Yıllarca gazeteci arkadaşım Toygun Atilla’yla Hürriyet’te birlikte çalıştık. Atilla da kuşağımızın eski gazetecilerindendir.

Yıllarca gazeteci arkadaşım Toygun Atilla’yla Hürriyet’te birlikte çalıştık. Atilla da kuşağımızın eski gazetecilerindendir. O da sağ olsun, var olsun; hem çevreciliği hem de çevre duyarlılığıyla bilinen, kalemi güçlü bir meslektaşımdır. Zaman zaman Patronlar Dünyası Dergisine ilginç hikâyeler yazıyor. Bu kez konuğu yine liseli arkadaşım Metin Güneş’ti. Batmanlı, İkiztepe-Gırbereşk köyünden Metin Güneş’in nasıl bir doğa dostu olduğunu, bugün Patronlar Dünyası’na yazdığı yazıdan birkaç alıntı yaparak siz değerli okurlarımla paylaşmak istedim.

Metin Güneş’i yakından tanıyan gerek gazeteciler gerekse de STK’lar onun hassas konularda ne kadar duyarlı biri olduğunu bilir. Bir süre önce Batman Petrolspor’un Muğlaspor ile oynadığı şampiyonluk maçına ve şampiyonluk gecesini hissetmek ve canlı yaşamak için Yılmaz Erdoğan, Fikret Orman ve Ahmet Güneştekin’le birlikte Batman’a geldiğinde, foto muhabirimiz Reşat Yiğiz onun karelerini çekerken bana; “Ağabey, anlattığın kadar varmış. Metin çok mütevazı bir insan” demişti.

ÇEVRECİLİĞİ NEREDEN GELİYOR?

Zaman zaman Patronlar Dünyası Dergisi’ne yazan Hürriyet Gazetesi’nin eski tecrübeli muhabirlerinden Toygun Atilla’yla yıllara dayanan bir dostluğumuz var.

Sağ olsun, var olsun. O eski kuşaktan gelen gazeteciliği iyi bilir.

Araştırmacı özelliğiyle bilinen Atilla, bu kez liseli dostum, yakın arkadaşım Metin Güneş’in farklı bir hikâyesini yazınca dikkatimi çekti.

Onun köşesinden bir alıntıyı birkaç satırı bugünkü köşeme taşıyarak sizlerle paylaşmak istiyorum.

Toygun Atilla yazısında; “Caretta’nın patronlara vasiyeti yazımdan sonra en anlamlı mesajı iletişimci sevgili Nedim Özkan’dan aldım. Uzun bir mektup yazmıştı. Doğa için çalışan şirketleri tek tek anlatıyordu. Caretta yavrularına yol gösterenleri, kum zambaklarını yeniden doğayla buluşturanları, Posidonia deniz çayırlarını yaşatmaya çalışanları… Mektup duygulandırmıştı beni. Nedim Özkan’ı aradım. Teşekkür ettikten sonra, ‘Burada bir eksik var’ dedim.

‘Nedir?’ dedi.

‘Metin Güneş.’

Nedim Özkan güldü. ‘Kurumsal olarak böyle bir proje yürütmüyor, o yüzden yazmadım’ dedi.

Kendince haklıydı ama eksik bildiği bir şey vardı. Doğa için yapılan en büyük iyilik bazen bir fidan dikmek değildir. Hiç dokunmamaktır.

Yıllar önce Hürriyet gazetesinde çalışıyordum. Bir dost meclisinde ilginç bir hikâye duydum. Balıkesir Kaz Dağları’ndaki üç altın madeni sahasının ihalesini kazanan bir iş insanı, doğaya vereceği zararı düşündüğü için yatırdığı teminat yanacak olmasına rağmen o ihalelerden vazgeçiyordu.

İlk tepkim şu olmuştu: ‘Olur mu öyle şey?’

Araştırdım, doğruydu. Hatta bu hikâye Sezen Aksu’nun kulağına kadar gitmişti. ‘Demek ki böyle insanlar da var’ dediğini anlatmışlardı.

Gazetecilik refleksiyle hemen Metin Güneş’i aradım. Sonrasında yüz yüze görüştüm. ‘Bu haber yapılmalı’ dedim.

Sessizce dinledi. Sonra bana tek bir cümle söyledi: ‘Lütfen yazma.’

Onu kırmadım. Yaptıkları gösteriş gibi gözüksün istemiyordu. Belki kendince başka sebepleri de vardı. Samimiyetini hissettim, haberi yapmadım.

O gün kendisiyle başlayan dostluğumuz hâlâ devam ediyor.”

O, GIRBERİŞ’TE BÜYÜYEN BİR KÖY ÇOCUĞU

Toygun Atilla yazısının bir bölümünü şöyle tamamlamış:

“Geçen hafta onun hakkında gerçekle ilgisi olmayan bazı haberleri görünce içim rahat etmedi. Elbette gazetecilik bazen eleştirmektir ama bazen de tanıklık etmektir. Ve artık anlatmanın zamanı geldiğini düşünüyorum. Geçen gün kendisini aradım. ‘Yıllar önce bana yazdırmadığınız o hikâyeyi artık yazacağım’ dedim.

İlk tepkisi yine aynı oldu: ‘Yazma.’

Sonra uzun uzun konuştuk. Ona şunu söyledim: ‘Bugün doğa için sadece yapılanları değil, yapılmayanları da anlatmak istiyorum. Kimi zaman en büyük çevre yatırımı, yapılmayan yatırım değil midir?’

Bu kez itiraz etmedi.

Belki sevgili dostum Nedim Özkan’ın da bilmediği bir ayrıntıyı paylaşayım. Metin Güneş’in en küçük kızının adı Doğa.

O insanlar doğayı sever. Bazıları ise onu hayatının tam ortasına koyar.

İşte benim tanıdığım Metin Güneş böyle biriydi.

Dün ona ilk kez sordum: ‘Yıllardır tanışırız ve doğa sevginizi hep bilirim. Bunun kaynağı ne?’

‘Ben köy çocuğuyum.’ dedi. ‘Batmanlıyım. Ben doğanın içinde doğdum, doğayla büyüdüm. Doğa benim hayatımın parçası…”

Uzun uzadıya Metin Güneş’in nasıl doğasever olduğunu yazmış Toygun Atilla.

Yine Batman Çağdaş’ın emektarlarından spor muhabirimiz Reşat Yiğiz de geçen sezon Batman Petrolspor’un Muğlaspor’la oynadığı final ve şampiyonluk gecesinde Metin Güneş’in bazı karelerini yakından çekmişti.

Onunla olan dostluğumuza ve samimiyetimize o da tanıklık etmişti.

Havalimanından iner inmez Metin’in, baba ve annesinin mezarının bulunduğu İkiztepe-Gırbereşk köyüne tek başına arabasıyla gittiğini görünce Reşat Yiğiz, şaşkınlığını gizleyememişti. O gün havalar biraz yağışlıydı. Çamur demeden mezar mezar dolaşan Yiğiz arkadaşımız, Metin ayrıldıktan sonra Batman’a geldiğimizde bana şunu itiraf etmişti:

“Ağabey, hep onu iş dünyasından tanırız. Ama bu kadar mütevazı, köyüne bağlı biri olduğunu bilmiyordum. Köyde gördüğü 80 yaşındaki kadından genç çocuğa kadar karşılaştığı herkesi kucakladı. Büyüklerinin elini öpmeye çalıştı. Metin anlattığın gibi varmış.”

BÖYLE BİR İŞ İNSANI

Metin’le 45 yıl önce Batman’ın Komando Caddesi’nden liseye giderken büyük sıkıntılar içinde eğitimimizi tamamlamıştık. Bugün Metin çok büyük işlere imza atıyor, önemli ihaleler üstleniyor. Ama bunların hepsi tamamen kendi emeğidir.

Türkiye’de üstlendiği TURKA araç muayene istasyonlarında da memleketi Batman’ın tek profesyonel takımı Petrolspor’a yaptığı jesti Batmanlılar biliyor. Kuşkusuz Metin hem iyi bir doğasever, hem iyi bir çevreci, hem de eğitimin dostudur. Bir ara LÖSEV’in İstanbul ve Ankara’daki kampanyalarına da büyük destek vermişti.

İşte Metin Güneş böylesi Batmanlı bir iş insanı…

Toygun’un yazısında da dediği gibi, o İkiztepe-Gırbereşk köyünde yetişen bizlerden biriydi. İlkokulu okuduğu eğitim yuvasının önünden geçerken bir anda kafasını araçtan çıkarıp uzun uzun bakmış, doğup büyüdüğü İkiztepe-Gırbereşk köyünden hüzünlenerek ayrılmıştı.

Özetle; bugün de doğa dostu, çevreci ve aynı zamanda memleketini çok seven yakın arkadaşımın çevreyle ilgili, sizlerin bilmediği bir gerçeğini paylaştım.

Sağlıkla kalın, Batman Çağdaş’la kalın…