Bayram dedik yedik içtik doyasıya.

Ramazan bayramı, şeker tadında geçti.

Şeker konusunda endişeleniyorum.

Yine tahlillerim bozuk çıktı.

Tam olarak şekeri beslenme düzenimden çıkaramadım.

Her ne kadar kısmen ekmek, makarna, pirinç ve

mısırdan da uzak dursam da tam olarak mümkün olamıyor.

Havuçtan da ara sıra uzak duruyorum;

üzüm, kuru üzüm ve muzdan da uzak duruyorum çünkü

bunlar şekere dönüşüyor ve kan şeker seviyemi yükseltiyor,

vücudunuz da buna bağlı olarak insülin üretiyor.

Bu da sisteminizde iltihaplanmaya ve

kalp krizi, felç, artrit, iltihaplı bağırsak hastalığı,

diyabet ve Alzheimer'a neden olduğu yönünde çalışmalar var.

Genel olarak, şekerli içecekler, şekerlemeler,

"sağlıklı" diye satılan şekerli yoğurtlar,

şeker yüklü enerji barları ve

daha birçok şey gibi her türlü biçimde

şekere maruz kalıyoruz.

Şekerin vücudumuz üzerindeki etkileri;

Diyabet: O kadar çok şeker tüketiyoruz ki

zavallı pankreasımız bu ek şeker yüküyle

başa çıkmak zorundadır ve

eğer başa çıkamazsa diyabet oluruz.

Bu, insan pankreasının kapasitesinin

sınırlı olduğunu göstermektedir.

İnsülin üretimiyle ilgili bir kırılma noktası vardır.

İnsülin üretimi sınırlıdır,

çünkü pankreastaki insülin üreten hücreler

bu şeker temizleyici hormonun

yalnızca sınırlı bir miktarını üretebilir.

Bu noktaya ulaşıldığında, kişinin diyabet geliştirdiği söylenir.

Diyabet, kalp krizi, felç, böbrek yetmezliği, körlük ve

bacaklarda dolaşım sorunlarına yol açarak

ampütasyonlara(cerraki organ kesilmesi neden olur.

Kalp damar Hastalıkları:

Şekerin neden olduğu tek sorun diyabet değildir.

Şeker, karaciğerin daha fazla

LDL kolesterol üretmesine neden olur ve

bu kolesterol şeker tarafından oksitlenir;

sürekli şeker alımıyla trigliseritler de yükselir ve

aşırı şeker alımıyla aşırı kilo birikimi

tip 2 diyabete (şeker hastalığına ) neden olur.

Bu, arter duvarlarında daha fazla lipid(yağ)

birikmesine yol açar ve

bunaarterioskleroz (damar sertliği) denir.

Sonuç olarak kalp krizi ve felç meydana gelir.

Bunu önlemenin yolu olarak az yağlı diyet öneriliyor.

Ancak obeziteyi önlemenin ve kalp krizi ve

inme riskini azaltmanın gerçek çözümü,

Akdeniz diyeti gibi düşük karbonhidratlı/

düşük ila orta yağlı bir diyet kullanmaktır.

Aşırı şişmanlık

İşlenmiş gıdalar buğday ve şeker içerir.

Şeker yemeden insanların bazıları huzursuz olur.

Buna şeker bağımlılığımı desek!

Yiyeceğe ve şekere bağımlı hale gelenlerde

gelsin kilolar…

Bu hal, obezite ve diyabet dalgasının nedenidir.

Çözüm, tüm buğday ve şekerin yanı sıra

nişastalı yiyecekleri de kesmektir.

Şeker ve nişastalı yiyecekler içermeyen

bir Akdeniz diyeti iyi bir seçenektir.

DEVAM EDECEK