Sıcak havalarda Batı Karadeniz bölgesi serin.
Haziran ayında DEDAK (Dokuz Eylül Dağcılık Kulübü) ile Samsun ve Sinop bölgesindeydik.

Karadeniz deyince mavi ve yeşil akla gelir.
Masmavi Karadeniz ve dağların yeşillikleri insanı bir cennet bahçesindeymiş hissi verir.
Yaz aylarında yayla mı, sahil mi diye ikilemde kalırız.
Çoğu kişi sahil boylarında denizin, kumun ve güneşin tadını çıkarır.
Yaylalarda ise kuş sesleri, rüzgâr uğultusu ve ağaçların ve meraların yeşili insanı büyüler.
Samsun-Sinop bölgesinde o kadar çok şelale, vadi, kanyon ve baraj var ki inanılmaz.
Bu bölgenin insanları çok şanslı.
Karadeniz sahillerinde sahil keyfi, bunaltıcı sıcaklıklarda ver elini yayla yolları.
Adım adım gezdiğimiz doğudan batıya Karadeniz, mavi ile yeşilin bir arada olduğu güzelim yerler.
Yaylaların temiz havası, şifalı suları, alabalıkları, yeşilliklerle beslenen hayvanların sütü, yoğurdu, kavurmaları insanı çekiyor.
Son yıllarda yavaş şehir ve tatil anlayışı hâkim oldu.
Sakinlik ve sessizlik arayanlar yaylalara, doğaya koşuyor.
Zaten Karadenizliler Türkiye’nin neresinde olurlarsa olsunlar bir günlüğüne bile yayla havası almaktan vazgeçemezler.
DEDAK’ın her yıl yaptığı Karadeniz programları bir klasik hâline geldi.
Bu konuda yıllardan beri üzerinde ince elenip sık dokunan bir programı kulübün önceki dönem başkanlarından Neşe Balkanlı ve arkadaşları yaparak hayata geçiriyorlar.
Bu yılki programda ise yine o kadar güzel yerler gördük ki, daha önce niye gelmedik diye hayıflandık.
Bir gittiğimiz yere bir daha gelmişiz.
Karadeniz keşfi Samsun’da İlkadım bölgesine ziyaretle başladı.
Atatürk ve Bandırma Vapuru’ndaki arkadaşlarını bir kez daha saygıyla andık.
Atatürk’ün Samsunlular için söylediği sözler meydanda okunuyor.



SAKİN ŞEHİR SİNOP
Daha sonraki durak Sinop bölgesiydi.
Sinop tam turistik bir bölge olmuş.
Tanıtımı da çok iyi.
Tarihi Sinop Hapishanesi’ne uğramadan gidemezdik.
Orada Sabahattin Ali’den şiirler okuyarak hüzünlendik.

Daha sonraki durak ise Hamsilos Koyu Tabiat Parkı idi.
Çok iyi düzenlenmiş parkta yürüme patikaları var.

Daha sonra Erfelek Şelaleleri diye bilinen 28 şelaleden oluşan Tatlıca Şelaleleri’ni bir grup arkadaşımız tırmanırken, sulara bata çıka, diğerleri tahtadan yapılmış sıra merdivenleri ile en başa çıktı.

Orman Bölge Müdürlüğü bu bölgede başarılı işlere imza atmış.
Uğrak yerlerimizden biri de Ayancık Orman Bölge Müdürlüğü’ne bağlı Akgöl Orman İşletme Şefliği’nin düzenlediği AKGÖL EKOTURİZM alanı.
Mavi-yeşil kavramı burada tam yerine oturuyor.
Huzur verici bir mavilik ve yeşil orman.
Göl çevresinde tam bir tur attıktan sonra az yukarıda İnaltı Tabiat Parkı levhasına takıldık.

Gide gide gittik ve dağ yamacında inanılmaz özellikte ve güzellikte bir mağara ile karşılaştık.
İşletmesini köy heyeti yapıyor.
İki görevli çok candan karşıladılar ve giriş ücreti olarak ellişer lira bağış yaparak mağaraya tırmanmaya başladık.
Mağaranın aydınlatması iyi ve merdiven yapıları düzenli, güvenli.
İçeride ilginç oluşumlar var.
Görülmeye değer.

Daha sonra sulardan yine kopamadık.
Bu kez hedef Altınkaya Baraj Gölü ve Vezirköprü Şahinkaya Kanyonu’nda bir tekne turu.
Kanyonda sular kabarmış, keyifli bir yolculuktu.
Tekne turu sahipleri kooperatifleşmiş.
Hizmetleri başarılı idi.

Next