Kültürümüzde dayanışma ve yardımseverlik çok eskiden beri vardır.

Hele Ramazan ayında en üst seviyededir.

Zekat ve fitreyi saymıyorum bile.

"Komşusu açken tok yatan bizden değildir" hadis-i şerifi,

İslam aleminde yardımlaşma, dayanışmayı vurgulayan temel bir ilkedir.

Bu sözden anlaşılan, kişinin çevresindeki ihtiyaç sahiplerine karşı duyarlı olması gerektiğini, komşunun dinine veya soyuna sopuna bakılmaksızın yardım edilmesi gerektiğini ifade eden bir durumdur.

Çelişkili bir durum denilebilir ama

Günümüzde internette tanımadığımız insanlarla konuşarak çok zaman geçiriyoruz.

Peki ya sokağımızdaki komşularımız ne alemde.

Yardıma ihtiyaç duydukları bir şey var mı?

Desteklenmeleri gereken bir alan var mı?

İşte karşılıklı yardımlaşmanın odak noktası bu.

Bu tür yerel yardımlar çok çeşitli faaliyetleri kapsar: ihtiyaç sahipleri için yiyecek ve para toplamak, ücretsiz eşya organize etmek veya hatta tehlikeli olduğu düşünülen bölgelerde korkan bir çocuğu okula götürüp getirmek gibi-

Japonya’da yaşlıların bunu gönüllü yaptığın tanık oldum-.

İnsanlar varoluşumuzdan beri birbirlerine yardım ediyor.

Karşılıklı yardımlaşma fikri ise; özellikle büyük şehirlerde, gurbette

hemşehri dernekleri yoluyla geçekleşmektedir.

Pek çok sivil toplum örgütü ve gruplar ücretsiz giysi- ayakkabı ve gıda kolisi dağıtarak hayırlı bir iş yapıyorlar.

Şu zamanda dayanışmayla ücretsiz iftar sofraları kuruluyor meydanlarda, caddelerde.

Bu tür etkinlikler yıl boyu sürdürülebilmeli.

Mesela bazı yoksul semtlerdeki okullarda çocuklar için ücretsiz kahvaltı programı sağlanabilir.

Şu an içinde bulunduğumuz dönemde insanları karşılıklı yardımlaşmaya çeken mübarek ayın getirdiği bir ruh hali var.

Ayrıca kimsenin bizi kendimizden başka kimsenin kurtarmayacağı ve topluluklarımızdan sorumlu olmamız gerektiği hissi var.

Çeşitli ülkelerde-Türkiye’de de- hükümetlerin sosyal yardım programları var.

Özellikle de hükümetin ihtiyaçları karşılamak için devreye girmediği veya yetersiz kaldığı zamanlarda yardımlaşma çok önemli.

İnsanların yardımlaşma konusunda kendilerine güvenme duygusu, özellikle 2020'de Covid-19 pandemisinin başlangıcında, bütün dünyadaki hükümetlerin insanlar için ve birbirimize nasıl bakacağımız konusunda bir planı olmadığı zamanlarda arttı, ancak birçok komşumuzun yardıma ihtiyacı olduğunu gördük.

O nedenle yardımlaşma yaşatır.

Eğer biri karşılıklı yardımlaşmaya katılmak istiyorsa, öncelikle, mahallenizde veya topluluğunuzda karşılıklı yardımlaşma grupları-dernek, vakıf vb- olup olmadığını araştırarak başlayabilirsiniz, çünkü çoğu durumda gerçekten de vardır.

Bu yüzden sıfırdan başlamanıza gerek yok.

Zaten var olan eski gruplara bakın ve onlara katılın.

Eğer yoksa, o zaman bu grupları kendiniz kurmaya çalışırsınız.

Birkaç komşuyla bir araya gelip, bazı kaynakları birleştirip ve tespit edilen topluluğunun ihtiyaçlarının neler olduğunu belirleyip, ardından da bu ihtiyaçları elden geldiğince karşılamaya çalışmak bir yoldur.

Bugün marketteydim, yardım kolileri küçükten büyüğe satışta, çoğu kere gıda kolisi ve ev ihtiyaçları şeklinde.

Bir koliyle başlanabilir yardımlaşmaya!

Yardımlaşma her zaman yaşatır