Batman Toprak ve Ekolojik Hayatı Koruma Derneği Başkanı Bedrettin Nasıroğlu’nun Batman Ovası’yla ilgili önemli bir uyarısı var; “Bu şehirde sadece yeni konut alanları olmamalı. Verimli toprakları da korumak herkesin asli görevi olmalıdır. Verimli topraklarımızın korunması adına eski mahallelerde yerinde ‘kentsel dönüşüm’ün de bir gereklilik, hatta zorunluluk olduğunu söylüyoruz hep.”
Tarımın göz göre göre bitirilmesinin göstergelerinden biri de son günlerde Hasankeyf-Binatlı yol güzergâhında mantar gibi bitip yükselen konut siteleridir. Batman’ın çevresindeki köyler artık şehrin birer mahallesine dönüştü. Belki ciddi anlamda konut ve tarım alanlarının planlanması gerekiyor artık. Çünkü gidişat, toprak alandan yoksun bir kentle karşı karşıya kalacağımızı gösteriyor.
ÇEVRE KÖYLER MAHALLE OLDU
Yaşam kaynağımız topraktır.
O yüzden “toprak ana” deyimi yüzyıllardır söylenegelmiştir.
Toprağı küstürmeyelim diye bas bas bağırılıyor her yanda; bizler de bu sese kulak veriyoruz ve şehrimizde duyulmasını sağlıyoruz.
Bedrettin Nasıroğlu gibi öncü insanlar da toprağı korumanın mücadelesini sürdürüyor.
Yarım asır öncesinde kim derdi ki; Tilmerç, Aydınkonak, İrmi ve İkiztepe Batman’ın birer mahallesi olacak…
Henüz köy statüsünde olan Akça, Kuyubaşı ve Binatlı da yeni mahalle olmaya aday yerler.
Batman’ın çevresindeki köylerde eski taş ve kerpiç yapıların yerine modern yapılar yükseldi.
Köylerin yanı başındaki verimli arazilerde de yeni konut siteleri yükseliyor.
Evet, topraktan ve tarımdan kopanlar artık bu şehrin birer mahallesine dönüşüyor.
İmar ve altyapı gibi sorunlara çözüm bulunması için yerel yönetimden destek isteniliyor.
Evet, o köy sakinleri ne kente alışabildiler ne de eski köy yaşamlarına dönebildiler.
Ortaya çıkan tablo: tüketen bir toplum…
Yıllar öncesinde verimli toprakların çevresindeki o köylerde organik ürünler de bir bir tarihe karıştı.
Kendi süt ürünlerini neredeyse bu şehrin marketlerinden karşılayan eski köy sakinleri oldular.
Şehrin çevresindeki eski besi çiftliklerinin yerini de modern konut siteleri aldı.
Besi ve büyükbaş hayvan çiftliklerinin yerleri de kıymete bindi.
Besici artık 5–10 milyon TL’lik konut pazarlığını yapıyor.
Baba mesleği olan besicilikten söz etmiyor artık.
Elbette bu tablo besicilerin suçu değil.
Onlar düne kadar bu şehirden birkaç kilometre uzaktaydılar ama şimdi kendilerini şehrin içinde buldular.
Bir zamanlar bu şehrin kendine yeten organik ürünleri vardı, şimdi yok…
Bugün samanı, buğdayı, pirinci, kırmızı mercimeği artık marketlerden alır hale geldi eski köy sakini.

TARIMDAN KAÇIŞ
Batman Ovası’nda hâlen ekilebilir 1 milyon dönüm tarım alanı var ama şehrin hızla büyümesi tarım alanlarını iyice daralttı.
Elbette tarımdan kaçışın birçok nedeni var.
Mesele de açık.
Çiftçi ile her konuştuğunuzda:
“Tarım bize pahalı hale geldi. Mazot, gübre, ilaç ve elektrik pahalı. Biz daha tarlaya girmeden kaybediyoruz. Önceden az çok idare ediyorduk ama şimdi tarım yapılacak iş gibi değil. İnşaat sektöründeki cazibe ister istemez çiftliklerimizin yerini konut alanlarına dönüştürüyor” diyorlar.
Tarım alanlarını yok ettik.
Bu konuda en dertli isim de galiba Toprak ve Ekolojik Hayatı Koruma Derneği Başkanı Bedrettin Nasıroğlu.
Verimli toprakların korunmasına yönelik çok önemli uyarıları oluyor Nasıroğlu’nun:
“Eğer toprağımızı kaybedersek, soframızı da kaybederiz. Sofrasını kaybeden, geleceğini de kaybeder.”
Son dönemlerde artık verimli toprakların korunmasına yönelik bir çaba da var.
Bu ciddi gayreti gösterenlerin başında mücadele eden Toprak ve Ekolojik Hayatı Koruma Derneği Başkanı ve kanaat önderi Bedrettin Nasıroğlu’dur.
Mevcut verimli toprakların korunması için artık ilgili ve yetkililer de uyarılarda bulunuyor.
Batman Ovası’nda uzun süre sulanabilecek arazilerin çoğu, katma değeri yüksek fıstık bahçelerine dönüştürüldü.
Bu da yanlış bir uygulama.
Oysa bu alanlar tamamen hububata yönelik ürünlerin yetiştirildiği önemli verimli arazilerdi.
O verimli arazilerin yanı başından geçen sulama kanalları var ama sulama kanalına komşu olan yüksek bloklu yapılar da var.
80–90 yıllık bir şehirde plansız bir gelişme ancak böyle olur.
Tarım arazileri ile yeni konut siteleri neredeyse iç içe.
Çiftçi ve besici, maalesef hızla büyüyen bir şehir nedeniyle artık tarımdan kaçıyor; çünkü tarım geliri inşaat sektörünün çok gerisinde kaldı.
Yıllarca bilinçsiz bir planlamayla Batman’ın çevresindeki mısır ekimi yüzünden toprak yoruldu. Toprağın en değerli katmanını kaybettik.
Dilimiz döndüğünce bu ovadaki verimli araziler için çözüm önerilerini yazmaya devam edeceğiz.
Son olarak yetkililere ve herkese; planlı bir tarım politikası uygulamanın zamanı gelmedi mi sorusunu sormak istiyoruz.
Umarız bu sorumuz dikkatleri çeker ve ilk adımlar atılır.
Sağlıkla kalın, Çağdaş’la kalın.
Next