5 Yıl öncesine kadar mısır hasadı geldi mi Batman'ın üzerini duman kaplar, pencereleri kimse açamazdı. Nefes darlığı ve astımı olanlar dışarı çıkacak durumda olmazdı. Önceki Vali Hulusi Şahin ve halen Batman'da görev yapan Vali Ekrem Canalp'ın uyarısıyla artık anız yangınları bu şehirde tarihe karıştı gibi. Fakat yine de rehavete girmemek gerekiyor. Özellikle mısır hasadının başladığı şu günlerde ‘Aman dikkat’ diyoruz.

2009 Yılında ise yine havalar biraz soğuduğunda manzara ilginç bir hal alırdı. Sobalar ve kaloriferler iyice yanmaya başlayınca; hava kirliliğinden bu şehir yaşanmaz hale geliyordu. Neyse ki, doğalgaz şehre nefes aldırdı. O kirli havalar da tarihe karıştı.

SERT ÖNLEMLER ALINMALI

Yıllardır bu köşede bıkmadan, usanmadan Batman’ın geleceğini yazıyoruz.

Bir mısır hasadı dönemi daha gelip çattı.

Gelip çattı gibi olumsuz bir cümle kullanmamızın nedeni komşu ilçelerde yakılan mısır sapı ve kökleridir.

Çevre ve insan sağlığına zarar veren bu yakma eyleminin ardından mantığı anlatmaktan çok zorlandığımızı belirtelim.

Tarladan sökmenin bir maliyete katlanarak yerine bir yığın solunum yolu hastalığına davetiye çıkarmanın ahlaki ve vicdan ilkelerine sığmayacağını belirtmek isteriz.

Son yıllarda resmi kurumların bu duyarsız çiftçilere uyguladığı yaptırımların yetersiz olup olmadığı ayrı bir konu. Fakat çiftçilerin yaptırım ve cezalardan kaçınmak üzere türlü türlü yöntemlere başvurmaları; sağlıklarıyla oynadığı insanlara karşı tam bir duyarsızlıktır. Bizlere de hem bu halkı hem de yetkilileri en sert önlemleri almalarını hatırlatmak düşüyor.

Umarız, bu sezon önceki yıllarda yaşanan insan sağlığı ve çevre felaketi tekrarlanmaz.

5 Yıl öncesine kadar bu mevsimde kapı ve pencerelerimizi açamayacak günleri hatırlayın. İnsanlara nefes aldırmayacak dumanlar her tarafı sarardı.

Daha çok komşu Diyarbakır'ın Bismil ve Silvan ilçelerindeki mısır tarlalarında dumanlar yükseldiğinde; Batman'da hava kirliliğinden pencere ve kapılar açılmazdı.

Bilinçsiz çiftçiler, en kolay yolu bildikleri anız, mısır saplarını ateşe verdiklerinde hem doğa tahrip oluyordu hem de insanlar ‘nefes alamayacak’ hale geliyordu.

Batman’dan çok maalesef komşu ‘İl’de yapılmayan denetimler resmen havamızı bozuyordu.

Batman Ovası'nda da anız yakma vakaları yaşanıyordu.

Dönemin Valisi Hulusi Şahin ve ardından Vali Ekrem Canalp, bu işin üzerinde titizlikle durdu.

5 Yıl öncesinde Batman Valiliği yapan Antalya Valisi Hulusi Şahin, Diyarbakır'ın Silvan ve Bismil ilçelerinde yönetici, ziraat odası ve çiftçilerle yaptığı toplantılar semeresini vermişti ve Batman'ın komşudan çektiği kirli havaya ‘artık yeter’ demişti.

Tabii anız yakan çiftçilere getirilen ağır cezalar da etkili olmuş bu işte.

Şimdilerde o bildiğimiz anız yakma vakaları tarihe karıştı denilebilir. Ama tehlikenin tam da geçtiği söylenemez.

Çünkü hâlâ yer yer bilinçsiz çiftçilerin, anız yakma olaylarını sürdürdüklerini de zaman zaman görüyoruz.

Yukarıda da değindik, umarız geçmişte yaşanan çevre felaketi tekrarlanmaz.

******

ÜRETİCİNİN BEKLENTİSİ

Çiftçilerin yaşadığı zorluğun bilincinde olarak; şehrimizin yeni sayılan tarım ürünü olan fıstık tavan fiyatının belirleneceği günlerdeyiz.

Bütün sektörlerde olduğu gibi girdi fiyatlarının artışı, üreticiyi çok zor durumda bıraktığı artık bilinen bir gerçektir.

Tarım, diğer sektörlerden daha riskli olması bakımından farklıdır. Çünkü diğer sektörlerde asla düşünülmeyen risk yeni doğanın bilinmezliği, çiftçinin başı üzerinde sallanan Demokles’in kılıcıdır. Bu risk ve korkular düşünüldüğünde çiftçinin daha fazlasını hak ettiğine inanıyoruz.
Batman Ovası'nda katma değeri yüksek olan fıstık da şu günlerde hasat hazırlığı var.

Batman Ovası'nın neredeyse üçte biri fıstık bahçelerine dönüştü.

Beşiri'den Gercüş'e… Gercüş'ten Hasankeyf'e… Hasankeyf’ten Kozluk’a kadar verimli toprakların çoğu ne yazık ki fıstık bahçesi oldu.

Oysa fıstık bahçelerinin adresi kurak bölgeler olmalıydı.

Fıstık daha çok kayalıkların olduğu bölgelerde yetişen ve aromasıyla Gaziantep, Siirt ve Şanlıurfalı tüccarların her zaman gözdesi oluyor.

Ne yazık ki Batman Ovası'nın gözde ve verimli alanları artık birer fıstık bahçesi.

Batman ve çevresi fıstık bahçelerinden geçilmiyor artık.

Tabii ki kimsenin katma değeri yüksek olan fıstığa karşı çıktığı yok.

Batman artık fıstığıyla komşu Siirt'i geçti denilebilir. Oysa fıstık ekiminin alanı kayalık bölgeler olmalıydı. Bu konuda ne yazık ki ne Ziraat Odası ne de Ziraat Mühendisleri Odası’nı ne de Tarım teşkilatını dinleyen çiftçi yok.

Herkes fıstık ekimine başlayınca; ovanın üçte biri fıstığa dönüştü.

Fıstık hasadının arifesindeyken… Çiftçinin beklentisini de isterseniz iki cümleyle özetleyelim.

Katma değeri yüksek ürünler arasında olan ‘Batman Fıstığı’ için üreticiler destek istiyor.

Fıstığa özellikle fındık gibi artık Toprak Mahsulleri Ofisi tarafından fiyat belirlenmesini istiyor.

Batman Fıstık Üreticileri Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Hıfzullah Akdaş, bakın neler diyor:

“Neden Toprak Mahsulleri Ofisi, fındık gibi fıstığa neden taban fiyat vermiyor? Fıstık üreticisi haklı olarak her sezon belli bir fiyat istiyor. Ancak TMO fıstığa fiyat vermeyince bu rakam da tüccarın insafına kalıyor. Tüccar istediği fiyatla bu ürünü alıyor. Kaybeden fıstık üreticisi oluyor. Fıstık çok değerli. Bu nedenle fıstığa artık TMO’dan fiyat verilsin istiyoruz.”

******

YOLLAR ARAÇ SAYISINI TAŞIYAMIYOR

Yeni bir eğitim sezonu başlıyor.

Her yıl olduğu gibi dikkatleri; trafik güvenliği, trafik kaosu ve kazalara dikkat çekmek istiyoruz.

Batman çok dinamik bir şehir, göreceli de olsa ekonomik durumunun komşu şehirlerden daha iyi olduğunu göstergelerden siliyoruz. Haliyle insanların alım gücü, komşu şehirlerden biraz fazla, her evde 2 hatta 3 araç olduğu biliniyor. Hal böyle olunca yollar bu araç sayısını taşıyamıyor.

Trafik denetimlerinin artması ve önleyici tedbirlerin alınması bir çözüm gibi görünüyor ama sürücülerin, trafik kurallarına mutlak surete uyması ve zorunlu olmadıkça trafiğin yoğun olduğu saatlerde yola çıkmamaları gerekiyor.

Batman'da 181 bin öğrenci 684 okulda eğitim öğretim görecek.

Okullarda 10 bin 600 öğretmen ve 2000’e yakın personel görev yapacak.

Tabii okulların açılışıyla birlikte kent merkezinde hareketlilik yaşanacak.

Mesai bitiminde de merkezi caddelerde araç kuyruğu oluşacak.

Bu dönemde özellikle merkezi kavşaklarda trafik ekiplerinin, denetimleri artırması gerekiyor.

Trafik polislerinin de yeni eğitim-öğretim yılıyla birlikte görev başında olmaları gerektiğini de hatırlatalım.

Eğitim-öğretim yılı başlayınca ister istemez trafik çilesine de tanık olacağız.

Eğitim öğretim yılı başlarken trafik çilesinin, daha önceki yıllarda yaşanan izdihamın son bulmasını istiyoruz.

181 Bin öğrencinin güvenlikle okullarına gidip gelmeleri hepimizin vicdan sorumluluğundadır.

Yayanın bir hatası, ölüm ve yaralanmaya neden olması, sürücünün en küçük hatası bile çok büyük acılara neden olacaktır.

O yüzden sürücülerin gaza bastığında kendi aile fertlerini düşünmelerini isteriz.

Bu şehrin genel sorunlarını gündemde tutmaya devam edeceğiz.

Sağlıkla kalın, Batman Çağdaş'la kalın…