Medya haberleri:
Mevsimsel hastalıklar üzerine.
İnsanların kafasındaki soru:
Grip miyim, Kovid mi?
İki yıldır Kovid’le yatıp kalktık.
Belki de pek çok kişi
hem grip hem de kovid aşılı.
Bu durum virüsler karşısında
aşırı güvene yol açmamalı.
Virüsler süreklilik arz eder.
Aşılıysam niye maske diyenler var.
Maske takma meselesine gelince:
Boş verdik her yerde.
Aşı olma ve maske takma
arasında fark vardır.
Aşılar bireyseldir.
Yaptıranın kendisini korur.
Bir de sürü bağışıklığı etkisi.
Aşı olup bağışıklanmayan var mı?
Tabii ki yok.
Yine de bazı kişilerin söylemleri:
Tüm aşılarımı yaptırdım ve
yine de KOVİD oldum.
Virüsler hayatımızdan çıkmış değil ki.
Her zaman, her yerde.
Dolaşımda ve değişimde.
Yeniden yeniden hastalanmak söz konusu.
Bağışık olanların hastalığı
hafif geçirildiği malum.
MASKESİZ HAYAT
“Maskesiz hayat,
Oh ne rahat!”
diyeceğim de diyemiyorum.
Maskelerin rahatsız edici algısı var.
Nefes alamama başta.
Sosyal ortamlarda ve hatta
İletişimde garip karşılanıyor hep.
“Çıkar maskeni yahu…”
Lokanta ve barlarda
maske takmak nerdeyse imkansız.
Ya Okullarda maske takma!
Hemen çocuklara verdiği
olumsuz psikolojik etki öne sürülür.
Oysa Maskeler solunacak
virüs yükünü azaltabilir.
Kullanıcıyı enfeksiyondan
tam korumasa bile
hastanelerde zorunlukla takmalı.
En azından kalabalıklarda,
toplu taşım araçlarında da
maskesiz olmamalı.
Kovidle birlikte alışkanlıklar,
davranışlar ve hatta
ilişkiler de değişti.
Hastalık takıntısı olanlar.
Hastalık kaygısı olanlar.
Hiç kimse kaygıları ve
korkuları yatıştırmak için
maskeli dolaşmıyor.
Yine de çok korkuyorsa insan
evden dışarı adım atmamalı.
Ama maalesef hayat
bu şekilde sürdürülemez.
Bir orta yol bulmalı insan.
Sağlıklı bir hayata devam etmeli.
Next