Dünyadaki eğilim; tüketim çılgınlığına son!
Geri dönüşüm gündemde.
Ne yapılabilir mesela;
Tek kullanımlık ürünlere
yasak getirmekle başla işe.
Geçen yıl yürüyüş grubumuzda
getirdiğimiz bir yasaktı.
Her türlü yemek artıklarına yönelik planlar
geri dönüşümün bir parçası.
Çocuklarına tek kullanımlık bez yerine
bez bebek bezi almak isteyen ebeveynler,
belediyeden veya ilgili yetkililerden
belli bir miktar hibe başvurusunda bulunabilirse
çözümün bir parçası olabilir mi?
Bu yıl Batman festivallerle coştu.
Mesela organizatörler tek kullanımlık
çatal bıçaklardan vazgeçti mi?
Bunun yerine depozito sistemini getirdi mi?
Batman geri dönüşüm konusunda öncü olabilir.
Çöplerle başa çıkmak için planlar yapılmalı.
Sıfır atık projesi geliştirilmeli.
Sıfır atık bir şeyleri
çöp kutularına atmayı bırakmak anlamına gelmez.
Aksine çöpleri daha iyi
nasıl değerlendirilebileceği anlamına gelir.
Atık ayırma kutularını sadece
havaalanlarında görebiliyoruz.
Bir ülkenin tüketim eğilimlerini
çöp kutularından görülebilmek mümkün.
Hatırlayalım bir zamanlar
gazetelerle doluydu çöp kutuları.
Kağıt geri dönüşüm kutuları şimdilerde
karton kutularla dolup taşıyor.
Pek çok şehir daha az atık atmanın ve
atılan şeyleri daha fazla
geri dönüştürmenin yollarını arıyor.
Yetkilier; kamu kurumlarında
tek kullanımlık eşyaların
yasaklanmasından,
daha fazla halka açık
içme suyu çeşmesi kurulmasına
(geçen yıl İsviçre ziyaretimde
sokak çeşmeleri ile donatılmış
şehirlerini düşününce…)
ve okul çocuklarına atık konusunda
eğitim verilmesine kadar
çeşitli projeler önemli.
Aynı zamanda insanları,
plastik sıvı sabun şişeleri
satın almak yerine
katı kalıp sabun kullanmak gibi
davranışlarında basit değişiklikler
yapmaya teşvik edilmesi ne iyi olur.
Avrupa’da bazı şehirlerde
insanlardan yalnızca
karışık atık kutusuna attıkları çöp için
ücret alınacağı "attığın kadar öde"
sistemi deneniyor.
Ne yazık ki geri dönüşüm,
atık kriziyle gerçekten
mücadele etmek için yetersiz.
Genel atık, var olan en pahalı çöp türü.
Atık yönetimi başlı başına bir sorun.
Atıkları etkili bir şekilde
geri dönüştürmek veya
enerji için yakmak için
öncelikle bunları iyi bir şekilde
ayırmanız gerekiyor.
Atıklarınızı kaynağında ayırmıyorsanız veya
çöplerinizi toplayan insanlar
tarafından ayrıştırılmıyorsa,
o zaman tüm şaşaalı planlar suya düşer.
Batı ülkelerinde çoğu cam şişe depozitoludur.
Depozito almak istemeyenler de
cam geri dönüşüm kutularına atabiliyorlar.
İzmir’de bunu örnekleri var.
Belediyeler bu iş için her şişeye
bir alış veriş kuponu verip teşvik edebilir.
Çok rastlıtorum; Şehirlerde parkta
içki içtikten sonra boşlarını
iade etmek istemeyenler
parklardaki çöp kutularına atıyorlar.
Ya da olduğu yerde bırajıyorlar.
Toplayıcılar, çoğu güvencesiz yaşam koşullarında,
düşük ücretlere ya da emekli maaşlarına ek olarak
topladıkları şişelerden depozito talep ediyorlar.
Çöplerini ayırma konusundaki
ülke olarak başarılı sayılmayız.
Düşünelim bir kez, alışveriş merkezlerinde
poşetlerin ücretli olmasına rağmen
sokaklar naylon torbadan geçilmiyor.
Plastik atık miktarı çok fazla.
Geri dönüştürülen miktar çok az
Pek çoğu da yakılıyor.
Çevre grupları çöpler ve
geri dönüşüm konusunda kaygılı.
Çünkü çöp dağları yükseliyor.
Büyük şehir olma yolunda
Batman’dan vaz geçmeyelim ama,
Hiç olmazsa turistik belde olan
Hasankeyf’i sıfır atık beldesi olarak
Gündeme alalım.
Yerel seçimler yaklaşırken
göreve talip olanlar
çevre duyarlılığını da dikkate alması
Ne iyi olur!
Next