Zaman zaman Batman’ın verimli topraklarının yerini beton yapılara bıraktığını bu sütunlarda dile getiriyoruz. Bu ovada hem verimli tarım topraklarımızı korumalıyız hem de Batman Çayı kıyısında kurulacak Sera OSB’de sağlıklı ve temiz gıdalar üretmeliyiz. Şehrimizde gıda üretiminin ekonomimize katkısının yanında ulaşılır olması da çok büyük şans olduğunu belirtmeliyiz…

1992 Yılında TPAO’da erken emeklilik furyası yaşanmıştı. O dönemler Batman Valisi Zeki Şanal idi. Petrol emekçilerine Şanal’ın mesajı netti: “Birikiminizi Mersin ya da Yalova’da değerlendirirseniz bu şehrin Organize Sanayi Bölgesini geciktirirsiniz.” Öngörülü Valimiz Şanal’ın o tespiti yerindeydi.

ÜRETEMEZSEK GERİLERİZ…

Üretim yoğunluğunun olmadığı bir ekonomide, büyüme ve genişlemeden söz edilemeyeceği gibi refahtan da söz edilemeyecektir.

O yüzden son yıllarda üretim ağırlıklı sektörlerin artmış olması, şehrimizin geleceğine dair umutlarımızı artırıyor.

2026’da Batman’da yeni Organize Sanayi Bölgeleri konuşulacak.

Yeni OSB’ler için de belki de en önemlisi, Kocalar köyündeki 1.100 dönümlük alanı kapsayan Sera OSB olacak.

Oymataş köyü yakınındaki Gıda İhtisas OSB, diğer yeni OSB’lere göre bir adım daha önde… Çünkü bu OSB’de arsa tahsisleri hızlandırıldı.

Evet, yeni süreçte Batman tarıma dayalı iki Organize Sanayi Bölgesiyle bölgede belki de farkındalık yaratacak bir şehir olacak.

Verimli araziye sahip olmak büyük bir şanstır.

Bu şansın getirisinden gerekli ekonomik faydayı sağlayabilmek, şehir ekonomisine ikinci bir katkıyı yapacaktır.

Yeni yapılacak Sera OSB’lerin, şehrimize katkısının yanı sıra diğer şehirlerle rekabet gücümüzü artıracağının bilinmesini isteriz.

Rekabet, ticaretin itici gücüdür.

Her alanda olduğu gibi Batman’ın bu rekabet ortamında gereken başarıyı yakalayacağına dair inancımız sonsuzdur.

Bu yıl Batman’a konuk olan Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, böğürtlen üretiminde Batman’ın Bursa ile yarıştığına dikkat çekmişti.

Batmanlı çiftçilere de Bakan Yumaklı’nın çağrısı netti:

“Bu ürünün artırılması için dileyin benden ne dilerseniz.”

Oymataş-7

TARIMDA ÜRETEMEZSEK…

Böylesi farkındalık yaratacak ürünler ürettiğinizde başvurulan referans olursunuz.

Bu şehrin toprağında her ürün yetişir.

Nasıl yetişmesin ki, ilk tarımın yapıldığı ve binlerce yıldır tarım yapılan bir toprağın nimetlerinden yararlanmak, binlerce yıllık geçmişin gerisine düşmektir.

Bu sözümüz de tarım üretimine yönelen iş insanlarımızadır.

Sasonlu üreticiler, 2000’li yıllarda ekim alanı daralan tütün yerine çilek ekince; kimse bugünkü verimin alınacağına ve o ürünün marka olacağına inanmamıştı.

Aroması mükemmel olan Sason çileği yurt dışına bile ihraç ediliyor.

Evet, yukarıda da değindik.

Zaman zaman bu toprakların ne kadar verimli olduğunu hatırlatıyoruz.

Batman Toprak ve Ekoloji Hayatı Koruma Derneği Başkanı Bedrettin Nasıroğlu’nun, verimli toprakların korunmasına yönelik çağrısına da birçok destek yağmıştı.

Günümüzde şimdiden belirtilerini gösteren ve yakın zamanda daha da şiddetlenmesi beklenen gıda krizlerinden memleketin kurtarıcısı verimli tarım arazileri olacak.

Bu nedenle Gıda İhtisas OSB de… Sera OSB de Batman için çok önemli.

O iki Organize Sanayi Bölgesi bölgede farkındalık yaratacak.

Bu OSB’lerde elbette sadece domates, patlıcan ve biber yetiştirilmeyecek.

Bilimsel yöntemler kullanılarak katma değeri yüksek ürünler, hatta cesaret edilip tropikal meyve üretimi de denenmelidir.

Her şeyden önce Batman’ın artık tarıma dayalı sanayiye ihtiyacı var.

Biz yıllardır un üretiyoruz.

Bakın marka iller Konya ve Sakarya’ya…

Tarıma dayalı öyle örnek fabrikalar var ki… İmrenmemek elde değil…

Yukarıda yazdığımız yeni OSB’lerde yatırımcılara tahsis edilmesi planlanan arazilerin önündeki bürokratik engeller ve altyapı eksiklikleri de giderilmeli.

Oymtaş Osb

90’LARIN FIRSATI ÖNÜMÜZDE

TPAO Batman Bölge Müdürlüğü’nde 33 yıl öncesine kadar 5 bini aşkın petrol emekçisi vardı.

Erken emeklilik furyası başladığında o çalışanların çoğu tazminatını alıp Mersin ve Yalova’nın yolunu tutarak ölü yatırıma yöneldiler.

Belki de sağlam gelecek veya bugünü alternatifleri olmadığı için bu yola başvurmuşlardı.

Hiç unutmuyorum, o dönemin Valisi Zeki Şanal öngörüsüyle çok önemli bir mesaj vermişti:

“Lütfen birikiminizi Batı’daki şehirlere taşımayın. İkinci Antep olmak elinizde. Kendi patronunuz siz olun. Yeni Organize Sanayi Bölgesi için yer hazır. Yatırım yapmak isteyene ücretsiz arsa bile tahsis etmeye hazırız. Aman birikiminizi Mersin ve Yalova’ya taşımayın.”

Diyerek Batman’ı üretim şehri yapmanın ilk tohumunu atmıştı.

Şanal, Batman’ı seven bir valiydi.

O çağrısı maalesef havada kalmıştı.

O dönemler çok iyi anımsıyorum; ne dönemin oda başkanlarının ne de STK’ların petrol emekçilerini durdurmaya yönelik bir çabaları olmamıştı.

Hatta bazı çevreler, “Bizi beğenmeyenler gitsinler. Gittiklerinde de arkalarına bakmadan nereye giderlerse gitsinler” demişlerdi.

Bu sözleri duyduğumuzda ürpermiştik.

O dönemlerde kaybeden Batman olmuştu.

Beyin ve sermaye göçünün hızla terk ettiği Batman’ın ekonomisi o zamanlar sarsılmıştı.

Faili meçhuller… Karanlığın düşmesiyle kapanan iş yerleri… Kendini güvende hissetmeyen yatırımcının Batı’yı tercih etmesi, haliyle bu şehrin dinamiklerini Batı’ya yönlendirmişti.

Günümüzde yeni bir süreç ve yeni bir umut var.

2026 için Batman’da 4 yeni OSB ve 3 yeni Küçük Sanayi Sitesi projesi gündemde…

Yolveren’deki Karma OSB… Samanyolu Tekstil OSB… Oymataş Gıda İhtisas OSB… Kocalar’daki Sera OSB… Elbette bu şehrin yeni bir istihdam kapısı ve yeni ekonomik gücü olacak.

Bu yeni OSB ve siteler Batman için bir ihtiyaçtı.

200 tesisin bulunduğu Organize Sanayi Bölgesi, son 25 yılda ete kemiğe büründü.

Kuşkusuz yeni OSB’lerin oturması zaman alacak ama gıda krizlerinde Sera OSB ve Gıda OSB belki de bu şehrin kurtarıcısı olacaktır.

Burada amaç; gerektiği gibi planlanmış, denetlenebilir, çevreye duyarlı OSB’lerle Batman’ın gündeme gelmeli.

Biz de sanayi ve gıda üretim konularını olabildiğince gündemde tutmaya çalışacağız.

Sağlıcakla kalın…