Görev gereği kırsala her çıktığımızda tarih, doğa ve eski dostların konukseverliğiyle karşılaşıyoruz. Bu misafirlik bizi hemencecik şehrin karmaşasından uzaklaştırıyor. Gerek hafta içi gerek hafta sonları kırsala çıktığımızda doğanın sunduğu temiz hava, doğal güzellik ve tarihle iç içe zaman geçirme fırsatı da bulmuş oluyoruz. İlçe, belde, köy ve mezrada oturan vatandaşlara mikrofonu uzatıyoruz. Onlar konuşuyor, biz de not alıyoruz.

Geçen hafta sonu Mava Dağı eteğindeydik. Mava Dağı ile Raman Dağı arasından geçen Ilısu Baraj Gölü Havzası adeta büyük bir denizi andırıyor. Dicle nehrinin suları Mava’nın sonunda Botan’la birleştiği alandaki müthiş manzara görülmeye değer. Görmenizi mutlak surette salık veririz.

KIRSALIN HAVASI BAŞKA

Son sürecin verdiği rahatlık kırsalı doğal huzuruna kavuşturmuş.

Birkaç yıl öncesine kadar terk edilmiş eski köy ve mezralar, son süreçle birlikte yeniden hayat bulmuş. Şehirlerde umduğunu bulamayan köy ve mezra sakinleri artık “Toprağım” diyerek yılda iki hatta üç kez sürüyor, farklı ekin ve farklı ürüne yöneliyor.

O verimli topraklara kimi zeytin, kimi fıstık, kimi de badem ekiyor.

Mava Dağı ile petrolün kara altıyla ilk buluştuğu Raman’a komşu olan Dicle Nehri’nin Botan’la buluştuğu alanın çevresindeki koylar beni bir hayli etkiledi.

Tekne turu yapanları, özel botlarla o baraj alanında gezenleri gördüğünüzde işte “Kırsaldaki manzara” deyip o müthiş manzaradan büyülenerek etkileniyorsunuz.

Antalya başta olmak üzere deniz kenarındaki birçok koydan çok daha temiz suyun olduğu o bölgeleri gördüğünüzde inanasınız gelmiyor.

Baraj o bölgede her şeyi değiştirmiş.

TAŞ EVLERİN YERİNE MODERN VİLLALAR…

Birkaç yıl öncesine kadar boş olan, hatta tamamen terk edilen Gaziler-Gühera, Palamut-Xırbekur, Kayıklı-Mehina ve çevredeki köylerin eski taş yapıları 90’lı yıllardan sonra terk edilmişti.

Terk edilen o taş konaklar tam bir film platosu gibi.

Tabii o köylerde herkesin bir hayat hikayesi var.

Konuk olduğumuz Mehina, diğer adıyla Kayıklı köyünde yaşlıları ve Muhtar Müslüm Bulat’ı dinledik.

33 Yıl önce köyün büyük bölümünün göç ettiği o köyde halen 34 hane yaşam sürüyor. Ama okulun kapalı olmasına rağmen 33 yıldan beri o okulun dışında çevre köylerdeki YİBO ve taşımalı eğitim kapsamında öğrenim gören Kayıklı-Mehina köyünde 52 kişi doktor olmuş. Kariyer edinenlerin sayısı 150’yi bulmuş.

O köylülerin eğitime bu denli önem vermiş olmaları takdire şayan.

BARAJIN DEĞİŞTİRDİĞİ BÖLGE

Yukarıda da değindik; Ilısu Barajı o bölgenin yapısını değiştirmiş.

Tabii ki yeni dinlenme tesislerinin yapıldığı o bölgede; kuşkusuz bazı sebze-meyveler de eski özelliğini kaybetmiş. O aromayı kaybedenlerden biri de kavun olmuş.

Batman ile Siirt sınırları arasından geçen Botan ve Dicle Nehri kıyısında yetişen kavun daha serin bölgelerde tadını korumuş. Ama aşırı sıcak olan Batman Ovası’nda ise kavunlar eski tadında değil ve bir gün sonra bozulabiliyor.

Köyün ileri gelenlerinden, 82 yaşındaki Tahir Yıldırım anlatıyordu:

“30-40 Yıl önce köyümüzde yetişen kavunu katırlarla 30 kilometre uzaklıktaki Siirt’e götürüyorduk. Kavunlar üç gün bozulmuyordu. Ama şimdi bir gün geçmeden o kavunlar bozuluyor. Eskiden Siirt’e buradan çabuk gidiyorduk. Şimdi deniz gibi bir baraj gölüyle karşılaştık. Bize köprü yapılmayınca Hasankeyf’e bağlandık. Ama kavunun yerinde şimdi ünlü sarımsakla geçimimizi sürdürüyoruz. Yılda 25-30 ton sarımsakla Türkiye’nin aroması en iyi sarımsağını üreten köyüz.”

Tüccarlara, sosyal sorumluluk gereği bu ürüne özel önem atfetmelerini öneririz.

ÇİNLİLER MAVA DAĞI’NDA

40 Yıl aradan sonra Çinliler, Mava Dağı’nın zirvesinde petrol arayacak.

Mava’da müthiş bir manzara.

Meşelerle her tarafı gür olan Mava Dağı’nda zirvesinde Çinli bir firma, petrol sondaj çalışmalarına başlamış.

Petrol arama çalışmaları için yol yapımı hızlandırılmış.

Düşünün, bundan 30-35 yıl önce yine yabancı bir firma, Kedil köyünde petrol arama çalışmaları yapıyordu.

Ama yaşanan olaylar o firmanın bölgeyi terk etmesine neden olmuştu.

Şimdi o bölgelerde yeni bir hikaye yazılıyor…

DEĞİŞEN KIRSALIN DEĞİŞEN YÜZÜ

Yeni süreçle birlikte kırsalda hayatın hızla değiştiğini görüyoruz.

5-10 sene öncesine kadar kırsala çıkmak…

Daha doğrusu akşam karanlığı çökmeden köy ve mezralardan hızla şehre doğru yol almak zorunda kalırdınız.

Hele Mava Dağı gibi bir yerde köylülerle bir araya gelip onların yaşamlarını, hayat hikayelerini dinlemek çok ama çok güçtü.

Biz o dönemlerde de yine kırsalın nabzını tutardık.

Sıkıntılı süreçte de gazetecilik yaptık, şimdi de mesleğimizi sürdürüyoruz.

Mehina köyü, yani diğer adıyla bilinen Kayıklı’da doğup büyüyen 82 yaşındaki Tahir Yıldırım dört evlilik yapmış, 10 çocuk babası. Üç eşi yaşamını yitirmiş. Son eşiyle birlikte halen köyü terk etmediğini, köyde kalmaya direndiğini söylüyordu.

Yine Mehina’da doğup büyüyen 78 yaşındaki Hasan Memiş’in de yılları bu topraklarda geçmiş. Onlar, 12 yıl öncesine kadar Siirt’e bağlı olan o köyde tarımcılıkla yaşamlarını sürdüren çiftçilerdi. Bize geçimlerini hâlen nasıl sürdürdüklerini, başlarına gelen birçok olayı anlattılar.

NOSTALJİ YOLCULUK

Ama hoşumuza giden, o köyden 100’e yakın doktor, hemşire ve sağlık çalışanının çıkmasıydı. O köyün ileri gelenleri çocuklarını okutmuş ve ülkenin dört bir yanında hâlâ sağlık hizmeti sunuyorlar.

Kuşkusuz o kırsalı gezdikten sonra bizim için önemli olan, o köyde yetişen ürünlerin yıllardır terk edilmemesiydi. Nasıl Gercüş ilçesinde coğrafi işaret alan pirinç varsa, Hasankeyf’in Kayıklı, yani Mehina köyündeki sarımsak da bir o kadar ünlüymüş.

Şunu belirtelim; kırsala çıkıp köylülerin sofrasına konuk olduğunuzda hem o tarihi konaklardan kimlerin gelip geçtiğini dinliyorsunuz hem de nostaljik bir yolculuk yapıyorsunuz. Tarih yazımı ile uğraşan yazarlarımıza o bölgelere gidip, orada yaşanılanları kayıt altına almaları gerektiğini öneririz.

Özetle, fırsatını bulduğunuzda lütfen kırsala çıkın. Kuşkusuz eski köylülerin beklentisi, o taş evlerin onarım ve restorasyonunun yapılmasıdır. Umarız, birçok hikayeye tanıklık yapan o taş evler de restorasyon ve onarıma alınır da köyler hem yeni yapılarla hem de eski yapılarla yeniden hayat bulur.

Baraj gölü havzasına hakim olan bölgelerde turistik tesisler yapılıyor. Kimi tekne satın alıyor, kimi bot alıyor. Baraj o bölgeyi farklı mesleklerle buluşturmuş.

Kırsalda, Mava ve Raman Dağı eteklerinde gördüklerimiz gelecek adına bizi bir hayli umutlandırdı.

Sağlıkla kalın, Batman Çağdaş’la kalın…