*60 Yaşın üzerindekiler yaşamlarının büyük bölümünün geçtiği petrol kentinin eski dar sokaklarını kışın çamur, yazın toz bulutunun kapladığı o sokakları unutamıyorum. Çünkü o sokaklarda hayat bulmuşlardı ve bedenlerini en güçlü yaşam enerjisiyle doldurmuşlardı o sokaklarda… Eski kuşak, büyük alışveriş merkezleri yerine, yerli ürünleri alabilmek için hala Alo Tevşo Köy Pazarı'nın yolunu tutarlar…

*Hacamatın bir başka tedavi yöntemi olan sülüklerin bile satıldığı Alo Tevşo pazarında, göçerlerin her yılın şu günlerinde yaylalardan getirdikleri otlu peynirden Balpınar’daki 30-40 kilo ağırlığındaki kabaklar ve yerli ürünler var Batman’ın köy pazarında...

ESKİ BATMAN BİR BAŞKAYDI

60'lı ve 70’li Yılların sonuna kadar Batman, herkesin hemfikir olduğu, her türlü modern ve çağdaş olanakların olduğu şirin bir petrol kentiydi.

İlçenin ilk yöneticileri, ulaşımın trenle yapıldığı o zamanlarda Belediye, Kaymakamlık, hükümet konağı ve tarım teşkilat binalarını yan yana yapmışlardı.

Bugün bile bu denli ekonomik ve ulaşılabilir kolaylığı açısından da hizmet veren böylesi yakın yapılar yok.

TPAO’nun bulunduğu Site dışında kent birbirine sarılmak için iç içeydi.

Bir zamanlar şehrin kalbi olan Cumhuriyet meydanına indiğinizde her şeyi bir arada bulma imkanını bulurdunuz.

Aslında en çok insan sıcaklığını, dost yüzleri görmek için meydana koşulurdu.

O yokluk yıllarında her şeyi bir arada düşünen yöneticilerin çoğu hayatta değil.

Onların inşaa ettikleri o güzergahlar, şimdilerde de yoğun.

Geçenlerde eski Batman’da güzel bir anıyı veya uzun süredir görmediğimiz eski bir dostumuzu bulma umuduyla ve tabii ki gazeteye bir şeyler taşıyabilmek için gezintiye çıktık.

Sonbahar mevsimiyle birlikte, serin bir havanın keyfini süren kalabalık, eski Batman dediğimiz 2. Cadde ile Ulu Camii çevresindeki daracık sokaklardaydı.

İğne atsan yere düşmez deyimini doğrularcasına kalabalık bir kitleyle karşılaşmak sevindiriciydi.

Seyyar satıcılar, işportacılar ve köy ürünlerinin bulunduğu tezgahlarda Batman’a ve mevsime özgü ürünlerin bolluğunu görünce mutlu olmuştuk.

Yüksek rakımlı dağların yaylalarından inip köy pazarına renk katan göçer kadınların renga renk yün çorap ve diğer örgüler arasında, otlu peynir kokusu her yanda hissediliyordu…

Pazarda yörenin son meyve ve sebzeleri, turşudan su içinde tutulan sülüklere kadar ne ararsan vardı…

O DAR SOKAKTA ALIŞVERİŞ

Ulu camii etrafındaki sokaklar, 1955- 1957 yılları kentin temelinin ilk atıldığı dönemdi.

Birinci ve İkinci caddenin birleştiği ara caddenin karşısında 2 katlı kerpiç bina Kaymakamlıktı.

Kaymakamlığın altı ise Süvari Birliği idi.

O daracık sokaklarda hala ambulans ve itfaiye araçları geçemiyor.

Binalar bitişik nizam kuralıyla neredeyse sıra halinde yapılmış.

O eski binalar belki de son konuklarını ağırlıyordur, çünkü çoğunun boş ya da işyerine çevrilmiş olduğunu gördük.

Tek tük soba imalatçısı, balık tezgahları, üç tekerlekli araçlar üzerindeki organik ürünler eski Batman’ın; o her şeyin bizim ve bize ait olduğu eski günleri hatırlattı.

Eski Batman’ın daracık sokak ve caddelerinde sonbahar mevsiminin organik ürünleri şu günlerde, tezgahlarda adeta görsel şölen sunuyor...

İşte bu görsel şöleni görmek için eski Batman’ın dar sokaklarında işportacılar ile seyyar satıcı esnafların; hatıralarımızı, acı tatlı anılarımızı çağrıştıran seslerinin dinlemeye değer.

AVM’lerin her yanından saçılan renkli görüntüsüne rağmen, bu hava yok çünkü pazarlarda her şey insan sıcaklığına bulanmış gibi bir atmosfer var.

YENİ YERLEŞİM YERLERİ ESKİSİNDEN DAHA SOĞUKTUR

Günümüzün modern Batman’ı Turgut Özal Bulvarı Güzergahı'ndan başlıyor, hava limanı yolunun sonunda bitiyor.

O bölge daha çok ekonomik durumu iyi olan kesime hitap ediyor.

Müşterisi olsa da köy pazarından alınan haz ve tatmini orada almanız mümkün değil.

Yeni yerleşim yerleri her zaman eskisinden daha soğuktur.

Aynı zamanda konumları itibariyle daha pahalıdırlar.

Oysa Alo Tevşo Köy Pazarı'nda arzu ettiğiniz organik ürünleri daha hesaplı alarak evinizin yolunu tutabilirsiniz.

Şehrin yeni yüzü her ne kadar, farklı görüntü veriyorsa da şehrin o eski çarşısında insanlar birbirine daha samimi ve de daha dürüst.

Çünkü yeni soğuktur ve soğukluk yayar.

Tabi yeni neslin, yeniyi tercih etmesi anlaşılabilir.

Günümüzde markalı ürünlerin satıldığı yeni çarşı merkezlerinden çok eski çarşılarda hayatın tadını çıkarırsınız 

Orada her şey bize benzer, sergilenen her ürüne, orada onu satan insanın sıcaklığı sindiği için o ürünleri seyretmek, onlara dokunmak içimizi ısıtır.

Bilmem yanılıyor muyuz?

Sağlıkla kalın..