Gün geçmiyor ki iş kazaları yaşanmasın ve nice fidanlar solmasın…

Hayatının baharındaki gençlerimizi iş kazalarında yitiriyoruz…

Üzülmek yetmiyor, kahroluyoruz…

İş kazaları belki gazetelere küçük bir haber olarak düşüyordur…

Ailede, sevdiklerinin arasında telafisi imkansız ne büyük acılar, fırtına ve yangınlara neden olduğunun farkında değiliz…

O dul kalan eşler, yetim kalan çocuklar, ömür boyu gözyaşı akıtacak kardeşler, anne ve babaların acılarının tarifi yok…

İşte gazetemizde yer alan bir haberin spotu: “Yaklaşık 10 gün önce Kurtalan-Çakırlı bölgesinde kuyu tamamlama işi esnasında feci şekilde yaralanan Batmanlı 35 yaşındaki Emrah Akbaş, tedavi gördüğü Batman’daki özel hastanede hayatını kaybetti. 5 Çocuk babası Akbaş, Batman’da yakınlarının gözyaşları arasında toprağa verildi.”

Bu haberi hepimiz çabuk unutacağız, ya o hayat arkadaşını kaybeden anne, yetim 5 küçük çocuk, anne, baba ve kardeşleri öyle çabuk unutacaklar mı?

Genç yaşta hayatını kaybeden Emrah Akbaş kardeşimize Cenabı Allah’tan rahmet, kederli ailesine sabır diliyorum.

**

**

Değerli Okurlar, nice gençlerimizi iş kazalarında kaybediyoruz.

Emekçilerin hayatlarına mal olan iş kazalarının nedenleri bellidir, yıllardır uyarıyor ve bu soruna neşter vuruyorum…

Bu konuda arşivimde çok sayıda yazı var. Hemen üç yazımın linkini sunuyorum:

https://www.batmancagdas.com/genclerimizin-olumleri-kader-degildir-1-makale,14485.html

https://www.batmancagdas.com/genclerimizin-olumleri-kader-degildir-2-makale,14487.html

https://www.batmancagdas.com/emekcilerin-is-sagligi-ve-guvenligi-makale,12261.html

Evet, açık ihmaller zinciri var; iş ve işçi güvenliği, iş sağlığı için gereken tedbirler alınmıyor…

Bütün ağır iş kollarında bu duyarsızlığı, ihmalleri hepimiz görüyor ve tanık oluyoruz.

Emekçiler de kendilerini düşünmüyor, onların örgütlü bulunduğu yapılar da üzerlerine düşeni yerine getirmiyorlar…

Merhum Akbaş için tepkisiz kalmayan Petrol-İş Sendikası Şube Başkanı Veysel Kartal gerçeğini gözlemledim.

Veysel Kartal’ın açıklamaları gazetemizde haber oldu. Önleyici tedbir olabilir diye kamuoyunun ve ilgililerin bilgilerine sunuyorum.

**

**

PETROL-İŞ SENDİKASINDAN TEPKİ…

Tepkisiz kalmayan Sayın Kartal’a teşekkür ediyorum. Kartal, “2017’den sonra sondaj ve kuyu tamamlama işlerinin TPIC’e devredilmesiyle yüzlerce kazanın yaşandığını söylemiş ve eklemiş: “İşçiler TPIC’te ağır şartlar altında çalışıyor. Son 5 yılda bini geçen iş kazası meydana geldi. Maalesef TPIC’te oturmayan bir sistem var. İşçiler ağır şartlar altında çalışıyor. İş güvenliği yetersiz. Uykularını alamayan ve aşırı yorgunluktan ötürü petrol işçileri karşı karşıya kalıyor. Bu ağır koşullarının gözden geçirilmesi için defalarca uyarıda bulunduk.

TPAO’nun 67 yılık tecrübe ve deneyimleri yok sayıldı. İlgili ünitelerin TPIC’e devri maalesef iş kazalarıyla birlikte ölümleri de getirdi. TPAO’nun tekrar dikey entegre sistemine kavuşturulmasını istiyoruz. Taşeron sistemine son verilip tüm taşeron personelin kadroya alınması, yeni personel istihdamının yapılması önemli ve aciliyettir. TPIC’in tüm emekçilerinin TPAO bünyesine alınması, tüm ekipmanlar TPAO’a devredilmelidir. TPIC’te iş güvenliği eğitimleri artırılmalı ve çalışma koşulları iyileştirilmelidir. 35 yaşındaki bir arkadaşımızı kaybettik. 1.5 ay önce de Adıyaman’da bir arkadaşımız yaşamını yitirdi. Artık bu iş kazaları TPIC’te son bulmalı.”

Sayın Kartal’ın gösterdiği tepkiyi olumlu bulmakla birlikte, geçen beş yıllık zaman sürecinde binden fazla emekçi iş kazası yaşamışsa, sendikanın üzerine düşeni yapmadığı gerçeğini ifade edeceğim.

Sendika sürekli olarak bu konuyu basın açıklamalarıyla, demokratik eylemleriyle kamuoyuna duyurmalı, tepkisiz kalmamalı, kamuoyu oluşturmalı, en azından emekçilerini eğitmeliydi. Bu son üzücü olayı gündemde tutarak bir bilinç geliştirmelidirler.

**

**

Yasa ve yönetmelikler emekçilerden, iş ve işçi sağlığı ve güvencesinden yanadır. Uygulamada görevlerini yapmayan, ihmal eden kurum ve kuruluşlar teşhir edilmelidir.

İş ve işçi sağlığı ile güvencesi konusunda ilgilileri göreve çağırıyorum. Gençler ölmesin diyen herkesi yazımı desteklemeye, sosyal medyalarında paylaşmaya davet ediyorum. Bu konudaki görüş açımı bir kez daha sunmak ve görevlerini yapmayan kamu kurum ve kuruluşlar ile özel sektör müteahhitlerini uyarmayı görev biliyorum:

Yasa ve yönetmeliklerde emekçilerin iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili sayfalar dolusu hükümler var. http://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2012/06/20120630-1.htm

Bu hükümlerin gereği yerine getirilirse, emin olun emekçiler lehine çok olumlu gelişmeler yaşanacaktır.

İş sağlığı ve güvenliği ile ilgili olarak kurumların görevlerini yapmadıklarına inanıyorum.

Sorun onlarda bitiyor…

Denetleyiciler gençlerin iş kazalarında ölümlerini seyretmekle yetiniyorlarsa, bize düşen görev de eleştirmek ve sorunları gündemde tutmaktır.

Ülkemiz genelinde olduğu gibi kentimizde de iş sağlığı ve güvenliği konusunda ciddi yetersizlikler, denetimsizlikler var…

Kentimizde devasa binalar inşa ediliyor değil mi?

Başlarında kaskla, ayaklarında çivi geçirmez botla çalışan kaç emekçi gördünüz diye sormak isterim?..

Kaç emekçinin sosyal güvencesi-sigortası var, kaç emekçimiz örgütlü?

Denetim yapan kaç görevliyi alanda gördünüz?

Sonuç olarak iş sağlığı ve güvenliği konusunda toplumsal bir duyarlılık oluşturmak zorundayız.

Sürekli bıktırırcasına olsa bile bunu yazmalı, gündemde tutmalı, tedbirler alınıncaya kadar ilgilileri baskı altına almalıyız. Gençlerimizin, emekçilerimizin iş kazalarında ölmeleri kader değildir gerçeğini herkese kabul ettirmeliyiz. Sağlıkla kalınız.