Dün gece rüyamda;
Gökyüzü pırıl pırıl.
Ortalık bayram havası, İnsanlar mesut-mutlu-neşeli.
El ele tutuşmuşlar, şarkılar söylüyorlar hep beraber.
Halaylar çekiliyor, bir o yana bir bu yana…
Ben de kaptırmışım…
Rüya işte deyip.
Böyle bir havayı kim istemez.
Keşki rüyalar gerçek olsa!
Bu yıl umudumu koruyacağım rüyadaki gibi olmak için.
Sürekli olumsuz haberlere bakmaktan, duymaktan gına geldi.
Elbette kaçınacağım.
Sürekli aynı şeyleri okumaktan vazgeçeceğim.
Hayatımı renklendireceğim.
Daha çok gezeceğim.
Daha çok sosyal birlik içinde olacağım.
Her şey ruh sağlığımı korumak için elbette.
Yoksa insanın “kafayı yemesi” kaçınılmaz.
Geçen yılı bir düşünelim;
O kadar çok maruz kaldım ki;
Birbiri ardına gelen moral bozucu sosyal medya paylaşımları.
Aynen “kötü haber tez yayılırı” doğrularcasına.
Daha güzel şeyler yapmak dururken, planladığım şeyleri-spor yapmak, yürüyüş, mutfak işleri, torunlarla parkta oynamak- gibi kendimi oyalayacak işler varken ne demeye takılırım can sıkıcı sosyal medya paylaşımlarına.
Böylece hayatım kısıtlanıyor ekranlarda.
Sağ olasıca arkadaşlarım da “felaket tellalı” sanki.
Nerede moral bozucu haberler varsa paylaşırlar.
Bu memlekette hiç umut verici gelişmeler yok mu ki?
Merak ediyorum hep; Bir kere başladıktan sonra olumsuz haberlere odaklanmayı bırakmak neden bu kadar zor?
Bu olumsuz kısırdöngüyü kırmak, ondan kurtulmak için ne yapabilirim diye kafa yordum.
KIYAMET GÜNLERİ
COVID-19 pandemisinin ilk günlerinde çoğumuz evlerimize kapanmıştık ve eğlenmek için büyük ölçüde telefonlarımızın, bilgisayarlarımızın ve televizyonlarımızın esiri olmuştuk.
Haberlere göre kıyamet kopuyordu.
Ölen ölene!
Sanki hayatın sonuna gelmiştik.
Bağımlısı olduğumuz cihazlar bizi yaşam tarzı kısıtlamaları, bu kısıtlamalara karşı protestolar, tedarik zinciri sorunları, boş market rafları, kötü davranışlarda bulunan insanlar ve elbette sürekli artan ölüm sayısı hakkında o kadar olumsuz bilgiye maruz bıraktı ki.
İlk günlerde büyük bir belirsizlik vardı.
Ne olacak bu insanlığın hali dedik.
Bu durum birçoğumuzu sürekli olarak
Belirsizliği aydınlatacak bilgiyi aramaya itti.
Ancak hiçbir bilgi miktarı belirsizliği aydınlatamadı.
Nerdeyse herkes bitmek bilmeyen bir arama içine, hata ne oluyor gibisinden, olumsuz bilgi bulma ve daha fazla bilgi arama döngüsüne zincirlendik.
KOVİD'in ilk günleri çoktan geride kalmış olsa da, birçok insan hâlâ olumsuz haberlere takılıp kalma sorunuyla mücadele ediyor bu gün.
Çeşitli konular hakkında sosyal medya kanallarında paylaşılan olumsuz haber selini sayfalar arasında gezinirken buluyor kendini.
Genellikle, felaket haberlerini takip etme alışkanlığı, bir durumun farkına varmak, neler olup bittiğini anlamak ve kendinizi buna hazırlamak amacıyla başlar.
Kısaca belirsizliği aşmak meselesi…
Hoş gedin yeni yıl!
Belirsizliklerin aşıldığı bir yıl getirsin 2026.
DEVAM EDECE
Next