Şu günlerde Batman Ovası’nda fıstık hasadı sürüyor. Bu yıl rekolte düşük. 40 Yıldır fıstık yetiştiriciliği yapan Batman Fıstık Üreticileri Birliği Başkanı Hıfzullah Akdaş, fıstık üretiminin ne kadar zor olduğunu iki cümleyle özetliyor bize: “Fıstığa çocuk bakar gibi bakmak zorundasınız. Fıstık son yıllarda Batman için bir berekettir…”

2007 Yılında Batman Ovası’nda 21 bin dönümlük alanda fıstık ürünü vardı. Günümüzde ise fıstık alanı 160 bin dönümü geçti. Yılda ortalama 10-12 bin ton rekoltenin elde edildiği Batman Ovası’ndaki fıstıktan 5 bin aile geçimini sağlıyor. Fıstığın hiç olmadığı, hatta adının bile anılmadığı bu şehirde fıstığın üretiminin bu gelişimi çok şaşırtıcı ve hayranlık verici…

BATMAN FISTIĞI SEVDİ AMA…

Beşiri Kıra Dağı eteğindeki Ayrancı-Dera Kira köyünde oturan Batman Fıstık Üreticileri Birliği Başkanı Hıfzullah Akdaş, 40 yıldır fıstıkçılık yapıyor.

Eylül-Ekim ayı geldi mi fıstık bahçesindeki tarlasında bir işçi gibi çalışıyor.

Eylül sıcağında fıstık hasadının ne kadar zor yapıldığını bilenlerden biri de Batman Fıstık Üreticileri Birliği Başkanı Hıfzullah Akdaş’tır.

Akdaş, babadan gelen mesleği yıllardır sürdürüyor.

Fıstık bahçesinde sohbet ettiğimiz Akdaş, bu ürünün Batman için bir bereket olduğunu ifade ediyor.

Eylül ayının son sıcak günlerinde toplanan fıstıklar, bir ailenin ticari umudu olmakla birlikte, şehrin ekonomisini de canlandıran bir sektör haline geldi artık.

Fıstık hasadında sona doğru yaklaşılıyor.

Batman Fıstık Üreticileri Birliği Başkanı Akdaş, Şanlıurfa, Gaziantep ve Siirt’ten gelen fıstık tüccarlarının ürünün kilosunu 600 TL’den aldığını söylüyor.

Evet, bu önemli ürün son yıllarda petrolün başkenti Batman’ın siyah altını ile rekabet eder oldu.

Peki, yeşil altına üretici gözüyle baktığımızda bu ürünü daha verimli bir hâle getirebilecek projeler üretebiliyor muyuz?

Bizce asıl sorulması ve cevabı aranması gereken en önemli soru bu.

BATMAN’A ZİRAAT FAKÜLTESİ ŞART

Batman’ın siyah altını kadar artık yeşil altın fıstıkla da anılmaya başladığını belirten Batman Fıstık Üreticileri Birliği Başkanı Akdaş, bakın atladığımız önemli bir ayrıntıya nasıl dikkat çekiyor:

“Batman Üniversitesi bünyesinde bugüne kadar Ziraat Fakültesi’ni açmalıydık. Yanı başımızdaki şehirlerin üniversitelerinde Ziraat Fakülteleri var. Siirt ve Bitlis üniversitelerinde olan Ziraat Fakültesi neden bizde olmasın. Eğer Ziraat Fakültesi’ni üniversitemize kazandırırsak, bu üründe verimliliğimizi daha da artırmış oluruz” diye belirtti.

Batman Ovası yüz ölçüm olarak, ülkenin tarıma en elverişli ve ülke sıralamasında en fazla ekilebilir alanlardan birine sahiptir.

Bu açıdan bakıldığında Ziraat Fakültesi bölümünün mutlaka açılması gerekmektedir.

Bize yakın şehirlerde Ziraat Fakültesi’nin olması ve bizde olmaması çok büyük bir paradokstur.

Hemen her kış döneminde bu ürün don felaketiyle karşılaşır.

Bazen Batman Ovası buzlanma tehlikesiyle karşı karşıya kalıyor.

Mart ve Nisan’da yağan ani dolu, rekolteyi çok olumsuz etkiliyor.

Öyle olunca, fıstık üretiminde büyük bir kayıp yaşanıyor maalesef.

Batman Ovası’nda yılda 10-12 bin ton fıstık verimi oldukça düşük ama bunun en büyük nedeni de kış mevsiminde donun yaşanmasıdır.

Ayrıca bu yıl bazı fıstık ağaçlarını kuraklık ve sıcaklık da vurdu.

Birçok fıstık ağacı kurudu.

Kuraklık hububatta olduğu gibi fıstık rekoltesini de düşürdü ne yazık ki.

Bu yıl kuraklık Batman Ovası’nda birçok ürünü kuruttu.

Batman Ovası’nda, Yeniköy-Binatlı köylerindeki fıstık üreticileri anlatıyor:

“Bu yıl hem kış döneminde don-dolu, yaz mevsiminde de kuraklık tüm hesaplarımızı altüst etti. Ne yapacağımızı bilemiyoruz. İnanın bazı fıstık bahçelerinin sahipleri, işçilerin yevmiye ödemelerini bile karşılamakta zorlanıyor.”

ÜRETİCİ NE YAPSIN?

Üretici, zirai ilaçların parasını mı ödesin, yoksa bu ürünü bıraksın mı?

O da ne yapacağını bilemez hâlde.

Evet, fıstık Batman’ın can damarı oldu.

Binlerce aile bu yeşil ürünle geçiniyor.

Batman’ın Beşiri, Gercüş ve Hasankeyf’in neredeyse tüm köyleri artık fıstıkla geçiniyor.

Bu ilçeleri de ayakta tutan fıstıktır.

Fıstık ağaçları don ve kuraklık nedeniyle kuruma noktasına geldi.

Son yıllarda şunu da görüyoruz; iklim değişikliği fıstığın en sessiz düşmanı.

Don, dolu ve sıcaklar verimi düşürüyor, kaliteyi bozuyor.

Küresel ısınma artık Batman Ovası’nın fıstık bahçelerini de es geçmiyor.

Fıstık üreticileri, “Don ve kuraklık?” diye soruyor.

Yanıtı basit; hiçbiri bitmeyecek.

Her birine karşı mücadele etmeyi öğrenemezsek fıstık, katma değeri yüksek ürünler arasından çıkacak.

Kuraklığa karşı dirençli önlemler ve sulama sistemleri geliştirilmeli.

Çiftçi bilinçlendirilmeli.

Hasatta modern yöntemler uygulanmalı.

Son yıllarda Batman Ovası’nda katma değeri yüksek bu ürünün hikâyesi bitmesin diye kafa yorarsak, bu güzelim altın gibi ürünler gelecek nesilleri de besler.

Aksi takdirde bu şehrin katma değeri yüksek ürünlerinden biri olan fıstık da biter.

Bu şehrin ülke ekonomisi içine giren bir ürünü olması, o şehrin kalkınmasına çok önemli katkı sağlayacağını hatırlatmak isterken, fıstık üretimine ve çiftçisine mutlaka destek sağlanmalıdır.

’Fıstığa sahip çıkmanın zamanı’ sloganıyla bugünkü yazımızı bitirmiş olalım.