*Yüksek Petrol Mühendisi Hasan Hüseyin Ural, Batman’ın çekirdeğini oluşturan İluh’un1950’li yıllarını şöyle anlatıyor: “Batman’ın İluh Tepesi’nde 13 ev vardı. 7’si Kerpiç, 6’sı da mağara olarak toprağa kazılmıştı.”

*Geçen Pazar İluh Tepesi’ndeydik. Eski gelenek-göreneklerin az da olsa sürdüğü o tarihi tepedeki kerpiç-taş evlerin bir bölümü yıkılmış. Daracık sokaklar viraneye dönmüş. 60 Yıl öncesinin semt sakinleri, çoktan göçtüğü İluh, o eski günlerinden çok uzak…

NEREDE O ESKİ İLUH…

1955 Yılı öncesinde Maden Teknik Arama Enstitüsü’nde ilk görev yapan yüksek petrol mühendisi Hasan Hüseyin Ural, Raman Dağı’na çıkarken ilk kez gördüğü İluh’u şöyle anlatıyor:

“Batman DDY İstasyonu’nun adı ‘İluh’tu. İluh-Tepebaşı’nda 13 ev vardı. 7’si kerpiç, 6’sı ise ‘mağara’ olarak toprağa kazılmıştı. Evlerde kapı ve pencere yoktu. Sadece perde asılıydı. Elektrik de yoktu.”

Yine MTA’nın yüksek petrol mühendislerinden Necdet Aksan da ‘İluh’u anı kitabında şöyle özetlemiş:

“Batman’da bir yol üzerinde sağlı-sollu toplam 14 dükkan vardı, 15 yoktu. Hepsi de derme çatmaydı. Yolun ucunda tek bir lokanta vardı. Zaman zaman oraya giderdik.”

Petrolün başkentinin çekirdeği olan İluh’u, Türkiye’nin ilk petrolcüleri böyle özetlemiş.

‘İluh’ 1955’te belde olduğunda Nahiye Müdürü de o eski yerleşim birimin tepebaşı bölgesinde otururmuş, taa 1957 yılına kadar.

O dönemlerde İluh’ta oturan Güneşler, Oranlar, Yıldızlar, Beğiç’ler, Balıkçılar, Arı, Tavukçu ve İlhan aileleri, İluh-Tepebaşı’nda otururlardı.. 1960’ların ortalarına kadar şen bir yer olan ‘İluh-Tepebaşı’ yavaş yavaş yerini modern yapılaşmanın olduğu petrolcülerin Sitesi ile Akyürek semtine bırakıyordu.

1955 Yılında petrolcülerin Raman Dağı’ndan inip yerleştikleri Site semti ise tam Avrupa standartlarında yapılan modern bir mahalle olarak yapılmış. Bakın, o dönemlerin Site semtinde neler varmış? “İşçi apartmanları, Usta apartmanları, Usta başı apartmanları, küçük tip memur apartmanları, büyük tip memur apartmanları, müstakil memur evi, ekonoma, fırın, mezbahane, buz imalathanesi, misafirhane, trafo merkezi, hastane, ilkokul ve ortaokul binası…

TERK EDİLMİŞ BİR KASABA GİBİ

Eski İluhluların çoktan terk ettikleri, kentin ilk yerleşim biriminde şimdilerde oturanların çoğu dar gelirli aile.

Rivayetlere göre; İlihan (Elekxan) kalesi olduğu yer; İluh’muş... Büyük İskender’in yolunun kesiştiği yerlerden biri de Elekxan kalesi olduğu alan yapay bir tepe olarak tarihe geçmiş.

Eski simalardan kimsenin kalmadığı petrol şehrinin ilk semti; şimdilerde en sessiz dönemi yaşıyor.

Uçurumun dibinde daracık merdiveni andıran sokaktaki evinin önünde oturan bir kadının “İşte halimizi görüyoruz” dercesine serzenişte bulunan sözleri.

30-40 Yıl öncesinin İluhlu’lardan kimsenin kalmadığı terk edilmiş büyük bir kasabayı andıran mahalledir ‘İluh’ şimdilerde.

Çarşı ve İluh mahallelerini bir birinden ayıran ‘Dere’ toprak renginde akıyor. 

Geçmişten günümüze akrepler de İluhluların korkulu rüyası.

Daracık ara sokakta gün batımında damlara çıkıp ‘Dam Palas’ geleneği sürdüren ailelerin koşuşturmaları…

Kent merkezine göre esintisinin daha çok olduğu İluh-Tepebaşı’nda tüm olumsuzluklara rağmen yine de yaşam sürüyor.

Oysa İluh, 1970’lere kadar ‘şen’ mahallesiydi.

İlk petrol emekçilerinin bir bölümü de ‘İluh’lulardan oluştuğu için her evin önünde bir araç vardı.

Şimdilerde zor geçinen insanların durağına dönüşen İluh’tan bugünlük de kadar.

Sağlıkla kalın…