*Havalar ısınınca bu mevsimde hafta sonları herkes tedirgin bir şekilde; ‘Acaba Batman’ın yanı başından geçen akarsular bugün can aldı mı?’ diye kaygılanır durur. Pikniğe giden aileler haftanın yorgunluğunu Batman Çayı kenarında atar ama her an aile fertlerinden birinin o azgın sulara kapılıp yaşama veda etmesini hiç hesaba katmaz…

*45 Yıllık meslek hayatımızda her yaz mevsiminde Batman Çayı başta olmak üzere çevredeki gölet ve sulama kanallarında sayısız gencimizi kaybettiğimize tanık olduk. Acılı ailelerin hayat hikayelerini bu sütunlarda dile getirdik ama ne yazık ki boğulma vakalarının önüne geçemedik.  Hafta sonu da 9 yaşındaki Seher Basutçu’yu Batman Çayı’na kurban verdik…

ÇEVREMİZ AKARSULARLA ÇEVRİLİ AMA…

Hafta sonları herkes “Batman’ın yanı başından geçen akarsular, bugün can aldı mı?” Tedirgin bir şekilde, bekliyor.

Her yaz mevsimi öncesinde ‘Boğulma vakalarına dikkat’, ‘Serinleme uğruna çocuklarımızı ve gençlerimizi kaybetmeyelim’ başlıklı haberlerle uyarıyoruz toplumumuzu.

DSİ… Sulama Birliği… ve diğer kurumlarda boğulma vakalarına karşı uyarıyor.

Ne yazık ki havalar ısınınca uyarılara aldırış eden de olmuyor.

Henüz havalar yeni yeni ısınıyor.

Okullar tatile girmenin hazırlığında ama akarsularımızdan acı haberler gelmeye başladı bile.

Pazar akşamı saatler 17.30’u gösteriyordu.

Bir arkadaşımızın cep telefonuna gelen acı haber sarstı bizi.

Yakın bir arkadaşımızın taziyesindeydik.

Arkadaşımızın acısına ortak olmaya çalışırken, 9 yaşındaki Seher Basutçu’nun Şerbetli mezrası yakınlarında arkadaşı Beyza Nur Akman ile Batman Çayı’na düştü haberi bizi derinden üzdü.

Küçük seher kurtarılamamıştı.

14 Yaşındaki Beyza Nur Akman, olaya müdahale eden görevlilerin çabasıyla baygın halde sudan çıkarılmıştı.

Düşünün aileleriyle birlikte pikniğe giden iki çocuk suya düşüyor ve ne acı ki küçücük Seher boğularak can veriyor…

Allah ailesine sabır versin.

Gözleri önünde o küçük çocuğun boğularak hayatını kaybetmesi ne acı bir olay.

Allah, kimseye böyle acıyı yaşatmasın.

Batman’ın çevresi akarsularla çevrili ama yüzme bilmeyenlerin sayısı bir hayli fazla.

UYARILARA RAĞMEN

Daha geçen hafta Batman Sol Sahil Sulama Birliği Başkanı Metin Sualp, boğulma vakaları için uyarıda bulunmuştu.

Sualp, DSİ Sol Sahil Sulama Kanallarında yaşanan boğulma vakalarının önlenebilmesi için olması gereken uyarıyı yapmıştı.

Sualp, aileleri uyarıyor ve ekliyordu;

“Burada en büyük görev ailelerimize düşüyor. Çocuklarımıza sahip çıkılması gerekiyor. Boğulma vakalarının yaşanması bizi çok ama çok üzüyor.”

Sualp’in, bu uyarısı hemen hemen her yaz mevsiminde yapılıyor fakat ne yazık ki ders çıkardığımız yok.

Bu konuda başka yol ve yöntemlerin olması gerektiğini düşünüyoruz.

Mutlaka olduğuna inanıyoruz.

Bu sorun sadece ailelerin dikkatsizliği ve yöneticilerin uyarıları ile çözüleceğe benzemiyor.

Belki topyekun bir eğitime veya başka önleyici tedbirler almak gerek.

Bunlardan biri şehrin her yanına sesli ve yazılı ilan uyarıları olabilir. 

Aileler çocuklarını pikniğe götürüyor ama o azgın suların kenarında bir anlık dalgınlık ya da hata telafisi mümkün olmayan acı olaylarla sonuçlanıyor.

Bakın önümüzdeki haftadan itibaren okullar tatile girecek.

Sıcaklardan bunalan gençler, serinlemek için ya akarsulara ya da sulama kanallarının yolunu tutacak.

Hatta koşacak.

Kent merkezi nüfusu yarım milyonu geçmiş ama Batman’da yüzme havuzu sayısı iki elin parmak sayısından bile az.

Sıcak havalarda gençlerin enerjisini farklı yönlere sevk etmek gerektiği aşikar.

Belki havuz sayısı arttırılarak, kısmen yararlı olacaktır.

Havuza erişim sağlanması yöneticilerin aslı görevi olmalı.

Tabiki halk ve basın olarak da bizim de görevlerimiz vardır.

Bunun farkındayız.

Site Mahallesi’nde TPAO’nun yıllar önce yaptığı yüzme havuzları da olmasa koca bir şehirde gençler nerede yüzecek? Doğrusu insanın inanası gelmiyor.

Gençlik ve Spor Müdürlüğü’nün olimpik yüzme havuzundan kaç kişi faydalanıyor?

Ya da kaç kişi yüzme öğreniyor?

O da meçhul.

Bunun istatistikleri de olması gerekir.

Yoksa yapılmalıdır diye düşünüyoruz.

Oysa yaz tatilinde birçok büyükşehirde olduğu gibi eğitim yuvalarının bahçelerinde seyyar yüzme havuzları, öğrencilerin ve gençlerin hizmetinde ama ne yazık ki Batman’da bu imkan yok.

Bu durumda Batman gibi çöl sıcağının olduğu şehirde olmaması ayrıca sorgulanması gerektiği inancındayız.

Geçen hafta sonu Batman’a konuk olan eski Devlet Bakanı Hasan Gemici, Güneykent Mahallesi’ndeki Aile Destek Merkezi’nin yüzme havuzunun kenarındaki sohbette ilginç bir ayrıntıya dikkat çekmişti;

“Daha önce gördüğüm bu havuz, daha derindi. Neden havuz küçültülmüş?”

Bakan daha sözlerini tamamlamadan o kompleksteki görevliler acı bir gerçeği söylemişlerdi;

“Burada yüzme bilmeyenler çoğunlukta. Bu nedenle havuzun derinliğini düşürdük.”

İşte Batman’ın gerçeği de bu…

Evet Batman Çayı hafta sonu küçük Seher’e mezar oldu.

45 Yıldır gazetecilik mesleğimde Batman Çayı başta olmak üzere Dicle Nehri ve çevredeki diğer akarsularda sayısız boğulma vakaları haberini yerel ve yaygın medyaya taşıdık.

Her boğulma vakası bizden bir parça götürüyor.

Pazar günü de küçük Seher’in acı haberiyle sarsıldık.

Daha birkaç yıl önce yurt dışından tatilini memleketinde geçirmeye gelen Batmanlı iki gurbetçiyi Batman Çayı’nda kaybetmiştik.

Yılları Almanya’da geçen otomotiv ustası ve yeğeninin Batman Çayı üzerindeki köprünün altında boğularak yaşamını yitirmesinin hikayesini yine bu sütunlarda dillendirmiştik.

Daha önce oturduğumuz Bağlar Mahallesi’nde eski komşumuzun o iki evladının geleceği vardı; biri Avrupa’da en büyük otomotiv fabrikasında usta olmuştu, diğeri ise Sivasspor’da file bekçiliğine aday bir gencimizdi.

Seher Basutçu’nun haberini okurken bir anda o birkaç yıl önce kaybettiğimiz amca ve yeğenin boğulma vakasını tekrar yaşamış gibi oldum.

Artık her yıl sulama kanalları, baraj, akarsu ve göletlere gençlerimizi kurban vermek istemiyoruz.

Batman Çayı ve çevremizdeki akarsular daha kaç can alacak? 

Bir yaz mevsiminin arifesinde böyle bir uyarıda bulunmak istemezdik ama artık akarsularımız can almasın.

Yeter artık.