Bu yıl aşırı yağışların etkili olduğu son 2 aylık zamanda çiftçinin yüzü güldü. Çiftçi belki de son yılların en fazla yağış dönemine tanık oldu. Yağışlar, çiftçiye nefes aldırdı kuşkusuz ama gübre fiyatlarındaki artış çiftçiye kısıtlı gübre aldırdı. Önceki yıllarda kuraklık ve zirai dondan yakınan çiftçi, bu son yağışlarla biraz olsun rahatlamış gibi.
Kendi alanında farklı sorunlarla mücadele eden çiftçiler bir de doğa şartlarıyla başa çıkmaya çalışıyor. Çiftçi, Tarım Müdürlüğü’ne drone desteği için de müracaatta bulunmuştu. Aşırı yağışlardan tarlaya çıkamayan çiftçiler, tarımdan beklediği drone desteğini alamayınca boynu büküldü.
ÇİFTÇİ NE ÜRETECEĞİNİ ŞAŞIRDI
Çiftçinin beklentisi; maalesef iklim değişikliği, olumsuz mevsim dengeleri ve küresel ısınma yüzünden değişti.
Çiftçi ne üreteceğini şaşırdı artık.
İklim değişikliği böyle bir şey.
Bölge illerinde olduğu gibi bu yıl Batman’da da şiddetli yağışlar çiftçiyi tarladan uzak tuttuğundan dolayı hububat ilaçlamasını zamanında yapamadı.
Hâlâ Sason kırsalında devam eden aşırı yağışlar, hububat alanlarını yer yer çamur deryasına çevirmiş.
Önümüzdeki dönemlerde verim kayıplarının ne kadar olacağını elbette Ziraat Mühendisleri ve uzmanlar tespit edecektir.
Hububat boy attı ama çiftçi yabancı otlarla mücadelede istediği gibi hareket edemedi.
Bakalım, fıstık bahçelerinde durum ne olacak?
Bunu da önümüzdeki günlerde göreceğiz.
Fıstık bahçeleri için şimdiden konuşmak henüz erken.
Çiftçi, fıstık bahçelerinde çapa çalışmasını sürdürüyor.
Yabancı otu temizlemek için harıl harıl çalışıyor.
Biliyorsunuz Batman Ovası’nın 3’te 1’i fıstık bahçeleri.
Çiftçi neredeyse verimli arazilerin büyük bölümünü katma değeri yüksek olan fıstık bahçelerine dönüştürmüş.

KIRSALDA DOĞAL AFET
Doğal afetler zaman zaman çiftçiye zor anlar yaşatıyor.
Hasat zamanı ödeme vadesiyle yapılan anlaşmalar, hasadın yetersiz olmasından dolayı çiftçiye ağır fatura çıkarıyor.
Ürünü zamanında görmeyen çiftçi de değerinin altında satış yaptığı için tarım bitme noktasına geliyor ne yazık ki…
Tarım biterse sofraya koyulacak bir şey kalmayacak.
Her zaman söylüyoruz; Batman Ovası hızla betonlaşıyor.
Verimli araziler yerini betona bırakıyor.
Bir an önce verimli arazileri koruyacak önlemler alınmalı.
Bu konuda da kanayan yaranın tedavisini yapmak zorundayız.
Şehrimizin tarım stratejileri belirlenmeli artık.
Hangi ilçede hangi ürünün ne kadar üretileceği belirlenmeli.
Çiftçi katma değeri yüksek ürünlere yönelmeli.
Ama üzülerek belirtmeliyiz ki; Batman eski ‘tahıl ambarı’ unvanını yitirdi ne yazık ki.
Soframızda yer alan tüm ürünlerin topraktan geldiği de unutulmamalıdır…
******
NOSTALJİ YAŞATAN YERLEŞKE
Şu günlerde ‘TPAO Batman Bölge Müdürlüğü Üniteler arası futbol turnuvası’ var.
Bu anlamlı turnuva neredeyse 1955 yılından beri sürüyor.
MTA ve TPAO yerleşkesi Raman Dağı’nda iken ilk petrolcülerin çocukları kurdukları ‘Petrolspor’la ilk turnuvaya start veren takımdı.
71 Yıldır devam eden bu turnuvanın değişmeyen adresi; TPAO’nun altyapısının olduğu tesislerdir.
70’li Yıllarda koruma bölüğünün olduğu alandaki toprak sahada maçlar kıran kırana geçerdi.
Bugünlerde o tesislerin yerini modern tesisler aldı.
2008 Yılında eski koruma bölüğüne ait bina, sporun altyapı tesislerine dönüşmüş.
9 Ayrı branşta 1000’e yakın sporcu bu tesisten yararlanıyor.
2011 Yılında Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in talimatıyla 4’ü açık toplam 6 tenis kortu bu alana yapıldı.
Tenis dalı Batman’da karşılık buldu.
Batmanlılar, baharın ilk günlerinde bir tarafta tenis kortlarının yolunu tutarken, bir taraftan da TPAO’da çalışanlar üniteler arası maçları izlemek için halı sahanın tribünlerine gidiyor.
Spor aktivitelerinin olduğu bu tesisler bir yerde petrolcüleri bir çatı altında topluyor.
Kuşkusuz bu güzel bir tablo.
Altyapı tesislerini hafta sonu dolaşırken bir anda 80’li ve 90’lı yılların TPAO’nun eski yöneticileri gözümüzde canlandı.
TPAO yerleşkesinin temelini atıp bugünlere getiren merhum Mehmet Yamaç, yardımcısı Adnan Gümüştaş, Şeref Ekinci ve eski bölge müdürleriyle isimlerini sayamadığımız birçok ünite yöneticisi, buraya adını altın harflerle yazdırdı.
TPAO sadece futbolla değil; yüzme, güreş ve basketbol gibi birçok spor dalıyla da bölgenin spor branşlarında yer alan kuruluştur.
Son yıllarda da atletizm başta olmak üzere bazı branşlarda Avrupa ülkelerinden ödülle dönen gençlerin başarısıyla gururlanıyoruz.
Kısıtlı imkânlarla spor yapan gençlerin ilk adresi TPAO altyapısı oluyor.
Bu tesislerde geleceğin sporcuları yetişiyor.
Özetle; TPAO spor yerleşkesi bu şehrin sporda dışa açılan belki de tek penceresidir.
Umarım diğer kamu kurum ve kuruluşları da bu kurumu örnek alırlar.
Şu günlerde üniteler arası futbol turnuvasında adı ölümsüzleştirilen Petrolspor Kulübü’nün eski futbolcuları ile TPAO’yu bu günlere getiren yöneticileri saygı ve rahmetle anıyoruz.
Sağlıkla kalın, Batman Çağdaş’la kalın…
Next