Kötü olan, biz bu şehirde yaşayanlar gerek doğal afetleri gerekse de depremleri umursamıyoruz. Üç yıl önce 11 ili kapsayan Kahramanmaraş merkezli depremin korkunçluğunu büyük acılarla öğrendik, gördük. Batman'da da evlerimiz, işyerlerimiz, ibadet evlerimiz ve okullarımız hasar görmüştü. Şükür, can kaybı olmamıştı ama o felaketlerden nedense ders çıkarmıyoruz…
Kahramanmaraş merkezli depremin sarsıntısı kadar büyük bir sarsıntıyla sarsıldık adeta. Şanlıurfa-Karaköprü merkezli 5.4 şiddetindeki depremi fark eden Batmanlılar, soluğu sokakta almıştı. Batman Mesleki ve Teknik Lisesi, gazete büromuzun hemen karşısında. Sarsıntı anında öğrencilerin bağırışları ve yoldan geçenlerin; “Sallanıyoruz, deprem oluyor” sesleri yankılanıyordu etrafta…
DOĞA SABIRLIDIR AMA...
Doğada hiçbir şey aniden olmaz, hiçbir değişiklik kısa zamanda gerçekleşmez.
Doğa sabırlıdır.
Düzenini yavaş yavaş sabırla kurar.
Kurduğu düzenin bozulduğunu hissetti mi yıkar yeniden yapmaya başlar.
Üç yıl önce yaşadığımız Kahramanmaraş merkezli depremi yukarıda belirttiğimiz kriterin bir tezahürüdür.
Önceden hafif sarsıntılarla haber verdi ve sonra yıktı bir boydan diğer boya.
Bu felaketi yaşayanlar doğanın acımasız gazabını öğrendi.
Hissedenler ise bazı önlemler aldı.
‘Alınan bu önlemler yeterli oldu mu?’ diye bir soru sorarlarsa, cevabımız kesin bir ‘Hayır’ olacak.
Çünkü doğanın dost olduğunu biliyoruz aynı zamanda acımasız olduğunu da yaşadıklarımızdan, gördüklerimizden ve öğrendiklerimizden.
Yıllardır Batman’da acilen yapılması gereken ‘Kentsel Dönüşümü’ yazıyoruz.
Şanlıurfa merkezli deprem; ‘Kentsel Dönüşüm’ yapılması gereken mahallelerde yaşayanları büyük bir tedirginliğe ve korkuya sevk etti.
Güvenlikli toplama yerleri yerine herkes bir yerlere savruldu.
Böyle olmamalı.
ÇARESİZLİK YAŞIYORUZ
Önceki gün hemen hemen bölgenin tüm illeri gibi Batman da Şanlıurfa-Karaköprü merkezli 5.4 şiddetindeki depremle sarsıldı.
Depremi hisseden birçok vatandaş, uzun süre sokağı terk etmedi.
Saatler, 10.40’ı gösteriyordu.
Herkes yeni bir güne başlamanın telaşındaydı.
Fakat 5.4 şiddetindeki deprem bir anda Batmanlıları sokağa döktü.
Deprem uzmanları her zaman uyarıyor.
Bingöl-Karlıova fay hattı; Batman’ın Kozluk ilçesine yakın bir mesafeyi kapsayacağı söyleniyor.
Tabii ki “Bir gün bu fay hattı kırılırsa ne olacak” diyenler de yok değil.
Batman'ın Kozluk ilçesine yakın Bingöl-Karlıova'daki fay; şehrimizi ve çevre yerleşim birimini tehdit ediyor.
Kötü olan; bizler, bu şehirde yaşayanlar hızla yaklaşan depremleri umursamıyoruz.
Batman’ın büyük ilçesi Kozluk’ta bile çok bloklu yapıları görünce kendi kendimize soruyoruz.
Şayet Karlıova fay hattı kırılırsa; bu çok bloklu yapılar ne olacak?
Bu nedenle kentleri deprem dirençli hale getirmek için daha çok çaba göstermek zorundayız.
Batman, Kahramanmaraş depreminin ardından zemin artı 5 katlı yapılarla gündeme gelmişti.
Artık olası depremler için hepimizin üzerine düşen sorumluluk var.
Bilim adamları; bu bölgede bekleyen tehlikeyle ilgili her gün uyarılar yapıyor.
Karlıova fay hattının; özellikle yakın yerleşim bölgelerine hasar vereceği söyleniyor.
Ama nedense biz şehrimizi doğal afetler ile depremlere karşı dirençli hale getiremiyoruz.

“DEPREME HAZIRLIKLI OLMALIYIZ…”
Kim ne derse desin, sadece Batman'ı değil, bu coğrafyanın ve bu şehrin birinci sorunu depremdir.
Biz şehrimizi depreme hazır olmadan yapılan işlerin hepsi gelip geçici şeylerdir diyoruz.
Bizler yaşadığımız şehirleri depreme dirençli hale getirerek; gelecek nesillere karşı sorumluluğumuzu yerine getirmek zorundayız.
Bakın ‘Kentsel dönüşümün’ bu şehrin iki eski mahallesi için artık kaçınılmaz olduğunu söylüyoruz.
Önceki gün depremi hisseden Batman'ın göbeğindeki Şirinevler ve Cumhuriyet mahallelerindeki semt sakinleri, bir hayli tedirgin.
60-70 Yıllık evlerde oturanlar yakınıyor.
İsimlerini açıklamak istemeyen bazı semt sakinleri anlatıyor:
“İnanın depremin her sarsıntısında bazı evler beşik gibi sallandı. Bazı evler yıkılacak diye korktuk. 3 Yıldır değerleme çalışmasının yapıldığı bu iki mahallede; artık yerinde kentsel dönüşümün bir an önce yapılmasını istiyoruz. Çünkü evlerimizin hiçbiri deprem için dayanıklı değil. Her sarsıntı olduğunda 60-70 yıllık eski evlerden çıkmak zorunda kalıyoruz.”
Şirinevler ve Cumhuriyet mahalle sakinlerine hak vermemek elde değil.
Deprem sarsıntısının ardından Batman'da artık çok bloklu yapılarda oturmak istemeyen birkaç vatandaşın söylemini de hatırlatalım:
“Deprem hepimizin korkusu. Çok bloklu konutlarda zorunlu olmadıkça oturmak istemiyoruz.”
Yukarıda da değindiğimiz gibi Şirinevler Mahalle Muhtarı Zeki Yasak’ın da anlamlı mesajından bir kesit: “Bizler yaşadığımız bu şehri depreme dirençli hale getirmeliyiz. Gelecek nesillere karşı sorumluluğumuzu yerine getirmek zorundayız. Şehirlerimizin birinci sorunu da depreme karşı bir dizi önlemi erkenden almaktır.”
ÖNLEMİN ALINDIĞI TARİH GEÇ DEĞİLDİR
Bilimin ve güvenlik önlemlerin en incelikle yapılabildiği bir çağda yaşıyoruz.
Rastgele kaçışların olmaması gerektiğini belirtmek isteriz.
Allah korusun, Batman’a yakın merkez yerlere hareketlenmesinin olması sonucunda şehrimizde tasavvur etmek bile istemiyoruz.
Önlemin alındığı tarih, hiçbir zaman geç değildir.
Önceden alınan bir önlem birçok faciayı ve birçok canı kurtaracaktır.
Doğa şaka yapmaz, tehdit etmez ve haber vermez.
Rahatsız olduğunda çıkar gelir, yıkar ve geçer.
Yapmamız gereken hep birlikte elbirliğiyle yardımlaşarak önlemler almak ve bu doğal yıkımın acısını en aza indirgemektir.
Doğa şaka yapmaz, tehdit etmez ve haber vermez. Öngörülmez olan gelişi, görülebilir önlemler almak bir insanlık görevidir.
Ve bu görevden asla kaçınılmaması gerektiğini bir kez daha hatırlatalım.
Sağlıkla kalın, Batman Çağdaş’la kalın.
Next