Büyük Cengiz Hanın ülkesi Moğalistan’dayız..

Moğolistan'ın başkenti Ulan Batur'un (Ulaanbaatar).

Çok geniş meydanı bir meydan Sükhbaatar -Cengiz Han- Meydanı.

Meydana bakan Moğolistan'ın Devlet Başkanlık Sarayı ve

Meydanın tam orta yerinde tüm ihtişamı ile büyük bir Cengiz Han heykeli.

Moğolistan-1

Meydanda geleneksel renkli, ipekli pırıl pırıl geleneksel kıyafet "Deel" giymiş insanlar çok.

Moğol kültüründe Deel’in giysiden öte, aynı zamanda göçebe mirasın ve ulusal kimliğin bir sembolü özelliği taşıyor.

Hayat Ağacı

HAYAT AĞACI: ANNE

Meydanda herkesin satın aldığı iki resim var.

Bu tablo, Moğol sanatçı Solongo.CH. tarafından yapılmış, Moğolca adı "ЭХ" (Ekh) yani "ANNE".

Moğol kültürüne ait geleneksel bir sanat türü olan

Mongol Zurag (Moğol Resmi) tarzında yapılmış bir Hayat Ağacı tasviri dikkat çekiyor.

Resmin üzerinde yer alan Kiril alfabesiyle yazılmış

Moğolca metin "Ээж Сахиус" (Eej Sakhius) ifadesidir ve

Türkçede yaklaşık olarak "Koruyucu Anne" anlamında.

Hayat Ağacı 2

HAYAT AĞACI

Türk kültüründe Hayat Ağacı sembolü yaygındır.

Dünyanın çeşitli kültürlerinde, mitolojilerinde, halk hikayelerinde ve dinlerde hayat ağacı tasvir edilir.

Güçlü bir kök sistemine ve gökyüzüne uzanan bir tepeye sahip güçlü bir ağaç olarak tasvir edilir hayat ağacı.

Kökleri topraklanmayı ve istikrarı, dalları ise özlemi ve aydınlanmayı simgeler.

Yenilenme ve yeniden doğuşun sembolü olan Hayat Ağacı, doğum, büyüme, ölüm ve yeniden doğuşun ebedi döngüsünü hatırlatarak, kendini keşfetme ve ruhsal evrim yolculuğunda rehberlik ve bilgelik sunar.

Bu kadim sembol halk arasında, yalancı dünya ile öte dünya arasındaki bağlantıyı, göksel güçleri ve yeniden doğuşu temsil eden bir simge olarak kültürlerde korunmaktadır.

Hayat Ağacının, çeşitli kültürlerde ve

İnançlarda manevi önemi vardır.

İki dünya bağlantısını, büyümeyi ve varoluşun döngüsel yapısını sembolize eder.

Moğolistan 2

Toprağa derinden kök salmış, dalları gökyüzüne uzanan bu ağaç, maddi ve manevi alemler arasındaki dengeyi ve uyumu temsil eder.

Genellikle bol yaprak ve karmaşık desenlerle tasvir edilen ağaç, yaşam deneyimlerinin genişliğini ve çeşitliliğini gösterir.

Ağaç, genellikle kuşlar gibi diğer canlılarla birlikte tasvir edilir.

RESİMDEKİ SEMBOLİZM

Resme baktığımızda pek çok kültürel ve manevi sembollerle dolu.

Tabloda ilk dikkati çeken anneliği evrenin merkezine koyan, onu hayatın kendisi ve kutsal bir besleyici olarak onurlandıran ruhsal bir sanat eser.

Moğolistan 3

Bu resimlerdeki motifler

Türk ve Moğol mitolojilerindeki evrensel hayat ve koruyuculuk temalarını iç içe geçirmektedir.

Bu tablolarda çeşitli semboller vurgulanmış.

Resmin merkezinde yükselen ağaç formu, hayatın sürekliliğini ve gökyüzü ile yeryüzü arasındaki bağı temsil eder.

Yeraltı dünyası, yeryüzü ve gökyüzü arasındaki kutsal bağlantının temsilidir.

Bu hayat ağacın kökleri, gövdesi ve dalları; geçmişi, bugünü ve geleceği, yani nesiller boyu süren yaşamı simgeler.

Tablonun en merkezinde ağacın gövdesindeki oyukta yer alan anne ve çocuk figürü, bir ateşin (geleneksel Moğol ocağı/tuly) başında bebeğini kucaklayan bir anne figürü görülmektedir.

Anne ve çocuk, doğanın (ağacın) bir parçası olarak tasvir edilmiştir.

Bu, insanın doğayla olan kopmaz bağını ve hayat döngüsünün (doğum, büyüme, beslenme) durumunu vurgular.

Denebilir ki; ağacın gövdesinde bir çocukla betimlenen ana figürü, yaratılışın, koruyuculuğun ve sürekliliğin kaynağı olan anaç enerjiyi simgeler.

Bir yerde tabiat bizim içimizde, biz tabiatın kucağındayız anlamında.

Bazı yorumlarda bu figür, Türk mitolojisindeki bereket ve koruyucu ruh Umay Ana ile ilişkilendirilir.

Her ne denirse densin, anneliğin hayatın kaynağı ve koruyucusu olduğu, hayatın sürekliliğini sağlayan kutsal bir bağ olduğu teması işlenir.

Aynı zamanda ailenin korunmasını, nesillerin devamını ve ana sevgisini simgeler.

Moğolistan 4

Tablodaki ağacın üst kısmına baktığımızda sekiz kollu turuncu çark vardır.

Dharma Çarkı (Dharmachakra).

Bu çark, Budizm'deki "Sekiz Aşamalı Asil Yol"u-Budizm'in sekiz uğurlu sembolünden (Ashtamangala) izler görülmektedir. Evrensel yasayı temsil eden önemli bir ruhani semboldür.

Resmin alt kısmında yine Budist semboller dikkat çeker.

Üç renkli mücevher (Triratna).

Tablonun en üst kısmına baktığımızda ise tabiat ve kozmos ait bir tasvir görürüz.

Ağacın dalları arasında Güneş, Ay ve gökkuşağı sembolleri görülür.

Gökkuşağı motifleri, Moğol mitolojisinde bereket ve saflığı temsil eden bulut ile yer almaktadır.

Bu semboller Moğol ve Orta Asya kültürlerinde hayatın sonsuz döngüsünü, zıtlıkların uyumunu ve zamanın akışını yani kısaca; evrensel dengeyi, ilahi gücü ve aydınlanmayı da temsil eder.

Alt kısımda yer alan mavi kurt ve geyik gibi hayvan figürleri,

Moğol mitolojisindeki soy ve köken anlatılarına bir gönderme niteliğindedir.

Çevredeki geyik, kurt ve kuş figürleri, insanın doğayla olan kopmaz bağını ve tüm canlıların birbiriyle olan etkileşimini de vurgular.

Aynı zamanda her türlü hayatın tabiatın bir bütün içindeki uyumunu anlatır.

Burada da bitmez sembol okumalar.

Bir de spiritüel-ruhsal- bağlantı tasvir edilir.

Ağacın üzerindeki tekerlek benzeri sembol

(Tengri/Gök sembolü veya hayat Çarkı), Moğol inanışındaki gökyüzü ile yeryüzü arasındaki kutsal bağı simgeler.

Bu tablonun bize öğrettiği; aileyi, bereketi, uzun ömrü, hayatın kökeni, anneliğin kutsallığı ve evrendeki her şeyin birbiriyle olan ruhsal bağı ayrıntılı sembollerle vurgulanmış.

Aynı zamanda ailenin korunmasını Budist ve

Şamanist (geleneksel Türk-Moğol) inanç ögeleriyle harmanlayarak anlatan sembolik bir sanat eseri niteliğinde.