1960’lı Yılların başında petrolcülerin yerleşkesi olan Batman’ın Site Mahallesi, o şirin petrol kasabasına açılan ve farklı kültürlerin görülebildiği bir pencere gibiydi. O dönemler okur-yazar oranının oldukça yüksek olduğu Site semti, sorunsuz bir yerleşkeydi. Haliyle eğitim seviyesi en yüksek nüfusun yaşadığı yerdi o semt…

1980 Öncesinde ders çalışmak için TPAO’nun yerleşkesi olan Site’deki kütüphanenin yolunu tutardık. Eski Park Restoran’ın yerinde kütüphane vardı. O kütüphaneye gidebilmek için de TPAO’dan tanıdıklardan edindiğimiz giriş kartı sayesinde ders çalışırdık. Batman’da tek kütüphane TPAO’nun eski yerleşkesindeydi…

HAKKINI TESLİM ETMEK GEREK

Batman’da oluşan kültür, ülkenin diğer şehirlerinden farklıdır.

Çünkü mevcut bir kültürle birleşip bütünleşen ortak bir kültür oluştu. İşte bu yönüyle Batman’ın kendine has zengin bir kültürü oluştu.

Bu kültürün hamurunda; az da olsa Amerika ve ülkenin diğer şehirlerinden gelen yüksek eğitim görmüş farklı kesimlerin etkisi vardır.

O yüzden Batman, farklılıklardan ortak bir kültür, ortak bir yaşam anlayışı geliştirme başarısını gösterdi.

Tabii Batman’ın başta kültürel ve ekonomik gelişmişliğinde TPAO’nun hakkını teslim etmek gerek.

Arif Arslan-17

UNUTAMADIĞIMIZ O GÜNLER

Batman ‘il’ olduğu 1990’a kadar tek kütüphane vardı, o da TPAO’nun yerleşkesi olan Site Mahallesi’ndeydi.

1980 öncesinde yapılan Ziya Gökalp Mahallesi’ndeki eski kütüphane binasının bodrum katı, 12 Eylül darbesinde gözaltına alınanlarla dolup taşmıştı.

Bizim kuşağımız hâlen o eski binanın önünden geçerken, o dönemin 12 Eylül 1980 mağdurlarının tutulduğu o binadan yükselen çığlıkları da hatırlıyor.

Eski Kültür Müdürlüğü binasını unutamıyorum.

1980’li yılların başında Batman Çağdaş’ın yayın hayatına başlamasıyla o binada çok daha fazla mesai yapmıştık.

Nedeni de şu; eski Başbakanlık Basın Yayın Genel Müdürlüğü’ne gazete göndermek için dönemin kütüphane yöneticilerine gazeteyi bizzat teslim ederdim.

10 adet gazete, o dönemler eski Kültür Merkezi’nden posta ile Ankara’ya ulaştırılıyordu.

O zamanlar hem yazı işleri müdürüydüm hem de sahada muhabirdim.

1983’ten sonra yayın hayatına başlayan Çağdaş, haftada iki gün çıkardı.

1987’nin başında ise günlük olarak yayın hayatına başlayan Çağdaş, kesintisiz aksamadan yayınını 43. yılın eşiğine getirdi.

O dönemin Kültür Merkezi’nde kırık dökük sandalye ve masalar, birkaç mobilya malzemesi dışında bir şey yoktu.

Öğrencilerin okuma salonu bile bulunmuyordu eski Kültür Merkezi’nde.

Bu nedenle eski ortaokul ve liseli gençlerin gözü hep Site’deki kütüphanede olurdu.

Tabii ki sıcacık ve rahat koltukları olması, orada ders çalışabilmeyi ayrı bir lüks ve ayrıcalık kılıyordu orada ders çalışabilmek.

Eğitim-öğretim gördüğümüz okullarda kitapları ödünç alıp evde çalıştığımızı dün gibi anımsıyorum.

Site’deki ilkokul ve ortaokul çok iyi imkânlara sahip olduğu hâlde, kentin diğer mahallelerinde eğitim gören öğrencilerin başarısının gölgesinde kalırdı hep.

Çünkü o dönemlerde kent merkezindeki okullarda idealist eğitimciler vardı.

Çoğu aramızda yok.

Mekânları cennet olsun ama onlar mesleklerinin gerçek birer duayenleriydi.

Şimdiki eğitimciler ile karşılaştırmanın mümkün olmadığını üzülerek de olsa belirtmek isteriz.

Kısıtlı imkânlara rağmen hiçbirimiz okula gitmemezlik, devamsızlık göstermedik.

Başımızı hep dik ayrıldık okuduğumuz eğitim yuvalarından.

Bayram Merasimi

ŞEHRİN KALBİ O BÖLGEDE ATARDI

1980 ile 1990 yılları arasında TPAO Batman Bölge Müdürlüğü görevi yapan merhum Mehmet Yamaç, tabiri caizse Site’yi kültürel etkinliklerin adresi hâline getirmişti.

Her hafta sonu olmasa da 15 günde bir TPAO Orkestrası’nın müzik dinletisi, konserler, tiyatro günleri Site’nin cadde ve sokaklarından yayılırdı dört bir yana.

Ülkenin tanınan sanatçıları, ‘Güneydoğu’ denince petrolün başkentine seve seve yol alırdı.

Çok yakın dostum merhum Halit Edip Özcan’ın sorumluluğunda müzik dinletileri ve diğer etkinlikler, tam bir kültür rüzgârını estirmişti şehre.

TPAO Batman Bölge Müdürlüğü’nün Site’si çevre illeri kıskandırırdı.

Düşünün, 1988-89 yılında Gaziantep’ten sonra bölgede TED’in kolej açtığı ilk kent Batman olmuştu.

Ki o dönemlerde Batman ‘il’ değildi.

Ama bu şehrin lokomotifi olan TPAO’nun eğitime yönelik aktiviteleri hâlen unutulur gibi değil.

Düşünün, bu koca kuruluşun 10 Aralık yıldönümünde gelenekselleştirilen resim yarışmasına tüm eğitim yuvaları hazırlanırdı.

Ankara’dan gelen jüri üyeleri, dünya sanatçısı Ahmet Güneştekin’in bu şehirden çıkacağını hisseder gibi resim yarışmalarını gelenekselleştirmişti.

Ünlü ressam Rahmi Pehlivanlıoğlu, 1989 yılında Batman’a geldiğinde dönemin son kaymakamı Ali Ülger’di.

Pehlivanlıoğlu ile Güneştekin, Cegerlu-Gurzosk köyü yakınında Batman’ın genel portresini tabloya taşırken, bir sanatçının bu şehirden çıkacağını anlatır gibiydi.

Aradan 37 yıl geçmiş.

Batman’da kültür aktivitelerinin merkezi konumundaki Site sustu.

Şimdi de yarım milyonluk şehrin göbeğinde farklı etkinliklerden söz ediliyor.

Bana sorarsanız o dönemlerdeki aktiviteler şimdiden çok daha nitelikliydi; çünkü insanları bu etkinliklerle belli bir etki yaratarak bilinç oluşturmuşlardı. Günümüzde de buna benzer etkinlikler başarıyla yapılıyor, biz sadece aradaki katılım farkını belirtmek istedik.

Olumlu ya da olumsuz yorumları siz değerli okurlara bırakalım.

Sağlıkla kalın, Çağdaş’la kalın.