*Kurban Bayramı’nın son gününde ‘Batman’ın Sason ilçesinde peş peşe iki genç intiharı etti’ haberini aldığımızda ruhumuz her şeye küstü ve yüreğimiz yandı. Sason’un Güneşli mezrasında henüz çocuk yaşta bir genç kız, Sason ilçe merkezinde de 23 yaşında bir delikanlı hayatlarının baharında ayrıldı aramızdan…

*Bayram öncesi ve sonrasında serinleme uğruna da gençlerimizi kaybettik. Suriyeli çoban Macit Sellum’un cansız bedenine 9 gün aradan sonra ulaşılmıştı. Bayram tatilinde de İstanbul’dan Kozluk’a  gelen 28 yaşındaki Vedat İnalcan, Malabadi yakınında girdiği akarsuda boğularak hayatını kaybetmişti…

AYNI GÜNDE İKİ FİDANI KAYBETTİK

Sasonlu iki fidan… 2973 Metre yükseklikteki Mereto dağının eteğinde doğmuştu.

O zorlu coğrafyada büyüyen iki genç de ailelerinin geleceği olmuştu ama bir bayramda Çınar’ı da Furkan’ı da kaybettik.

2000’li Yılların başında Batman intihar vakalarıyla Türkiye’nin gündemindeydi.

Uzun bir süredir intihar vakalarının yaşanmadığı Batman’da, Kurban Bayramı’nda iki gencin intiharı yine ruhumuzu küstürdü, yine yüreğimizi yaktı.

İntiharın bir çözüm olmadığını, aksine bencilce bir duygu olduğunu; her mecrada anlatmalıyız.

İnsanlar, gençler yaşamlarına son verirken, ardından neleri bırakacaklarını idrak etmezler.

Edebilseler zaten öyle  bir yola başvurmazlar.

Biliyorum, onlar bu kararı almadan çok çok düşünmüşler.

Ve onları iten nedenin ağırlığı altında ezilmişler.

Son çare olarak da intihar edip kendilerini yok etmişler.

Ama onlar o tatlı canı yok ederken, arkalarında bıraktıkları büyük yıkımın ne olduğunu bilseler, hiç bu yola başvurmayacaklarına inanıyorum.

İlk intihar vakası kırsaldan gelmişti.

O yüzden yiten her canın geride yüreklerde sönmeyen bir ateş bıraktıklarını, onların idrak edebileceği şekilde her yerde anlatılmalı ve görünür kılınmalı.

Bununla birlikte son verilen yaşamın geride kalanlar için de ölmeden, ‘ölmek’ olduğu anlatılmalı ve öğretilmeli.

Bu bir anlık uğursuz anın telafisi yapılabilir.

Nasıl mı!..

Beyni, sinirlerden önce harekete geçirebilme eğitimleri.

Bunun en güzel örneği; hangi katil cinayeti işledikten birkaç saniye sonra pişman olmamıştır.

İşte o birkaç saniye içinde beyinleri harekete geçtiği için ne yaptıklarını idrak etmişlerdi.

İntihar edenlerin böyle bir şansı yok.

O yüzden her yerde intiharın çözüm değil, büyük bir yıkım olduğunu durmadan ve yorulmadan dillendirmek gerektiğine inanıyoruz.

Sason’un Acar Köyü’ne bağlı Güneşli mezrasında henüz 16 yaşındaki Ç.Ç, tarla dönüşünde kimsenin evde olmadığı sırada evin ahırında iple canına kıymıştı.

O çocuk yaştaki gencecik kızın neden intihar ettiği de meçhul.

Daha Ç.Ç’nin cenazesi otopsi için Batman Eğitim ve Araştırma Hastanesine gelmeden… Acı bir haber daha bu kez Sason ilçe merkezinden geliyordu.

Sason Lisesini 2 yıl önce bitiren 23 yaşındaki F.T. adlı gencin de iple canına kıydığı haberi herkesi sarsmıştı.

Sason’da çalışkanlığı ve sempatikliğiyle bilinen Furkan, herkesin gönlünde taht kuran bir gençti.

Ailelerin bayramlaşma ziyaretlerini sürdürdüğü Kurban Bayramı’nın son gününde; iki gencin de hemen hemen aynı yöntemlerle yaşamlarına son vermeleri yapılabilecek en büyük acı tabloyu gözler önüne sermişti.

İki fidanın yaşamlarına neden son verdiklerine dair bilinmeyenler aslında, yaşamda tahmin edilen etkenlerdir ama güçlüler bir şekilde o yola başvurmuyor.

Ama zayıflayan ya da ruhlarını zayıflatan koşullara karşı çözüm bulamayan en kısa ve kolay yola başvuruyorlar.

Onlar canlarından, geride kalanlarda her şeylerinden yoksun kalıyorlar.

Bugün gibi, 24 yıl önce Batman kent merkezinde bu sütunlarda yazdığımız intihar vaklarının arkasındaki birçok nedenleri tekrarlamanın da gereği yok.

O günleri hatırlatarak, acılı ailelerin yarasını deşmek istemeyiz.

Ama her şeye rağmen ‘yaşam güzeldir’ diyoruz.

Gençlerimizin, hayatlarının baharında yaşamlarına son vermeleri kadar bizi yaralayan hiçbir acının olmadığına inanıyoruz.

Sason ve mezrasında ardı ardına yaşanan iki intihar vakası bizim yüreğimize hüzün ve acı ama yüreklerine hiç sinmeyecek ateş bıraktı.

Onları sabır, metanet ve yiten canlar için rahmet diliyoruz. 

***

ÇARESİZLİK…

Tabiri caizse kavruluyoruz şu günlerde.

Havalar çok sıcak.

Daha da sıcak olacak.

Sıcaklar artıyor, termometreler Batman’da 48 dereceyi gösteriyor.

Ülkenin dört bir yanı sıcak ama… Batman belki de Güneydoğu’nun en sıcak İl’lerinden biri.

Tek bir avantajımız nem oranının düşüklüğü.

Bu sıcak havalarda acı haberler de geliyor.

Sulama kanalları ve akarsular, can almaya devam ediyor.

Hemen her yıl tüm uyarılara rağmen DSİ sulama kanalları başta olmak üzere akarsular, göletler ve nehirler can alıyor.

Bu uyarıyı tekrar yapmış olalım.

Bu mevsimde hep uyarılar yapılıyor ama boğulma vakalarının önüne de geçilemiyor.

Bu arada bu yıl diğer yıllardan farklı olarak Valilik ve ilgili mercilerin bizzat öncülük ettiği önlemler için de teşekkür ediyoruz.

Kurban Bayramı’na 9 gün kala Samanyolu Köyü’nde çobanlık yapan 22 yaşındaki Suriye Uyruklu Macit Sellum’un cansız bedenine bayram arifesinde ulaşılmıştı.

Şerbetli mezrasında DSİ kanalının sifonunda bulunan çoban Sellum’un cenazesi bayram arifesinde ailesinin oturduğu Kamışlo’ya yakın Sere Kaniye (Resul Ayn)’da toprağa verildi.

Kurban Bayramı’nda İstanbul’dan yakınlarını görmek için Kozluk’a gelen 28 yaşındaki Vedat İnalcan da Malabadi köprüsü yakınlarında girdiği akarsuda boğularak yaşama veda etmişti.

Bu mevsimde önemli uyarılara rağmen… Ne acı ki boğulma vakalarının önüne geçilemiyor.

Şu günlerde çok önemli uyarılar yapılıyor.

Boğulma vakaları yine can alıyor.

Her yıl serinleme uğruna göz göre göre gençlerimizi sulama kanalları ile akarsulara kurban veriyoruz.

Gençlerimize çok yazık oluyor.

Kurban Bayramı’nda hem intihar vakaları hem de boğulma vakaları bize bayram yaşatmadı.

Söylenegelen ‘Bayramın zehir olması!’ Herhalde bu bayramda yaşadıklarımızdır.

Canlarımızı ilk doğdukları gün gibi koruyabildiğimiz günlerin özlemiyle.