Tatil başladı.

Torunlar evde.

Okul yok.

Ödev de yok.

Duvarda televizyon, elde tablet ve

masada bilgisayar.

Torunlarımın bilgisayar kullanımı ile ilgili

endişelerim had safhada.

Torunların ekran karşısında aşırı kalmanın

fiziksel ve zihinsel sağlığı üzerindeki

potansiyel etkisinden endişe duyuyorum.

Uzun süreli bilgisayar kullanımının

okul başarısı üzerindeki etkisine

ilişkin endişelerim de var.

Bilgisayarda çok fazla zaman geçirmenin

yüz yüze sosyal etkileşimlerimizi olumsuz etkilediği,

neredeyse anti-sosyal denilebilecek derecede

etkileyeceğinden endişeleniyorum.

Ekranla baş başa.

TV’ler de uyku saati uygulaması var.

Gel de torunları uyut.

Özellikle yatmadan önce aşırı ekran süresi

uyku düzenini bozabilir ve

genel sağlıkları hakkında endişeleniyorum.

Olumsuzluklara çözüm olarak;

Ben genellikle çok yönlü bir yaşam tarzını

teşvik etmek için

ekran başında geçirilen zaman,

açık hava etkinlikleri ve

diğer hobiler arasında

bir denge kurulmasına çalışıyorum.

Spor, resim, kursu, dans, tiyatro…

Çevrimiçi güvenlikle ilgili endişeler ve

uygunsuz içerik veya etkileşimlere

maruz kalma olasılığı da endişe kaynağım.

NE YAPMALIYIM?

Şahsen torunlarla açık iletişim içinde olduğumdan ve

çevrimiçi etkinliklerini anladığımdan emin olmalıyım.

Dijital dünyanın ötesinde

kişisel gelişimine katkıda bulunacak

çeşitli deneyimlere sahip olduğundan emin olmalıyım.

Ebeveynler genellikle çocuklarının

sorumlu teknoloji kullanımı ve

zaman yönetimini öğrenmelerine

yardımcı olmak için sınırlar koyarlar.

Bu durum yasaklama anlamına gelmez.

Çocukların aileyle vakit geçirmesi ve

ekransız etkinlikleri teşvik etmek

herkesin önceliği olmalı.

Bilgisayara ilişkin endişelerini gidermek için

torunlarla açık ve dürüst bir konuşma

yapmayı düşünüyorum yeniden. 

Hatta öyle ki, onlarla bakış açınızı paylaşın,

bilgisayar kullanımının olumlu yönlerini tartışın ve

ona çeşitli etkinlikleri dengeleme konusunda

dikkatli olduğunuz konusunda

karşılıklı güvence vermeliyiz.

Ortak zemin bulmak ve

karşılıklı bakış açılarını anlamak,

daha destekleyici ve

uyumlu bir ortamın

oluşmasına yol açabilir.