Akşam oldu yine,
Tv dizileri tutkusu.
Yemekler yendi,
koltuklara çöküldü.
Dizilerde biraz da
kendimizi buluyoruz.
Gerçek hayattan yansımalar.
İlginç, aydınlatıcı ve
ufuk açıcı gösteri.
İnsan dizilerdeki karakterlerle
adeta özdeştirir kendini.
Gör başına neler gelir hesabı..
Aynı şeyler benim de
başıma gelse ne yaparım
düşüncesi ve merak.
Bu nedenle insanlar
dizilere tutkun.
Dizler insanın aynası gibi.
İzleme,öğrenme ve hayal etme!
Ya sonrası…
Gerçek hayatta aynı diziyi
izleyenlerle kritik yapılır.
Sosyalleşmeye giden bir adımdır.
Bu sayede dilimiz, düşüncemiz ve
hatta davranışlarımız değişebilir.
Toplumsal etkileşim aracı diziler.
Bunlar dizilerin olumlu yönleri.
Diziler adı üstünde,
bir günde bitmeyen hikayeler.
Tam can alıcı noktada
arkası yarındır…
Herkes bu duruma itiraz eder.
Hikayenin sonu nasıl bitecek…
Bizi alır götürür.
Hikaye insan ilişkileri
bağlamındaysa hele.
Olsun bitsin ister.
Dizinin ertesi güne olmasına
makul açıklama sunmak,
kesintiye uğratmanın
rahatsızlığını bertaraf etmez.
İtiraz bundandır.
Kafası oraya takılır insanın.
Artık dizi tutkunudur.
Sonuçta insanların ekranlarda
olup bitenlere tepki verme,
bitmeyen hikayelere
tutku derecesinde bağlanma gibi
yatkınlıkları var.
Bunca takılmanın yanında
başka işlere-güçlere de
vakit ayırabilmek işin başka yönü.
Dizisiz kalma ama
fazla da takılma…
Next