanal’dı.
Sağ olsun, hâlen görüştüğümüz eski Vali Şanal’ın Batman’a olan tutkusu bir başka.
Her zaman “Batman ikinci memleketim” der.
Çünkü Şanal, Batman’da ilk valilik görevini yapmıştı.
Batman’ın Turgut Özal Bulvarı başta olmak üzere bazı kavşak ve bulvarlar, trafik sinyalizasyon sistemine kavuşmuştu.
Yeşil, sarı, kırmızı…
Bu üç renk yan yana geldiğinde o dönemin bazı yöneticilerinin aklına farklı bir şey gelmişti.
Hemen ‘yeşil’ olan renk maviye dönüştürülmüştü.
Sürücüler, o renk karşısında şaşkınlığını gizleyememişti.
O haberi Hürriyet Gazetesi’ne servis ettiğimde birinci sayfanın manşeti olmuştu.
Hatta o dönemlerde Hürriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ertuğrul Özkök, o renk meselesini köşesinde de taşımıştı.
O dönemler TRT dışında birkaç özel TV kurulmuştu.
Rahmetli Turgut Özal, TV’lerin yaygınlaşması için de talimat vermişti.
O haberimiz de TV’lere yansımıştı.
Maviye dönüştürülen o renk, birkaç gün sonra tekrar yeşile dönmüştü.
Trafikte dünya standartlarındaki renkler bile abartılarak anlamsız bir refleksle değiştiriliyormuş.
BENZER BİR OLAY DA DİYARBAKIR’DA
Komşu Diyarbakır-Amedspor, bu sezon Süper Lig’e çıktı.
Amed’i Süper Lig’e taşıyan futbolcuların başında eski GS’li Mbaye Diagne vardı. Bu futbolcu şampiyonluktan sonra ülkesi Senegal bayrağını açıyor.
Şampiyonluğu kutluyor ve ne acı ki yukarıda da değindiğimiz olayların benzeri, birileri gelip onun bayrağını elinden almaya çalışıyor.
Diagne’nin şaşkınlığı yüz ifadesine yansıyor.
Dili yok, izah yok, sadece müdahale var.
O an birileri çıkıp “Bu Senegal bayrağı” diye bağırmasa, komedi sayılacak bir durum gözaltı, ifade, tutanak ile bir futbolcunun sevinci bir anda şüpheli işleme dönüşecek ve belki de trajediye dönüşecekti.
Bize göre dikkatli olunması gerekli nokta, birbirine bu kadar yakınlaşmış olan komedi ile trajedi arasındaki çizginin birbirinden olabildiğince uzaklaştırılmasıdır.
Bu yüzden görevli ya da ilgililer
Özellikle toplumsal konularda görev alanlar, daha dikkatli olmalı.
Bu üç olayı alt alta yazdığımızda ortaya trajikomik dediğimiz ama aslında üzücü bir tablo ortaya çıkıyor.
Bilmem yanılıyor muyuz?
Eski İçişleri Bakanı Vali Ala’nın; “Seslerden ve renklerden korkmayın” cümlesini şiar edinerek, renklerin ruhu ve gözü okşayan güzelliğinin tadını yaşayalım…
Sağlıkla kalın, Batman Çağdaş’la kalın…
Next