Türkiye’de yeraltında bulunan zenginliğin keşfedilmesiyle gelişen illerimizden biri de şüphesiz Batman’dır. 1934 yılında başlayan çalışmalar netice itibariyle 20 Nisan 1940 tarihinde Raman 1 kuyusunda petrolün bulunması ile başarıya ulaşmıştır. İnönü kuyusundaki başarılı üretim sonucunda 1948 tarihinden itibaren sağlıklı bir şekilde petrol üretimine geçildiğini söylemek yanlış olmaz. MTA tarafında başlayan çalışmalar daha sonra TPAO’ya devredilmiştir. Bu gelişmeler çerçevesinde 1955 tarihinde Batman rafinerisi yıllık 330 bin ton ham petrol işleme kapasitesiyle Türkiye’nin ilk rafinerisi olarak çalışmalarına başlamıştır. 1972 yılında yeni bir ham petrol işleme ünitesinin devreye alınması sonucunda Batman Rafinerisi'nin yıllık ham petrol işleme kapasitesi 1,4 milyon ton/yıla yükselmiştir. 268 bin metreküp depolama kapasitesine sahip olan Batman Rafinerisi’nde 2018 yılında 943 bin ton bitüm modunda ham petrol işlenmiş, 533 bin ton bitüm satışı gerçekleştirilmiştir.  Devamında ise BOTAŞ’ın çalışmalarını görmekteyiz.

İlk petrolün üretildiği 1948 ile 2021 yılları arasında Batman İlindeki sahalardan, toplam 323.751.882 varil ve 2021 yılı Aralık ayı sonu itibari ile 21 saha ve 735 kuyudan, günlük ortalama 20.873 varil petrol üretilmektedir. Batman Bölge Müdürlüğüne bağlı tüm sahalardan ise toplam 457.932.561 varil üretim yapılmıştır. Hâlihazırda 111 üretim sahası ve 1242 kuyudan günlük ortalama 38.976 varil petrol ve petrol eşdeğeri doğal gaz üretmektedir.

Petrol ve Doğalgaz arama ile üretim sahalarını geliştirmek amacıyla Son 10 yıllık yatırım toplamı 4.921.401.000 TL olarak gerçekleşmiştir. Yatırım harcamalarının yanında Bölge Müdürlüğü Yıllık 1.522.150.000 TL İşletme harcaması ile Batman Ekonomisine önemli katkılar yapmaktadır.

Bu kısa hatırlatmalardan sonra gelelim asıl meseleye yani petrole bağlı sanayimizin neden beklentiler doğrultusunda gelişim göstermediğine?

Petrolün bulunması ile kısa sürede bir köyden kocaman bir kente dönüşen Batman ne yazık ki son dönemlerde uygulanan politikalar nedeniyle bu sektörden hak ettiği payı alamadığı gibi yatırımlarını da bu sektöre göre ayarlayamamaktadır.

TPAO Batman Bölge Müdürlüğünün çalışan sayısı önceki dönemlerin çok altında bulunmaktadır. Kurumun Adıyaman’da sürdürdüğü çalışmalar kapsamında çalışanların bir bölümün oraya aktarması, emeklilik işlemleri sonucunda sayının azaltılması ve yeni eleman alımı konusunda sıkı politikalar uygulanması sonucunda TPAO’nun ilin ekonomisine olan katkısı azılmıştır. Petrole dayalı sanayinin geliştirilememesi, TÜPRAŞ rafinerisinin özelleştirilmesi sonucunda Batman Rafinerisinde üretilen mamullerin değişmesi de işin tuzu biberi oldu.

Şimdi yapılması gereken fabrika ayarlarına dönmek olmalı. Yerli yatırımcının da artık petrole dayalı sanayinin geliştirilmesi için yatırım yapma vakti geldi sanırız. Memleketin kalkınmasını sadece gelecek turist sayısına ve tarıma bırakırsak ilerlemekte güçlük çekeceğiz biline…