*Hasankeyf ve Gercüş’e her gittiğimde ‘Kara altın’ın dağı ile Meymune Boğazı’na yaklaştığımda; 80 ve 90 yıl öncesinin o adlarını altın harflerle yazdıran ilk petrolcüleri anımsarım hüzünlenirim. Onlarla ilgili, o kampla ilgili büyük bir külliyat okudum ve dinledim ki o yüzden orası benim düşünsel ve duygusal dünyamda çok büyük yer kaplamış.
*Raman Dağı ile Meymune Boğazı’nda ilk petrolcülerin kaldıkları mekanlar, konutlar ve de çalıştıkları üniteler yok. İlk küçük rafineri ve Şark Petrolleri’nin merkez kamp idare yeri gibi petrolün temel harcının atıldığı binalardan geriye kalan sadece taşları ve bir de küçük rafineriden geride kalan ve neredeyse betonla kaynaşmış kalın çelik halat ve de birkaç cıvata…

PETROLCÜLERİN AYAK İZLERİ
O dönemlerde, eski ile yeniyi ilkel denebilecek bir yaşantı ile modernlik arasındaki farklılıkları beynimde bağdaştırmak için çok mücadele etmiştim.
Günümüzde o kamptaki yaşantıyı düşünürken; aradaki büyük farklılıklarına rağmen sadece mutlu insanların bir arada yaşadığı bir toprak parçası canlanır gözümde.
İşte o petrolü yer yüzüne çıkaran emekçiler, şimdiki karayolun olmadığı Meymune Boğazı’nda 40’lı yıllarda yokluklar içinde ne büyük İş başardıklarını şimdiki büyük olanakların ışığında daha iyi anlıyoruz.
Yıl, 1929…
Ülkenin ilk gazetecilerinden Ahmet Emin Yalman, dönemin İktisat Vekili Şakir Kesebir ile bir sohbetinde konu; ‘kara altın’ petrolden açılıyor.
O zamanlar Cumhuriyet’in kuruluşunun üzerinden 6 yıl geçmiş.
Ülkenin yapılandırılmasıyla çalışmalar tüm hızıyla sürerken, yer altı kaynakları için de çalışma başlatılmış.
1925 Yılında o dönemler dünyanın yakından tanıdığı isim; petrol uzmanı M. Lucis, petrol emarelerini taşıyan bölgede araştırma yapıyor.
Madencilikte yerli mühendislerle yol alınırken, petrol sektöründe ise çoğu Alman ve ABD’li uzmanlar varmış.
Gazeteci Yalman, arkadaşı Bolulu Cevat Eyüp Taşman’ın, ABD’de petrol jeoloğu olarak çalıştığını önce İktisat Vekili Şakir Kesebir’e bildirir.
Ardından Atatürk ve İsmet İnönü’nün talimatıyla Bolu’lu Taşman, 1926’da soluğu Türkiye’de alır.
Amerika’da kendisine çok daha yüksek maaş teklif edilmesine rağmen elinin tersiyle iten Taşman, yeni kurulan Petrol Arama İşletme Dairesi’nin başına geçer.
Önce Mardin’in Savur ve Nusaybin ilçelerinin çevresinde ‘kara altın’ın izini arazide sürdüren Bolu’nun genç jeoloji mühendisi Taşman, yavaş yavaş Dicle nehrine komşu 1200 rakımlı Raman Dağı’na yaklaşıyor.
‘Yok’ların fazla ‘Var’ların az olduğu o dönemde Bolu’lu genç mühendis Taşman, kuş uçmaz kervan geçmez Meymune Boğaz’ında 5 sondaj kulesi kuruyor.
Yapılan sondaj çalışması sonucunda yeterli rezerv bulunamayınca hedefteki Raman'a sondaj kuleleri kuruluyor ve bulunan petrolle Raman, petrolün merkezi oluyor.
Batman-Hasankeyf yolundan geçerken, gözüm hep o Şark Petrolleri Arama merkez kampının olduğu alan ile küçük rafinerinin yer aldığı Raman’ın eteğindeki bölgeye kayıyor nedense, o dönemlerde yaşayan aile ve çocukların şen şakrak sesleri çalınıyor kulağımda sanki.

KİMLER MEYMUNE’YE GELMEDİ Kİ?
90 Yıl öncesine gidiyoruz.
O İlk petrolcülerin ayak izinin olduğu Meymune Boğazı’na kimler konuk olmamış ki?
O zamanlar Atatürk hariç Cumhurbaşkanları, Başbakanlar, Devlet Bakanları, Müsteşarlar, Genel Müdürler ve aklınıza gelebilecek devletin en üst düzey yetkilerin çoğu Meymune ile Raman’a konuk olmuş…
İsmet İnönü’den Celal Bayar’a, Başbakanlardan Hasan Saka’dan Şemsettin Günaltay’a, Adnan Menderes’ten Nihat Erim’e kadar bir çok Bakan ve üst düzey yetkilinin ayak izi vardır, Meymune boğazı, Raman Dağı ve tarihi DDY Batman Gar’ında.
Batman’ın 14 haneli ‘İluh Köyü’ olduğu o yıllarda; şimdinin yarım milyonluk şehrinin ilk harcının atıldığı yer; Meymune ile Raman Dağı’dır.
O iki yer de geçmişin bütün izleri silinmiş, yetmiyormuş gibi herkesin sırtını çevirdiği, ilgilenmediği bölgeler olmuş.
Petrolün başkentinin olduğu o yerlerin şimdilerde ‘Açık Hava Müzesi’ne neden dönüşmediğini kendi kendimize hayıflanıyoruz ve soruyoruz?
Bu şehrin dünü; o tarihi yerlere sahip çıkarak; bu şehre hayat veren mekanları müzeye çevirmek çok mu zor?
Hiçte zor olmadığını biliyoruz, günümüzde heybetli politikacılarımızın öncülüğünde kolaylıkla hayata geçirebileceğini dair inancımızı korumak istiyoruz.
Günümüzün saklı olduğu mekanları yaşatacağımız günlerin yakın olması dileğiyle.
Sağlıcakla kalın.
Next