Geçen gün evde ıspanak yemeği pişmiş.

Gel gör ki torunlar zar zor yediler.

Torunlar sebze yemeklerini sevmiyor.

Hep abur-cubur şeyler istiyorlar.

Ufaklık bisküvi canavarı.

Biz de sağlıklı ve dengeli beslenmeleri için çabalıyoruz.

UNICEF (Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu), çocukluk çağı yetersiz beslenmesinin en yaygın nedeninin düşük kilolu olmak değil, obezite olduğunu bildirdi.

Dünya genelinde 5-19 yaş arası çocukların neredeyse % 10’u obez, (2000 yılında %3'tü), %10 ise düşük kilolu.

UNICEF İcra Direktörü Catherine Russell,

"Yetersiz beslenmeden bahsettiğimizde artık sadece düşük kilolu çocuklardan bahsetmiyoruz," dedi.

"Obezite, çocukların sağlığını ve gelişimini etkileyebilen giderek artan bir endişe kaynağı.

Beslenmenin çocukların büyümesinde, bilişsel gelişiminde ve ruh sağlığında kritik bir rol oynadığı bir dönemde, aşırı işlenmiş gıdalar giderek daha fazla meyve, sebze ve proteinin yerini alıyor."

Obezitenin, zayıflık gibi yetersiz beslenmeye yol açabileceği düşüncesi pek mantıklı değil.

Ancak çocuklar çoğunlukla kalitesiz yiyecekler yediklerinde, vücutlarının ve zihinlerinin doğru şekilde gelişmesi için ihtiyaç duydukları makro ve mikro besinleri alamazlar.

Türkiye’de çocuk ve gençlerin yüzde kaçı obez.

Bu konuda Sağlık Bakanlığı geçen aylarda bir çalışma başlatmıştı.

Umalım ki bu oran ürkütücü olmasın.

Çocuklarımız çok fazla kilo aldığında, olumsuz etkilerinin fark edilmesi yıllar alabilir.

Çalışmalar çocukluk çağı obezitesinin yetişkinlikte çeşitli ciddi kronik hastalıklara yakalanma riskini artırdığını göstermiştir.

Diyabet, Kalp hastalığı,Yağlı karaciğer hastalığı ve karaciğer yetmezliği, Yüksek tansiyon, Obstrüktif uyku apnesi, Kolon kanseri gibi bazı kanserler en bilinen obezite ile ilişkili durumlar

Çocukluk çağı obezitesinin diğer zararlı etkileri ve beraberinde getirdiği beslenme yetersizlikleri ise hemen kendini gösteriyor.

Aşırı kilolu veya obez olan çocuklar, hiper aktivite, anksiyete, depresyon ve öğrenme bozuklukları gibi olumsuz haller geliştirdikleri gözlenmiştir.

Çocukluk çağı obezitesine katkıda bulunan bazı faktörler aşikârdır.

Mesela ABD'de çocukluk çağı obezite oranı 1960'lardan bu yana üç katına çıkmış.

Şüphesiz günümüz yaşam tarzı o zamankine göre çok farklı.

Ultra işlenmiş gıdalar artık çocuk beslenmesinin yaklaşık yarısından fazlasını oluşturuyor.

Ayrıca çocuklar ve gençlerin çoğu eskiye oranla daha fazla fast food ve abur cubur tüketiyor, ekran başında daha fazla zaman geçiriyor ve dışarıda daha az oynuyor.

Çocuklarımız hareketsiz.

Çocuk parklarına gitmek bile istemiyorlar.

Bir kampanya başlatsak,

Haydi çocuk parkına oynamaya diye!

Çocuklar el ele verseler, hep beraber oynasalar…

DEVAM EDECEK