Pekmezler kaynıyor, üzüm şırasından güzelim cevizli pestil, sucuk ve kömeler yapılıyor.
Tam bir Anadolu lezzeti.
Şekersiz bir hayatı, benim gibi yaşamak istemediğiniz bir hayatsa biraz durup düşünmek lazım.
Ama şekerden ve şekerli gıdalardan tamamen vazgeçmeden, tüketimini azaltmak, çoğumuzun yapması gereken bir şey olduğunu her zaman akılda tutmalı.
Tatlı hayatımızı zehir etmeden şekerlerin hayatımıza lezzet kattığını unutmamalı.
Düşünün bir kere en besleyici diyet bile, lezzetli değilse, sağlık açısından hiçbir faydası olmaz; çünkü insanlar onu yemek istemez veya yemez.
Batı kaynaklı diyet planlamaları yetişkinlerin ilave şeker alımını günlük kalorilerinin %10’undan azıyla sınırlandırmalarını önermektedir.
Diyelim ki günlük 2.000 kalorilik bir beslenme planında 50 gram veya daha az ilave şeker anlamına gelir.
Bunu bilerek, daha az şeker tüketme konusunda bir düzen tutturulmalı.
Şekerden vazgeçmeden daha az şeker tüketme yollarına gelince;
İlk atılacak adımlardan biri; gıda etiketlerindeki ilave şeker bilgilerini okumak ve farkında olmak.
Mesela bir ürünün, içerdiği ilave şeker miktarını görmek için her zaman etiket okunmalı.
Hatta başka markalarla karşılaştırılmalı.
Seçimler arasında daha az ilave şeker içereni tercih edilebilir.
Günlük olarak tükettiğimiz gıdaların en çok şeker içerenlerini azaltmak için hedefe koymalı.
Günlük hayatta ilave şekerin şu 5 kaynaktan geldiğinin farkındasınızdır: Severek içtiğimiz şekerli içecekler; tatlılar ve şekerli atıştırmalıklar; şekerli kahve ve çaylar; şekerleme ve diğer şekerler (reçeller, şuruplar, tatlı soslar); ve kahvaltılık gevrekler ve şekerli barlar.
Hangi kategoriden en çok ilave şeker aldığınızı belirleyebiliyorsanız, ondan başlamak en iyisi.
Böylece genel ilave şeker alımınızda en büyük azalmayı ve sağlık yararlarında en büyük artışı elde etmekle işe başlanabilir.
Başka bir mesele ise yüksek kaliteli karbonhidratlı-şekerli-gıdayı arayıp bulmak.
İşin zor kısımlarından biri.
Satın alınan yiyecekte lif içermeyen ve vücudunuzu ilave şekerlere benzer şekilde etkileyen rafine nişastalar-nişasta bazlı şeker-gibi başka bir şeyle değiştirmiş yapıda olabilir.
Bu nedenle, sadece şekeri değil, genel karbonhidrat kalitesini değerlendirmek önemlidir.
Bunu yapmanın basit bir yolu: 10’a 1 oranını kullanmak.
Bu, bir ürünün içerdiği her 10 gram toplam karbonhidrat için 1 gram veya daha fazlasının lif olması gerektiği anlamına gelir.
Bu yöntem işe yarayabilir.
AVM’lerde satın alınacak gıdalara uygulanırsa, daha yüksek kaliteli karbonhidrat içeren ve aynı zamanda daha düşük şeker oranına sahip ürünleri hızla tespit edilebilir.
Bu şekilde daha sağlıklı ürünler tercih edilebilir.
Çünkü ürünler genel olarak daha sağlıklı olmasının nedeni; sodyum oranı daha düşük, protein, lif, potasyum, magnezyum, B vitamini, E vitamini, çinko ve demir oranı gibi değerlerin daha yüksek olmasından ileri gelir.
Son zamanlarda ev yapımı limonataya dadandım.
Bunun anlamı şekeri içecek olarak tüketmek demek.
Sadece limonata değil, gazlı içecekler şekerli içeceklerdir.
Başka şekerli içecekleri beslenme açısından gözden kaçırmamalı.
Bazı kahve bazlı içeceklerde de ilave şeker bulunabilir, keza spor içecekleri de öyle.
Ya yaz günlerinde ve toplantı-partilerde içilen kokteyller.
Muhteviyatında bulunan ilave şekerler, günlük tüketim limitinizin neredeyse tamamına denk gelir.
Alın bir kutu Kola içinde şeker miktarını değerlendirin.
Artık eşimin ev yapımı şeker ilaveli limonatasından vazgeçtim.
Şu anda tek tercihim sadece su.
Sade su olmaz diyenler, günde 1 şekerli içeceği bile ortadan kaldırıp bunun yerine limon veya portakal suyu sıkılmış su içerek şeker alımını önemli ölçüde azaltabilir.
Ayrıca, farklı aromalı maden suyu içmeyi, suyunuza taze meyve eklemeyi veya bir bardak buzlu suyun yanında elma veya portakal yemeyi de deneyebilirsiniz.
DEVAM EDECEK
Next